Abdullah OlmakMuhammed Emin Yıldırım
Abdullah olmak;
Öncelikle Allah’a kul olmak demektir.
Allah Resûlü ﷺ bir gün buyurdu ki: "Size en hayırlılarınızın kim olduğunu haber vereyim mi?" Sahâbe büyük bir dikkatle: "Evet, ey Allah’ın Resûlü ﷺ!" dedi. Efendimiz ﷺ de: "Sizin en hayırlınız, görüldüğü zaman Aziz ve Celil olan Allah’ı hatırlatanınızdır." buyurdu.
إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ
Yalnız Sana kulluk eder ve yalnız Sen'den yardım dileriz. (Fatiha suresi 5. ayet)
Sahi günlerce defaatle namazlarımızda, başka yerlerde okuduğumuz bu âyet hayatlarımızla, amellerimizle doğrulanıyor mu?
Abdullah olmak en büyük ödül ve nimettir. Abdullah olmak Allah’ın bir projesidir. Allah insanı bunun için yaratmıştır ama Abdullah olmak deyince insanımızın aklına her şey geliyor da Allah’a kul olmak gelmiyor.
"Ben insanları ve cinleri yalnız bana ibadet etsinler diye yarattım." [Zâriyat, 51/56]
Ne kadar acı bir şey bu değil mi? Asıl varlık gayemiz bu iken, biz Allah’a kul olmayı unutmuşuz. Allah demeyi unutmuşuz. Allah bize her gün 24 saat diye bir nimet veriyor. 24 saat 1440 dakikadır.
1440 dakika içerisinde kaç kez Allah demişiz; kaç kez para, pul, kadın, erkek, evlat, mal, mülk, şan, şöhret demişiz? Eğer bir sâhabî gibi yüreğin en derinliklerinden Allah diyebilseydik hayatımızda nelerin değişeceğini görebilirdik.
Muhammed Emin hocamız, isimleri gibi yaşamlarıyla da "Abdullah" olmayı başarmış sekiz tane sahâbî efendilerimizin örnekliğinde tevhidi, ahlâkı, ibadeti, ilmi, teslimiyeti, mücadeleyi, şehâdeti, ve cömertliği öyle güzel anlatmış ki okurken mest oldum.