Puan vermedi·301 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Mart 2021 13:37 "Zor, çok zor bir gün... Ama Allah verdiği her zorluğu misillerce fazla kolaylıkla takip edecektir. Öyleyse kumbara gibi biriktiriyorum, dayanmalıyım... Sarf edenler! İflas edeceksiniz! Biriktirenler! Kazanacaksınız!"
Eser, Necip Fazıl'ın 1943 senesinden itibaren cezaevi günlerini ve onun iç dünyası üzerindeki müthiş tesirini anlatan bir ıstırap ve gözyaşı günlüğüdür.
Cinnet Mustatili... "Hamamla kantin arasındaki sed yolun, bahçesini meydana, gülünç fıskiyeye ve müdüriyete karşı çizdiği ince uzun şerittir; tam 71 adımdır ve yegane uzlet berzahıdır. Berzahın sonu azap yolu..."
Zaman, cinnet mustatilinin en yakıcı davası... Bir yandan mücerred(soyut) zamanın ne demek olduğunu düşünmek, bir yandan da onun müşahhas(somut) kullanılış sekillerini aramak... Cinnet mustatili, zamanın, bütün müşahhas şekillerden sıyrılıp, çırılçıplak, insanın ensesine bindiği ve beynini emdiği yer...
-Simdi ne yapacağım? İşte hapishanede asıl sual!
Uykusuzluk içinde uykusuzluk ne demektir, bilir misiniz?-bilmiyorsanız Allah bildirmesin-
Cinnet mustatili, insan yiyen yatakta uyku... Cinnet mustatili, "bu gözyaşını şu Toptaşı kasvet ocağının süngere dönmüş duvarlarına verseydim, içemezdi, yutamazdı, alamazdı..." dediği ayrılık acısı... Cinnet mustatili, ayrılık... Cinnet mustatili, elinden her şeyinin alınması... Cinnet mustatili, hasret..."Kavuşmak mı, belki... daha ölmedim", "Buradan insan mı çıkar, tabut mu?" diyeceği Zindandan Mehmed'e Mektup şiirinin yazıldığı yer cinnet mustatili...
Bulutlar dolusu ağlanan yılların ardından 62 başından beri gözlerinin kuruduğunu, duyguda bir kütükten farksız olduğunu belirtecek yazar... Gözyaşı üzerine anlattıkları ile siz de belki benim gibi dönüp "gözyaşı ve dua nimetini bize verene ve üzerimizden çekmemiş olana hamd olsun..." diyeceksiniz.
Betimlemeleri ile zihninizde o hapishaneyi yaratıp, onunla birlikte ruh alemine dalıyorsunuz. Okurken sizi hafakanlar basabilir; ama biliyoruz ki bizim zihnimizde kurmaktan çekindiklerimiz, tahammül edemediklerimiz, birilerinin gerçeği, çilesi... Gördüğümüz infaz hukuku ve adalet psikolojisi derslerinde öğrenilenin yanısıra hükümlü psikolojisi, cezaevilileşme ve cezaevi alt kültürünü daha iyi anlayabilmek üzere hukukçuların ve hukuk öğrencilerinin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Kitabın sonunda ise Adnan Menderes'in idam edilişini cezaevinde, Yassıada'ya gönderilen iki gardiyandan dinlediklerinin şahitliğiyle detaylıca anlatmıştır; buz gibi oluyorsunuz...
Göklerin varlığını unutturmamak için, bir hatıra yahut tedavi niyetine açılmış belki bir çocuk cıvıltısı umuduyla koşulan pencereler yerine; göğü daima üzerimizde hissedip hep özgürce bakabilelim...büyük bir nimet içindeyiz... İyi okumalar