556 syf.
·36 günde·Beğendi·10/10
Emil Zola Paris’te 2 nisan 1840 da doğdu. Tanınmış bir mühendis olan babasının erken vefatından sonra maddi yoksulluğu tatmış oldu. Yaptığı hatalar ve hayal kırıklıkları onu yinede yıldırmadı aksine onların sayesinde daha azimle çalışmaya başladı. Orta öğretimi bitirdikten sonra yüksek öğretime geçiş yapamadı ve bir süreliğine katip olarak depolarda çalıştı. Paris’in kenar mahallelerinde yaşarken ‘’sık sık restoranlara değil tefecilere uğrardı‘’ demişti Gi de Mopassan. 1862 de Paris’deki büyük yayın evine girmeyi başardı. Ofisteki işi ne kadar ufak olsa da edebiyata çok daha yakın olduğu için artık rahat rahat hayallerini gerçeğe dönüştürmeye başladı. 1864 de ilk öykü kitabı yayınlandı.

Yazar 28 yaşında iken ,"Les Rougon-Macquart" isimli büyük çaplı sosyal bir proje yazmaya başladığında 53 yaşında iken bitirmişti. Bu dizi romanların türü roman-fleuve fr.(roman – ırmak),tarihsel olayların üzerinde bir ailenin ve ya karakterin evrimi resmediliyor. Balzak‘’İnsanlık Komedisi’’,E.Zole "Les Rougon-Macquart" ve M.Proust ‘’Kayıp Zamanların İzinde’’ roman-fleuve en bilinen mümessillerindendir.

Fransa edebiyatının naturalizminin en görkemlisi "Les Rougon-Macquart" 20 romandan oluşuyor. Romanların başkahramanlarının çoğu ilk romanda resmedilmişti, sonrasında net kronolojik dizisi yoktur. E.Zola’nın kendisinin tavsiye ettiği roman sıralamasını son kitapta ‘’Doktor Paskal’’ vermişti, fakat onu okur takip etmek zorunda kalmıyor çünkü her roman diğerlerinden bağımsız gelişiyor.

(Yazar "Les Rougon-Macquart"’ın üzerinde çalıştığı ilk senelerin ciddi maddi yokluluğu ile karşı kaşıya idi. Beklenmeyen yardım Rusya’dan geldi. 1872 de E. Zola İ.S. Turgenyev ile tanışıyor, kendisine finansal açısında yardımda bulunmak ve Rus halkını Fransız yetenekli yazarla tanıştırmak amacı ile Rus yayımcılar - Zola arasındaki aracılığını üsleniyor.)

"Les Rougon-Macquart" de Germinal yayın süresine bakarak 13.sırasında yer alıyor. Yazar 1884 de olan Annezay grevini canlandırmıştı, Grev sırasında bizzat kendisini o kargaşanın içerisine atmış ki tüm olayların gerçekliğini doğru yakalayıp ve sonra aktarabilmek için. Germinal; kapitalizm toplumunun yeniden düzenlenmesini kaçınılmaz devrimin sagası. Romanın sanatsal değeri yeni, mutlu bir hayat mümkün olabileceğinin başlangıcının yanı sıra yazarın işçı tabakasının hayatını tam detaylı anlatımı ile bilnmektedir. "Germinal" sayfalarında birçok madenci ailelerinin kaderini, sosyo zülmün altında ezilerek kötürümlüğünü görüyoruz.

Ağır iş ( yer altında kömür ocaklarındaki sıcaklık derecesi, yüksek nem oranı, kömür tozu vb.) ve hayat şartlarını (tek odada Maheu ailesinin çocukların uyuması, herkesin gözünün önünde doğal ihtiyaçların giderilmesi vs. ) sonsuz hayvansı cinsellik, utanmazlığın ve genel umutsuzluğun son noktası ; bakkal sahibinin öldükten sonra sopaya geçirilmiş erkeklik organına kadınların öfke boşalması ile son bulması… Korkunç sahnelerden bir tanesi idi…

E.Zola sırası ile çalışanların dayanışmanın gücünün resmediyor; bitmek bilmeyen işler saatler toplantılar, grev ve Souvarine’in düzenlediği suikasttan sonraki bütün köy halkının yer altında kalan çalışanları kurtarma işlerini seferberliği . Hayatın realite detaylarını sayfalarca sıralanabilir, onların kitabın her yaprakta mevcutluğu romanın detaylı ve doğal tabloyu gözümüz önüne getirerek bize hiç süslenmediğinin gerçekliğini sunuyor.Kahramanlarının samimi ve dehşet verici yaşam ve ölümleri devrimci öfkenin aç ve susuz halkın objektif gerekçesidir .

Romanın neredeyse her sahnesi sembolize edilmiştir; kömür kuyu – her gün porsiyon porsiyon insan eti yutan doyumsuz canavar, bakkalın hezimeti ve sonraki öfkeden çığırında çıkmış halkın, kadınların alay edercesine cesede davranışları – kör bir ayaklanmanın sembolüdür, halkın kurşuna diziliş sahnesi ve kömür ocaklarının canlı batışı da suç dünyasının gelecekte sonunu simgeler... Sosyo sembole ederek kendisini sınırlandırmıyor yazar çünkü toplumun hayatın arkasında her zaman sonsuz hayatı ve ondan da geleceğe inancı vardır. Hayat, aşk, ölüm, yenileme Zola mantığına göre doğanın kanunu canlandırıyor, kitabın başlığı sembolize ederek eseri baştan sonuna kadar bir bütün olarak okurlara sunuyor. Germinal, Latince'de tohum, tomurcuk, filiz anlamına gelen germen sözcüğünden türemiş Fransızca bir sözcüktür, Fransız Cumhuriyetçi takviminin 7. ayı anlamına gelir.

Etienne Lantier, hikayenin ana kahramanı, kitlelerin gerçek bir lideri değil onların ellerinde bir alet oldu sadece. Güdülerinin samimiyetine rağmen, Etienne kibirlidir, zaman zaman onun burjuva dejenerasyonu dile getiriliyor. Ve tabii ki aşk; Catherine -Etienne’i seviyor- kapitalist sömürü kurbanı. Saf ve temiz içsel dünyasını nefsine mücadele ederek, aşkının bakire ve temiz haliyle tutabilmek için sonuna kadar direniyor.

Bir sanatçı olarak, o sadece kendi zamanı için yenilikçi bir edebi benzetme yaratmadı, gelecekteki sinema sanatını tahmin etmişti; montaj prensİpleri, büyük ve küçük plan çekimlerini, parçaların sembole edişi, yavaşlama ve hızlanma vs. Film yapımcıların Zola kitaplarını akıllarını çok kurcalamışlardı, ‘’ Therese Raquin’’ birkaç kez sinemaya uyarlanmıştı.

Paris 29 eylül 1902 de E.Zola karbonmonoksit zehirlenmesinden vefat etmiş. Cinayetin olabileceğinden düşünülmüştü fakat yeterli kanıtlar bulunamadı.