·88 syf.····Okunma: 23 Mart 2021 03:49 Manguel’in Dönüş adlı kısa romanı, gerçeklikle hayal arasında gidip gelen, ancak bence, çoğu kez hayal dünyasında dolaşan mini bir kitap. Okuması da dili nedeniyle oldukça kolay. Basitçe, kitap, yıllar önce terkedilen bir yere geri dönüş romanı. Kitaptaki kahramanın, “sürgüne gönderildiğini, sürgün sözcüğünde örtük olarak geri dönüş düşüncesi bulunduğunu, ancak geri dönüş olasılığının hiç bulunmadığını, dönüşün bir tekrar anlamına geldiğini, zamanın da tekrara hiçbir zaman izin vermediğini (s. 42)” ifade ettiği kısım benim için hayal gücüne dayalı bu kitapta en ilginç kısımdı aslında. Bu, yazarın, okuyucunun hayal gücüne bıraktığı olay örgüsüyle ilgili, bana aslında tek bir olasılığın olduğunu düşündürdü; yazarın eskiden yaşadığı şehre hiçbir zaman dönmediği veya dönemediği. Böyle durumlarda her zaman ardımızda kalanları hatırlarız; eski sevgili, en yakın arkadaşımızla buluşulan kafe, oradaki minik anılar, sık gidilen kitapçı, hatta öğretmenimiz. E. de Bono’nun da dediği gibi, “Bir anı, bir şey olduğunda, ancak tamamiyle sona ermediğinde geriye kalandır.” Öyle ki, burada da kitabın kahramanının terkettiği yer sürekli aklında anı olarak kaldı, ama geri dönüşün mümkün olmadığı bir durumda ancak hayali bir dönüşe razı oldu. Uyku öncesi bir solukta okunacak ilginç bir kitap.