·465 syf.····Okunma: 23 Mart 2021 22:45 "Savaşların ve bir yiğidin şarkısını söylüyorum"
Bu dizeyle başlıyor yazılmış en muhteşem destanlardan biri olan Aeneis. Homeros'un İlyada ve Odyseia destanları ile birlikte üçleme olarak mitolojinin ve Yunan /Roma tarihinin temellerini oluşturur.
Truva'nın hikayesini bilmeyenimiz yoktur. Truva kralı Priamus'un oğlu Paris'in komşu krallık Achaların prensesi Helen'i kaçırmasıyla başlar her şey. Olaylar öyle bir noktaya gelir ki iki krallık arasındaki savaş diğer müteffik ülkelerin de katılmasıyla bir antik çağ dünya savaşına dönüşür. İlyada'da ayrıntılarıyla anlatılır bu olaylar. Odyseia'da ise savaş sonrası evine dönmeye çalışan Odysseus'un başından geçenler anlatılır.
Şimdi gelelim Aeneis'e. Truva kralı Priamus'un damadı ve Tanrıça Venüs'ün oğlu olan Aeneas, Truva savaşından sağ kurtulanlarla birlikte Tanrıların kendilerine vadettikleri topraklara doğru bir yolculuğa çıkar. Bu topraklar Hesperia ya da bildiğimiz ismiyle İtalya'dır. Bu yolculukta Kartaca'yı kuran kraliçe Dido ile tanışacak, Amazon savaşçı kadınları ile karşılaşacak, Aeneas ile birlikte ruhlar âlemine yolculuk edip cehennemin kapısından döneceksiniz. Ve bol miktarda ölüm ve kan göreceksiniz maalesef.
Roma'nın temellerinin atılmasını anlatan ve bu temelleri Yunan kültüne bağlayan bir destandır Aeneis.
Aeneis birçok yönüyle İlyada Odyseia ile benzerlik gösterirken bazı hususlarda da farklılık gösterir.
Benzerlikleri:
Aeneas'ın yolculuğunu ve bu yolculukta yaşadığı maceraları anlatan ilk altı bölüm Odyseia destanını andırırken; şehri ele geçirmek için yapılan savaşların anlatıldığı son altı bölüm de İlyada destanını andırmaktadır. Ayrıca kitabın en kahraman iki savaşçısı olan Aeneas ve Turnus arasındaki bire bir dövüş de akıllara Achillus-Hector müsabakasını getirmektedir. Bu karakterler arasındaki başka benzerlikleri de okurken fark edeceksiniz.
Farklılıkları:
İlyada ve Odyseia destanlarında sürekli karşımıza çıkan Yunan tanrıları Aeneis'te aynı sıfatlara sahip ancak isimleri değişerek Roma tanrılarına evrilmiştir. Bu yüzden sadece Yunan mitolojisini bilmek yetmeyecek, onalra denk gelen Roma mitolojisindeki karşılıkları da bilmek gerekiyor. Zeus Jüpiter'e dönüşürken Hera İuna'ya, Poseidon Neptunus'e, Aphrodith Venüs'e vb.. dönüşür. Ayrıca İlyada ve Odyseia destanlarında karşılaşmadığımız Frigyalıların bereket tanrıçası Kibele Aeneis'te karşımıza çıkar. Aeneas'ın Frigya prensi olduğu da belirtelim. İlk başta kim kimdi diye oturtmakta zorlanabilirsiniz. Bu konuda ve tanımadığınız ya da bilmediğiniz diğer kavramlar için kitabın sonuna küçük bir sözlük eklenmiş. Kullanabilirsiniz.
Bu kitabı kimler/ ne zaman okumalı?
Bu kitabı tarih, mitoloji ve efsaneleri seven okurlara tavsiye ederim. Ancak okumaya başlamadan önce en az giriş seviyesinde mitoloji bilgisine sahip olmalı, ve kronolojik sırayı da göz önünde bulundurarak İlyada- Odyseia- Aeneis sıralamasına göre okursa taşlar çok daha güzel yerine oturacaktır.
Son bir uyarı: Eser şiir formatında yazılmış olsa da siz okurken düz metin okur gibi okursanız daha anlaşılır bir okuma yapmış olursunuz. Şunu da belirtmeliyim ki karakterin adı Aeneas iken destanın adı Aeneis. Bir yazım yanlışı yok yani. Bilginiz olsun.
Tüm mitoloji severleri bu muhteşem şölene davet ediyorum.