Ne demişti bir sözünde kurucumuz, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk :"Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz. Görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din kisvesi altındaki küfür ve melânetten gelmiştir." "Truva atı", Aka'ların din kisvesi giymiş hilesi. Düşmana karşı yıllarca cesurca direnen, geçit vermeyen Truva, batıl inancın yürüttüğü bir atla düşer. Ursula K. L GUİN 'in Lavınıa adlı eserinden yola çıkarak geldim Aeneis destanını okumaya. Aeneis Truva düşerken yanına oğlunu, sırtına hasta babasını sen arkadan gel diyerek de ardına karısını alarak diğer sağ kalabilenlerle Truva' dan kaçar. Ardında bıraktığı karısı o kargaşa da kaybolur. İnanılan kehanete göre Aeneis İtalya 'ya giderek o toprakların kralının kızı olan Lavınıa ile evlenecek ve Roma imparatorluğunun temelini atacaktır. Belki de kehanete uygun olmadığı için karısını ardında bırakmıştır. Şiddetli fırtınalar, dalgalar arasında, tehlikelerin içinde gemiyle yol alırlar. Kehanetin vaat ettiği ülkeye doğru, bir anka gibi yeniden doğmak, yeniden başlamak için. Zorluklarla dolu deniz yolculuğu onları Kartaca 'ya sığınmak zorunda bırakır. Kartaca' nın akıllı ve güzel dul kraliçesi Dido onları anlayışla kabul eder, geri çevirmez ülkesinden. Fakat bir süre sonra kıskanç Afrodit Dido'yu çekememezliğinden aşk büyüsü yaparak Dido 'nun oğluna tutkuyla bağlanmasını sağlar. Aeneis' de Dido 'ya kayıtsız kalamaz ve tutkulu bir aşkla bağlanırlar birbirlerine. Halkı ise Dido' yu yabancı ve sığınmacı, kendilerinden olmayan biriyle birlikte olduğu için kınamaya başlar. Dido bunları umursamaz, halkını duymazdan gelir. Fakat Tanrılar Aeneis 'i rahat bırakmaz. Kartaca' dan bir an evvel çıkıp kehaneti gerçekleştirmesini isterler. Aeneis Dido 'dan ayrılmayı göze almasa da Tanrılara karsı çıkamaz, Tanrıların