Eserde I. Dünya Savaşı döneminde askere gidecek olan insanların yaşadıkları umutsuzlukları, buhranları ve ruhsal çıkmazların anlatıldığını görüyoruz.
Ayrıca Zweig'in humanist yaklaşımını kitabın ilk sayfalarında tespit edebiliyorsunuz.
Kitapta geçen şu sözler gerçekten çarpıcı:
"...İnsan bir halkın üyesi olabilir, fakat halk çıldırdığında kendisinin de çıldırması gerekmez. Sen onlar için bir rakamdan, bir sayıdan ibaretsin, bir alet, anlamsızca vicdansızca ölüme gönderilen bir askersin yalnızca, oysa benim için kanlı canlı bir insansın, bu nedenle gitmene izin vermeyeceğim. Onlar istedi diye senden vazgeçmeyeceğim..." Stefan ZweigEmre NarlıMecburiyet