Stefan Zweig'in ilk okuduğum kitabı bu oldu. Kitabı okurken kafamda oluşan tek soru şu oldu; tüm kitapları bu şekilde mi? Yeşilçam senaryosu tadında hep ağlayan acı çeken bir Hülya Koçyiğit varmış gibi hissettim. Çocukça bir hayranlığın aşırılığa kaçan bir aşk hikayesi. Kadın platonik seviyor ve onunla birlikte oluyor,ondan çocuğu oluyor ama asla onu haberdar etmiyor. Kendine acı çektirmeyi seçmiş,madem seviyordu başka kişilerle sevgili olmamalıydı. Bilmiyorum belki bana karşı çıkacaklar olacaktır. Belki de bu kitabın çok sevenleri vardır ama ben zerre beğenmedim. Aşk bu değil, böyle olmamalı. Stefan Zweig bu kitabı nasıl okuduğumu duysaydı muhtemelen bir süre yazma isteğini kaybederdi. Alay etmek istemezdim ama bitirmiş olmak için okudum :))