Puan vermedi·76 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Nisan 2021 14:22 Hepimizin hayatında tesadüfen tanıştığı yazarlar, şairler, kitaplar vardır. Şükrü Erbaş da benim tesadüfen tanıştığım şairlerden bir tanesiydi :) iyi ki de tanışmışım kendisiyle..
Şükrü Erbaş, 7 Eylül 1953 tarihinde Yozgat'ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamlayan Erbaş, yüksek öğrenimini Ankara'da Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Ensitüsü'nde tamamladı. İlk şiirini varlık dergisinde yayımladı. Bir çok kitabı ödüllere değer görülen şairin dizeleri çoğumuzun (başta benim olmak üzere :)) kalbinde taht kurdu.
Şairin okuduğum dokuzuncu kitabı olan Pervane, diğer kitaplarında olduğu gibi dizeleri ve paragrafları beni etkisi altına aldı. Kitabı nasıl översem öveyim eksik kalacağını bildiğimden hoşuma giden yerleri sizlerle paylaşarak incelememi bitirmek istiyorum..
Hatıranın yaraları, dedi
Hayal gücünün yaraları, dedim.
Kalbimizde dünyanın bütün karıncaları
Tenimizde pul pul gülümseyen bir sarı zaman
Ağlamadan konuştuk ilk kez..
Kendini sevmeden kimseyi sevemezmiş insan..
Öyle düşündüm ki seni, yitirdin gerçekliğini..
Ey gövdesini aklının çarmıhında unutanlar,
Yalnızlık bizden yayılıyor dünyaya..
İnsan yoruluyor sevgilim..
Yaralı bir zamanla kendini sevmekten.
Ölüm..
Zamanın şah gülü
Senin soluğun mudur hazların kırmızı ucundan
Yaşamak diye dünyaya saldığımız çığlık?
Sonra bir gün hiçbir sözün kalbinizi karşılamadığını görürsünüz..
“Tutuştu can evim, küllerim sendin..”
Kitapla kalın, keyifli okumalar..