"Kötü yazarın yasak bölgesi. Neydi o kaldırıp attığım dün ki kitap!Adam sabah kalkıyor, yüzünü yıkıyor, parkta oturuyor, yemek yiyor, sevgilisiyle dolaşıyor, gecenin bir vakti evine gelip yatıyor. Hiç mi çişi gelmedi? İnanılacak şey değil. Parktayken sıkışmış, gövdesi kalın bir ağaca yanaşmış, kimse gelmiyor mu diye yanına yöresine bakındıktan sonra ağacın dibine işemiştir." Aylak Adam
Yusuf Atılgan Aylak Adam romanında bu durumla dalga geçiyor. Kötü yazarların bu detaydan bahsetmediğini söylüyor. Ki bence haklı. Yapay roman karakterlerini okumak çok sıkıcı.
Patrick Suskind ise "Sanat, insanın bu en önemli, kimi zaman en acil, hatta hayati önem taşıyan eylemlerinden birini konu edinmemiş; bunun yerine aşk arzusunu ve acısını, aşkın bütün ön aşamalarını ve farklı bi çimlerini -o zamanlar tamamıyla feragat edilebileceğini düşündüğüm-olağanüstü bir ayrıntı ve çeşitlemeyle mütemadiyen ele almıştır." devam ediyor bu sözün üzerine
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.