Daha fazlası ve niceleri için instagram @sinifcibirokur sayfamızı ziyaret etmeyi unutmayın
instagram.com/sinifcibirokur
Ya tüm yaşamımızdaki hareketlerimiz bir mekanizma aracılığıyla yönetiliyorsa? Bizim bilinçli olarak yaptığımız davranışlar aslında büyük oranda 0-6 yaş aralığındaki yaşantılarımızdan kaynaklanıyorsa… Biraz düşününce insana çok korkunç gelebiliyor, “bir mekanizma beni nasıl yönetebilir ki bu mümkün mü, ben aldığım kararları veya attığım adımları bilinçli yapıyorum” gibi düşüncelere sahip olabilirsiniz. O zaman bir düşünelim. 2 yaşında annenize yardım etmek istediğinizde nasıl bir tepkiyle karşılaştığınızı hatırlıyor musunuz? Veya 4 yaşında babanıza sürekli merak ettiğiniz soruları sorarken neler yaşadığınızı? Tahminimce birçoğumuz bu soruları cevaplandırmada güçlük çekiyordur. Peki ya bu yaşantılarımız nerede toplanıyor? İşte tam olarak doğru yerdeyiz. Sigmund Freud’un psikanalitik kuramı bu dönemi #bilinçdışı olarak tanımlıyor.
#mutluluğunmimarı Stefan Zweig’ın genellikle roman türündeki eserlerini sıklıkla duyarız ama bu tarz psikoloji dalında kitabı olduğunu hiç duymamıştım. Bu kitapta hem uzun zamandır özlediğim #stefanzweig kalemine kavuştum hem de yakın zamanda ilgi duyduğum #sigmundfreud psikanalizinin doğuşuna daha derinden tanık olabilme imkanı yakaladım. Zweig’ın görüşleriyle psikanalizin doğuş hikayesinden başlayarak bilinçdışı, rüya yorumları, psikanaliz tekniği gibi alt başlıklarıyla ilgilisine çok akıcı gelebilecek ve meraklısına da kolay adapte olabileceği bir eser.
Duygular bastırılabildiğine göre, onları bastıran kim oluyor? En önemlisi bastırıldıklarında nereye itiliyorlar? Bilinçdışı, çocukluk zamanlarımızda unuttuğumuzu sandığımız duygu ve düşünceleri barındırıyor. Bu duygu durumları da farkında olmadığımız bir zaman diliminde uyarılarak aç bir halde bilincimize saldırıyor. Bilinçaltının buradaki tek amacı, içerisinde bulunduğu enerjiyi dışarıya atıp rahatlayabilmektir. “Madem varım, hareket halinde olmalıyım.”
Mesela bir insanın duygusal dünyasını merak ediyorsunuz. Bunu tespit etmek çok kolay! Arkadaşınızı kahve içmeye çağırıyorsunuz ve kahvenin sonunda falınıza bakmasını rica ediyorsunuz. Bu sırada arkadaşınızın cümlelerine çok dikkat edin, çünkü muhtemelen kurduğu cümleler kendi bilinçaltı dünyasını yansıtacaktır.