Serenad
10/10
·484 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2021 20:54
Duygularımı anlatacak sözcükleri bulmakta zorlanıyorum hala. Etkisinden çıkamadım. Hatta bitirdiğimden beri yeni bir kitaba da başlayamadım. Tarihteki bir lekeyi nefes kesici bir kurguyla bütünleştirmiş Livaneli. Eli kirli iktidarların üstünü kapattıklarına ışık tutmuş. Politika uğruna insanlığın feda edilişine isyan etmiş. Bunu da öyle bir güzel dille, öyle akıcı bir şekilde yapmış ki... Değinmediği toplumsal problem kalmamış. Tüm geçmiş acıların üstüne günümüzde çektiğimiz acıları da eklemiş. Bu ülkede kadın olmanın zorluklarını bir erkek olarak anlamış, empati yapmış. Bir kadının dilinden hikayesini öyle güzel anlatmış ki, bence bir yazar olarak da kendini kanıtlamış. En sevdiğim kitaplar arasına girdi bu kitap. Beni en çok etkileyen, hatta en çok ağlatan kitap oldu. Kitabı bitirdiğimde kısa bir araştırma yaptım. Tarihsel içerik konusunda ne kadar tutarlı olduğunu görmek de ayrıca hayranlık duymamı sağladı. İnsanlığa olan inancım da ne yazık ki zarar gördü bu araştırmanın sonucunda. İçeriğinin tarihsel boyutunu önceden biliyor olabilirsiniz, ben bilmiyordum. Bilmeyenlerin öğrenmesi bilenlerin hatırlaması için mutlaka okuması gerekli.  Kelime sınırını aştığımdan  konusunu yorumlara bırakıyorum. Umarım okur ve beğenirsiniz. Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi’nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran’ın (36) ABD’den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner’i (87) karşılamasıyla başlar. 1930’lu yıllarda İstanbul Üniversitesi’nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile’ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir.  Serenad Zülfü Livaneli
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2015164bin okunma
·
28 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.