Ekmeği aldım, bereketli olması için duamı yaptım ve ilk lokmayı ağzıma götürdüm. İşte o zaman pek bildiğim bir koku geldi burnuma. Çiftçilerin, tarım araçlarını kullananların ellerinin kokusuydu bu. Bu ekmek petrol kokuyor, demir kokuyor, saman kokuyor, olgun başak kokuyordu. Evet, eskiden olduğu gibiydi her şey. Lokmamı yutarken gözyaşlarımı tutamadım: "Ekmek ölümsüzdür, iş de ölümsüzdür!" dedim içimden.
Sayfa 132 - Ötüken Neşriyat, 39. Basım·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
·1 alıntı·
16 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.