Buram buram büyülü öykü kokan kitap...
İçinize dokunup düşündürecek öykülerin canlanıp sizi sarmalayacağı kitap...
Sekiz öykü ile somut ve soyut kavramların iç içe geçtiği kitap...
Her sayfa da kendinizi ya kahramanın ya da yazarın edebi cümlelerinin arasında kaybolmuş olarak bulacaksınız. Bir sonraki sayfayı çevirsem mi yoksa biraz sindirip öyle mi devam etsem karasızlığını yaşayacağınıza emin olabilirsiniz...
İnsan hayatında yaşayabileceği ne varsa hepsinin mümkün olduğunu öykülerin içinde gezinirken bir kez daha keşfedeceksiniz. Bazı öykülerde hangi olay gerçek hangisi hayal anlamak için tuttuğunuz nefesi bırakmak yerine içinizden gelen duyguyu kabul edeceksiniz...
Öykülerin hepsinde büyülü bir yön var. Tabi bu okurların duygularına göre değişiklik gösterebilir. Kimi okura normal hissettiren bir durum kimimize inanılmaz gelebilir. Bu anlamda yazar Hakan Sarıpolat okurun zihnine, kalbine dokunmayı başarmış. Okurken öyküde ki karaktere bürünmek için acele edeceğinize emin olabilirsiniz.
Öykülerin hepsinin sonu okurların hayal gücüne bırakılmış fakat bu okuru rahatsız etmiyor aksine kendi içselliğinize göre şekillendireb iliyorsunuz...
Öykülere gelirsem,
Zincir- Baba ve oğlun kaderlerinin ne kadar benzer olduğunu, kişinin ne yaparsa yapsın kaderinden kaçamayacağına güzel bir örnek olmuş...
Satılık Melek Tüyü- Bir çocuğun hayal dünyasında gezinirken yüzünüze yayılan tebessümün saflığını hissettiriyor. Ayrıca bu öykü Giovanni Scognamillo adına verilen, GİO Öykü Başarı Ödülü’nü kazanmış...
Leyla Kokusu- Ölmüş bir eşin kokusunu saklayan koku ustasının güzel öyküsü. Ben en çok bu öyküyü sevdim...
Kelebekler- Gerçeküstü bir öykü...
Eşini kaybeden bir adamın toprak olmak için uğraşması yüreğimi sızlattı...
Evde Unutulan Bir Çift Göz- Kocası tarafından terk edilen bir kadının kendini keşfetmeye çalıştığı bu öykü
hayal gücünüzü zorlayacak türden...
Atlıkarınca- Mülteci bir çocuğun gözünden rüyalarında yarattığı umut dolu bir dünyanın kapısından içeri gireceksiniz. Hem hüznü hem de umudun öyküsünü okurken kendinizi sorgulayacaksınız...
Cıs- Sobanın üzerine düşen su damlası, köy kahvehanesi de Halil Öğretmenin hazin sonuna ağlıyor gibi...
Değerli sayfa dostum Hakan Sarıpolat 'ı bu güzel eserinden dolayı tebrik ediyor bir sonraki eserini sabırsızlıkla bekliyorum...
CIS. Herkesin kendi iç dünyasından bir duygu bulacağı bu kitabı tüm edebiyat dostlarına tavsiye ederim...