"Lakin tek korkum: Yarın ölebilirim kendimi tanıyamadan."
9/10
·95 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2020 23:54
Tüm samimiyetimle söylüyorum Kör Baykuş okuduğum en zor kitaptı. Cüssesine bakılınca hiç yorucu durmuyor çünkü yaklaşık 80 sayfalık bir kitap. Ama o 80 sayfadaki her cümle tonlarca ağırlığa sahip cümlelerdi. Kitabı bir günde bitirme gibi bir gaflete düşmüştüm. Gaflet diyorum çünkü kitabın son sayfasına geldiğimde hiçbir şey anlamadığımı fark ettim. Ama sonra üzerine düşündükçe bazı şeyler yerine oturmaya başladı. Fakat hala bir şeylerin eksikliğini hissedebiliyorum o yüzden hayatımda bu kitaba birçok kez yer vereceğime eminim. Ne yazar ne de kitap tek seferde anlaşılacak gibi durmuyor. Çünkü yazarın hayatını araştırdığımda kendisinin güzel bir soydan geldiğini ancak hayatının son buluşunun kiralanmış bir evde, intiharla gerçekleştiğini öğrendim. Böyle bir sonu seçecek kadar nasıl düşüncelere kapılmış merak ediyorum. O yüzden de diğer kitaplarını okumayı planlıyorum ama onların da yorucu olacağına eminim. Kör baykuş aslında yazarımızın kendisi gibi geldi bana. Oluşturduğu karakterle kör olan kendisine göz olmuş ve içindekileri farklı biri söylüyormuş gibi aktarmış. Ama bunlar aslında kör baykuşun cümleleri. Aslında her şeyin farkında ama bir yandan da fark ettiğinin farkına varmaktan korkuyor. Ama bu durum anladığım kadarıyla değişmiş çünkü kendini tanıyamadan ölmekten korkarken, ömrünü intiharla sonlandırmış. Demek ki ya kendini tanıdı ya da kendini tanımaktan korktu, buna cesaret edemedi. Veyahut kendini tanıdı ama sevmedi, sevemedi. İstediği kişi olamadı belki de… Bunun hakkında bir sürü senaryo akıllara gelebilir ve ben bunun hakkında konuşmaktan sıkılmam. Çünkü bu, hayattaki benim de en büyük endişelerimden biridir; kendimi keşfetme serüvenim. Henüz hayattaki amacımı, zevklerimi, korkularımı keşfedememişken yolun sonuna gelmek istemem. Bu hayat bir kez yaşanıyor ve ben de bu işi sonuna kadar götürmek istiyorum. Belki inatçılığımdandır bu istediğim ama kötü bir düşünce olduğunu sanmıyorum. Neden kötü olsun ki bir insanın kendini tanımak istemesi? Bir yandan da bu kısmı es geçip, hayatlarının hiçbir kıymeti olmadığını düşünen insanlar var. Onlara hiçbir kızgınlığım yok, onlara böyle hissettirenlere benim öfkem. Kimsenin kimseye böyle hissettirme gibi bir hakkının olduğunu, kimsenin kimseden üstün olduğunu sanmıyorum. Böyle insanlar hayatta hep karşımıza çıkar ve bu konuda elimizden hiçbir şey gelmez, onlarla nasıl başa çıkmamız gerektiğini öğrenmek dışında. İşin zor yanı da bu. Çünkü alıntıladığım ikinci söz gibi her ruhu kemiren yaralar vardır. Bu yaralar üzgün hissettiğimizde, yalnız hissettiğimizde, öfkelendiğimiz gibi durumlarda ortaya çıkar. Bu yaralara neyin merhem olacağını bulmak zor ve uzun bir süreç ama eğer bu yaralara kendimizi teslim edersek, savaşı baştan kaybederiz. Ve bu şeyin son bulmasını beklemek de işkence gibi gelir.
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
··
15 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.