Gönderi
304 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Ahhh yaşlı Goriot! Ne çektin be adam o kızların elinden deyip yakasından tutup silkeleyesim geldi kendine gel diye. Hele kitabın sonlarında(babaları ölüm döşeğinde onlar baloda ne giyeceğim derdine düşmüş) o iki kızı saçlarından tutup kafa kafaya vurasım geldi kitabı okurken. (Evet kendimi fazlaca kaptırmış olabilirim ama elimde değil.) #goriotbaba 1813 yılında işlerini bıraktıktan sonra, Madam Vauguer'in pansiyonuna yerleşmiş ama çok çok kötü bir odada kalan, eski bir erişte, makarna ve nişasta yapımcısı. Kızlarına her şeyi veren, ama kızlarından hiçbir şey göremeyen zavallı bir baba. Ama o yine de kızlarının ona verdiği acıyı bile seviyordu. Bütün evreni iki kızı olmuş, kızları birer ip gibi yön veriyordu ona dünyada. Ahhh ne acı! #honeredebalzac Bu romanında beni bir boşluğun içine attı sonuna varana kadar da acı acı gülümsetti. _ Paranın, sevgiyi pardon insanların gözlerini nasıl kör ettiğini, nasıl vicdanın kaybedildiğini, güç eylemi insanların eline geçince hırslarından hiçbir şeyi göremediklerini. Ki para için sosyete için de olup iyi yerlere gelebilmek için, nasıl yollara baş vurulduğunu da genç Rastignac karakterinde gördüm. _ Her şeyin fazlasının çok çok zarar getireceğini. O yūzden her zaman derim ki hak edene hakkını verecek yapın her şeyi. Ki kızlarına olan aşırı sevgisi ( aptallık derecesinde) nelere mal oldu okurken çok zor oldu kabullenmem. Okuduğum ilk Balzac romanı idi. Çok çok beğendim. Özellikle betimlemelere bayıldım. Ama keşke karakterleri bir cenaze evinde toplaşır gibi yapmasalardı da kitabın başlarında çözümlemede zorlanmasa idim. Aman Tanrım! Dedim umarım kitap böyle devam etmez ki sonra yaşlı Goriot'un hikayesi ile akıp gitti. Hâlâ kitabı okumayan var mı? Okuyun.
Goriot Baba
8.1/10
· 8,1bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
12
Beğeni
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.