Bu tür ünlü deneylerden biri Stroop (1935) testidir. Bu deneyin modern örneğinde insanların önüne bilgisayar ekranında bazı kelimeler düşer ve deneklerden kırmızı bir kelime gördüklerinde sağ, yeşil bir kelime gördüklerinde sol düğmeye basmaları istenir. Denekler bu kolay deneyi hızlı ve hatasız yapmayı çabuk öğrenir. Ama kırmızı yazılmış YEŞİL kelimesi ya da yeşil yazılmış KIRMIZI kelimesi çıkınca şaşkınlık başlar. Bu uygunsuz sinyallere cevap süresi uzar ve hata oranı artar. Bunun temel nedeni şudur: Otomatik Sistem kelimeyi hızlı okurken renk adlandıran sistem renk konusundaki kararını ondan biraz daha yavaş verir. Düşünmeyen Otomatik Sistem kırmızı yazılmış YEŞİL kelimesini görünce hemen sol düğmeye basar ki bu yanlıştır. Bunu kendiniz de deneyebilirsiniz. Renkli kalemler alın ve renklerin adlarını yazın ama renk adlarını o rengin kalemiyle yazmamaya dikkat edin (daha da iyisi bunu bir çocuğa yaptırın). Sonra renk adlarını mümkün olduğunca hızlı okuyun (yani renkleri görmezlikten gelip sadece kelimeleri okuyun), bunun kolay olduğunu göreceksiniz. Ama kelimeleri görmezlikten gelip söz konusu kelimenin yazımında kullanılan renkleri yine hızlı söylemeye kalkarsanız bunun zor olduğunu görürsünüz. Bu tür durumlarda Otomatik Sistem her zaman Düşünsel Sistem'e galip gelir.