Gönderi

Cumhuriyet Dönemi İlk Kadın Öykücümüz Nezihe Meriç ve İlk Romanı
Puan vermedi·154 syf.··
2021 69. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2021 10:50
Nezihe Meriç, cumhuriyet dönemi ilk kadın öykücümüz olarak bilinir. Aynı zamanda 1950 Kuşağı öykücüleri diye anılan yazarlarımızdan biridir. Adı en çok öykü ile yan yana gelse de roman, çocuk romanı, tiyatro, anı gibi diğer türlerde de eser vermiş ve dergicililk de yapmıştır. Yazın hayatı 1940'lardan 2000'lere uzananan verimli bir sanatçımızdır. Bu değerli yazarımızın öyküleri ile henüz tanışamadım. Yıllar önce anıları ile yazarı tanımaya başlayayım diye Çavlanın İçinde Sessizce 'yi okumuştum. Bu eser anlatılanlar bakımından unutulsa da kalbe koyduğu hisler bakımından unutulmayan eserlerden olmuştu benim için. Korsan Çıkmazı'nı okurken yaptığım ufak araştırmalara ve Meriç'in kendisinden dinlediğime göre yazarın bu ilk romanı da otobiyografik izler taşıyor. Yani bu iki eseri arka arkaya okusaymışım daha verimli ve keyifli bir okuma olabilirmiş. Bu iki eserden birini okumak isteyen ya da Nezihe Meriç'i tanımak isteyen okurlara bu şekilde okumalarını tavsiye edebilirim. Korsan Çıkmazı'nı bitirdikten hemen sonra Meriç'in kendisini ve edebiyatını anlatışını izledim: youtu.be/xMh8eo4cibI Diksiyonu oldukça düzgün, üslubu da bir o kadar dinlendirici olan bu zarif kadından ve anlattıklarından etkilenmemek mümkün değildi. Görselleri çok iyi ayarlanmış bu tanıtımda yazar, eserlerinden bir parçayı da seslendiriyor. Yeni okuduğum romanının ruh halinden henüz çıkamadığım için izlediklerimden ve dinlediklerim beni aldı götürdü. Ve Korsan Çıkmazı: Yazarın bu ilk romanı, 1962 TDK Roman Ödülü'nü almış ve ülke çapında daha çok tanınmasını sağlamıştır. 154 sayfalık küçük bir roman ama öyle bir çırpıda okunmuyor. Yazıldığı dönemin genel çizgisinden farklı bir seyir izleyerek Modernizm etkisiyle kaleme alınmış. Eserde takip edilecek belli bir olay yok. Otuz yaşında olan iki kadın karakterin ve diğer yan karakterlerin çocukluklarına, gençliklerine gidip geliyoruz sürekli. Okuru olaylar değil çağrışımlar, duygulanmalar, hatırlamalar sürüklüyor. Modernist etkilerle yazılmış eserde birçok roman tekniğinden faydalanılmış. Ayrıca karşımıza günlük, mektup gibi diğer türler de çıkıyor. Yazarın bütün bu teknikleri bir arada kullanmayı tercih ederek eseri boğduğunu ve anlatımı yavaşlattığını düşünüyorum. En çok dikkatimi çeken iki teknik "iç monolog" ve "iç çözümleme" idi. Hangisinin nerede bitip nerede başladığı ara sıra karışıyordu. Bu yüzden ilk 50 sayfada (ki bu da kitabın üçte birine tekabül ediyor) eserin içine girmekte zorlandım. Bu kısmı bir seferde okuyamamam da etkili olmuş olabilir. Ama iyi ki de sabredip bitirmişim eseri. Romanı bir cümle ile şöyle özetleyebiliriz: Çocukluklarından beri dost olan ve otuz yaşına kadar bu dostluğu koruyan iki kadının büyüme serüveni. Taşradan büyük kente okumaya gelen bu kızlar, bize bir yandan hayatla ve çevreyle baş edişlerini anlatırken bir yandan da 30'lardan 60'lara uzanan Türkiye'yi anlatıyor. Berni ile Meli birbirine hem çok benziyor hem de çok farklılar. Birbirini tamamlayabilen, imrenilesi iki yakın arkadaşlarlar. Bazı kaynaklarda Meriç'in daha çılgın ve atak olan Meli olduğunu okudum; yazarın kendisini dinleyince de daha sakin ama kararlı olan Berni olduğunu düşündüm. Ama şimdi yeni baştan düşününce Nezihe Meriç'in hem Meli hem Berni olduğunu hissediyorum. Birine içindeki edebiyat aşkını, birine de müzik aşkını vermiş. Zaten her kadının içinde biri mantığıyla biri de duygularıyla hareket eden iki kadın yok mu? Okuduğum hemen her yazıda yazarın eserlerinde "kadın ve çocuk sorunları"nı ele aldığı yer alıyordu. Bu durum Korsan Çıkmazı için de geçerli. Yalnız yazar bu sorunları açıktan anlatmıyor bize. 7-8 tane farklı kadın tipi sunarak sorunları "seç, beğen, sen tespit et" diyor. Kimi kadınlar da idealize edilmiş. Özellikle Meri ile Berni'nin bir dönem yanlarında kaldığı ve onların kişiliklerini hayli etkileyen Neyyire Hala. İçi insan ve yaşama sevgisiyle dolu bu kadını çok sevdim ve sarılasım geldi. Yazar Neyyire Hala karakteri ile bize şunu demek istiyordu sanki: "Bakın erdemli olunca dünya ne güzel oluyor." Ama kızların bugünkü durumlarının hep onun eseri olduğunu yinelemelerini inandırıcı bulmadım. Her ne kadar beğenmeseler de, farklı olsalar da onları lise çağına kadar büyüten annelerinin etkisi böyle küçümsenemez bana göre. Kitabın genel havasında, yaşamın kendisinde olmayan bir naiflik var. Bunun yaşamda yeri olmadığını bilmekle beraber bu huzurlu havadan çok hoşlandım. Bence yazarın bu romandaki en büyük başarısı kadınların iç sıkıntısını bize yansıtabilmesiydi. Güzel de olsalar, eğitimli de olsalar, aşık da olsalar, anne de olsalar, kusursuz da olsalar, çevreleri insan da dolsa kelimelere dökülemeyen bir yalnızlık ve iç sıkıntısı oluyor çoğu kadında. Bu kadın olmanın doğasıyla mı ilgili yoksa toplumdaki konumumuzla mı, tam bilmiyorum. Romanda da kimi zaman mutfaktan, kimi zaman bir müzik aletinden, kimi zaman da bir kitaptan taşıp bizi buluyor bu sıkıntı. Sonuç olarak bu roman, benim bütün olumlu yönleriyle ve kusurlarıyla kucakladığım kitaplardan biri oldu. Henüz kadın yazarlarımızin kendini tam gösteremediği o yıllarda böyle bir roman yazdığı ve öncü olduğu için yazarı taktir ettim. Bir de İstanbul'da olup Korsan Çıkmazı'na gitmek istedim. İstiklal Caddesi'nde gerçekten böyle bir yer varmış. Romanda anlatılan evi bulmak ne güzel olurdu.
Korsan ÇıkmazıNezihe Meriç · Yapı Kredi Yayınları · 2019451 okunma
··
2.453 Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yazını yine keyifle okudum. O kadar lezzetli yazmışsın ki eline sağlık 😊Korsan Çıkmazı'nı bir yer olarak çok merak ettim, kapanma biter bitmez keşfe çıkayım, bulursam senin yerine de bakayım :)
Gönül.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim, beğenmene sevindim. Ah! Ne güzel olur, fotoğraf da isterim:) Sana da tavsiye ederim bu romanı, seveceğini düşünüyorum🌻
Gönül. Cânım kadın.. Her ne kadar tek bir güne sıkıştırılmış olsa dahi, bu anlamlı 8 Mart gününde, bu anlamlı tahlilini okumak bana güç ve huzur verdi. Dolu dolusun ve ben bu doluluğuna şahitlik edebildiğim için sonsuz mutlu ve gururluyum... Şu an kitabın son sayfalarındayım ve kitap hakkındaki izlenimlerim seninle paralel doğrultuda. Emeğine sağlık 💜
Gönül.
Gönderi Sahibi
SEDA, sen sağol ben de şu anlamlı günde bu güzel kitabı ve güzel kadını yeniden anmış oldum. Ne diyeyim... Bazen didişip dursalar da içimizdeki tüm kadınlar iyi ki varlar💜
“Zaten her kadının içinde biri mantığıyla biri de duygularıyla hareket eden iki kadın yok mu?” cümleni incelemenin içinden öncelikle çekip aldım Gönül:) Var elbette, olmaz mı? Bir de senin gibi mantığı ve duyguları imrendiğim edebiyat bilgisiyle harmanlayıp böylesi güzel yazılar meydana getirenler var ki tanımak büyük şans. Henüz tatil bitmemişken Nezihe Meriç oku dedirttin bana. Ellerin dert görmesin. Oya gibi işlemişsin yazdıklarını. Bir de İstanbul'a gelsen de Korsan Çıkmazı'na beraber gitsek:) Sevgiler sana seçtiğim kardeşim. 🥰💐
Gönül.
Gönderi Sahibi
Berni ile Meli'yi ve Korsan Çıkmaz'ını içimde yaşatmaya devam ediyorum. Beni çağıran çok şey var. Geleceğim bir gün İstanbula -üstelik çok uzak değil biliyorum- sen tam olarak nerede araştırmaya başla ablacığım😊 Sen de kitabı okursan hem Meriç'in kadınlarını, hem de kendi içimizdekileri konuşuruz😊 Bu bir kadın kitabı baştan aşağı, seni besleyeceğine eminim. Meriç'in bir kitabını okuyup incelemeni çok isterim🌼 Benden de kocaman sevgiler, iyi tatiller.
Gönül.
Gönderi Sahibi
"Cumhuriyet döneminden, İkinci Dünya Savaşı'ndan izler, yansımalarla yüklü Korsan Çıkmazı, daha uygar, daha mutlu bir topluma özlem olarak da okunabilir. Bir anlatış ustası olan Nezi­he Meriç, sıradan okurun kolay kavrayamayacağı, benimseyeme­ yeceği teknikleri korkusuzca kullanmış; buna rağmen akıcı, şiir dolu bir eser kaleme getirmiştir."Edebiyatımızda Sevdiğim Romanlar Kılavuzu
“Kelimelere dökülemeyen bir yalnızlık ve iç sıkıntısı oluyor çoğu kadında“işte bu cümle çok dokundu 🧡
Gönül.
Gönderi Sahibi
Kitapta beni yakalayan şey de bu kısımdı sanırım. Okuduğunda eminim sen de göreceksin🌷