·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Mayıs 2021 11:50 Gerçek psikoterapi öykülerinden oluşan ve 10 ayrı kişinin hayatından kesitler barındıran bu kitabı bence herkes okumalı ve hayatını gözden geçirmeli. Öyle klasik ‘’ölmeden hayatınızı yaşayın, şunu yapın mutlu olun, gençliğinizin tadını çıkarın’ gibi bir dizi öğütten oluşmuyor. Aslında bakarsanız içinde hiç öğüt cümlesi yok, bolca örnek yaşam var. Bazı küçük değişiklikler ve kurgusal eklemeler dışında tamamıyla gerçek birer yaşam her bir bölüm. Kendi öğüdünüzü okurken alıyorsunuz zaten. Yaşını almış kişilerin hayatına birkaç saatliğine dahil olurken ders çıkarabiliyorsunuz. Kitap resmen öğüt yazmadan öğüt vermiş. Çok başarılı buldum.
Her zaman göz önünde bulundurmaya karar verdiğim başucu kitabım oldu. Nedeni ise çok açık: Bana ölümü hatırlatıyor ve davranışlarımı ikinci kez düşünmeye sevk ediyor. Pek çok kez kendime ‘’Yarın öleceğini bilsen, bugün ne yapardın; sen öldüğünde dünya ne kaybedecek?’’ gibi sorular sorarak her dakikamı verimli geçirmeye başarılı bir insan olmak için çalışmaya özen gösterirdim. Ancak bu kitapta ölüme çok daha yakın insanlar var ve onlar benim kadar kolay cevaplarla geçiştiremiyor. ‘’Yeterince yaşamadığını hissettiğinde ölümü düşünmek her zaman çok daha ızdıraplı olur.’’ Yaşınız 20 ve de sağlığınız yerindeyken bu gibi hislere kapılamıyorsunuz. ‘’Önümde koca bir ömür’’ var diyerek gelecek planı yapmak ve bunun için çalışmak kolay elbette. Fakat ölüm yakınken: 80 yaşındayken, kanserken, size ihtiyaç duyan aileniz için çalışmak zorundayken ‘yaşamak’ o kadar da kolay hale gelmiyor. Bu nedenle kitaptaki kişiler de yaşamıyor yalnızca var oluyorlardı. Pek çoğunun bir gün öleceğini ‘bütünüyle’ kafasına yerleştirmek için bir yakınını kaybetmesi gerekliydi. Bu neredeyse herkes için böyledir tabii ki.
Bu öğreticiliği dışında kitabı kitap olarak yorumlayacak olursam:
Edebi bir anlatım tarzından ziyade felsefi öğreticiliği ön plandaydı. Diyaloglara dayalıydı ama genelde hastaların kendini keşfetmesi ve anlaması üzerine monologlar da mevcuttu. Bir de her hastanın sonucunu merak ettim açıkçası, vakaların sonuçlanmasını beklemiştim ancak genellikle 2-3 seanslık terapi oldu çoğu. Kafamda onlara ne olduğuna dair soru işaretleri kaldı. Herhalde Irvin D Yalom da hiçbir zaman öğrenemedi, terapiler devam etmediği için. Sadece insan psikolojisine ilgi duyanlar değil her insan okumalı fikrimce. Her bireyin yaşamını gerçekten yaşayıp yaşamadığını az veya çok düşünmeye ihtiyacı var.
10/10