Puan vermedi·224 syf.··
2021 76. kitabı
Mustafa Armağan, Mehmet Şevket Eygi, Kadir Mısırlıoğlu, Necip Fazıl Kısakürek, Rıza Nur bu gibi adamların yazdığı kitaplar ve söylediği sözler malesef ki tarihe geçiyor ve 100 sene sonra Türkiyede gerçek tarih gibi okutulacak. Bu isimler ünvanları ne olursa olsun güdümlü ve yandaş tarih yazan ve doğrusunu biz yazıyoruz diyerek insanları kandırmaya çalışan kişilerdir. Ağızları ve kalemleri çok iyi iş yapıyor özellikle Mustafa Armağan tam bir Twitter tarihçisi, olayları çarpıtarak, yalan yanlış şeyler söyleyerek, resmi hiç bir kaynak göstermeden şundan duydum şundan gördüm diyerek tarih yazılmaz. Bir konunun birden fazla kaynağı olacak ki gerçek olduğuna şüphe olmasın uydurulan resmi belgeler ile olmaz bu işler. Bir de tarih yazmasa insan hatırlar kimden duydunuz benim dedemi istiklal mahkemesinde asmışlar diye yada dedeme şunu yapmışlar diye hepsi yalan unutmayın bir yalan ne kadar büyük olursa inananı o kadar çok olur. Bende bir tarihçi olarak diyorum ki tarih asla tek bir kaynaktan öğrenilmez olaylarının devlet arşivleri, dönemin hatıratları ve yazılı metinlerinin hepsini okuyup analiz etmeniz lazım ki hangisi yalan hangisi doğru ortaya çıksın. Kitle psikolojisinde bir sav vardır bir şeyin gerçek olması önemli değil dir önemli olan gerçek gibi algılanması dır.
Tarih
Resmi Tarih YalanlarıMustafa Armağan · Profil Yayıncılık · 2015410 okunma
··
4.283 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok art niyetlisin Mustafa Armağan. ...
Yazdıklarınıza katılmakla birlikte bir ekleme de yapmak isterim. Cumhuriyet dönemini, Milli Mücadele kadrosunu ve özellikle Atatürk'ü eleştirerek (hakarete varan tarzda) maddi gelir elde edenlere karşılık Atatürk'ü yücelterek olur olmaz eklemeler yapan Yılmaz Özdil ve Sinan Meydan'danı da bu kafileye ekleyebiliriz. Bir taraf sağın diğer taraf solun gazını alarak maddi çıkar elde ediyorlar. Hepsizden uzak durup tarihi olaylara ve şartlara tarafsız bakmak zorundayız. Selamlar.
Ömer
Gönderi Sahibi
Kesinlikle, tarihi saydam bir şekilde hiç bir düşünce, taraf, ırk, din gözetilmeden kişilerin özel hayatlarına girmeden hakkını vererek okumak lazım. Ama malesef bu iki tarafta olaylardan, fikirlerden çok şahıslar ile uğraşıyorlar. Bir çeşit holiganlık yapar gibi hiçbir zaman savudundukları kişi veya düşüncelerin eksik ve hatalı yanlarını dile getirmiyorlar. Bu hareketler dediğiniz gibi maddi kazanç sağlayabilecek bir ortam doğuruyor ama ileri nesiller için çok sakat bir vaziyet meydana geçiriyor. Sokrates in hiçbirşey bilmeme sorgulama felsefesi gibi nereden biliyorsun doğru olduğunu diyerek okumak araştırmak, sorgulamak lazım. Selam ve sevgi ile hayırlı bayramlar...