Zaman ve mekan genişleyince (bir ses kaydı en düşük devirde dinlenince ve bir görüntü, en düşük hızda izlenince söylenenin ve izlenilenin ne olduğu nasıl anlaşılmıyorsa) bu cinayet haberleri de, her gün bir veya birkaç tane verildiğinde bu hissi uyandıracak şekilde adeta sıradan bir haber gibi algılanmaya, maç skorları veren veya hava durumunu bildiren haberler gibi önemsiz bir seviyeye düşmeye başlıyor ve ölümlerin toplum duyarlılığında bir etkisi kalmıyor sanki! Oysa, tüm bu ölümlerin normal etkisini algılayabilmek, şöyle bir uç örnekle mümkün olabilir (elbette pratikte böyle bir şeyin olması söz konusu değil) :
Anılan sayıdaki kadınların belli bir amaçla bir araya geldiği (maruz kaldıkları baskı ve şiddeti protesto etmek gibi) ve toplu haldeki bu insanlara insanlıktan nasibini almamış aynı sayıdaki barbarlardan (şiddet uygulayan ve cinayetleri işleyen kocaların, sevgililerin vb) oluşturduğu bir güruhun, fert fert işledikleri suçları, burada aynı anda topluca bir katliam şeklinde eyleme dönüştürmeleri sonucunda, belki ancak o zaman insanlar işin vahametini, vahşetini, ciddiyetini anlayabilirler.
Uluslar arası kamuoyunun dikkati bu olay üzerine odaklanıp, yine hükümetler ve insan hakları kuruluşlarının yoğun ilgisi, tepki ve yaptırım kararları söz konusu olursa; önce, yönetenler bu baskı zoruyla sonuç verici birtakım yasal düzenleme ve uygulamalara ciddi olarak giderler ve bunun ciddi sonuçlarıyla yüzleşen bu güruhun her bireyi, aynı eylemi gerçekleştirmeyi düşündüklerinde, 'namus meselesi', 'tahrik' vb. bahanelerin arkasına saklanarak bu eylemlerinin sonucundan kolaylıkla sıyıramayacaklarını ancak o zaman ciddi şekilde anlar ve bu eylemler tamamen kesilmese bile, hatırı sayılır biçimde azalır. Uygulama, ciddi bir şekilde inatla sürdürüldüğünde ise, belli bir zaman sonra söz konusu olmayacak şekilde seyrekleşebilir.