Bu zamana kadar, yazmaya en çok zorlandığım inceleme oldu. Daha önceki 210 incelememi yazarken, ne yazacağımı biliyordum, en azından kitapların bir ana fikri ve iletmek istediği bir mesajı vardı. Ancak bu kitap.... Aman Tanrı'm.. Verdiği hangi mesaja odaklansam diye düşünmekten kendimi alamıyorum.. Ya da "acaba kitapta hangi mesaj var" diye düşünmekten kendimi alamıyor da olabilirim. İşte kitap, insanı bu şekilde ikilemde bırakıyor.
Bir kitap düşünün ki, sizi içerisine hapsediyor, kendinizi alamıyorsunuz.. Bir kitap düşünün ki, size her konuda yol gösteriyor, yazarın tüm alanlarda söyleyeceği bir söz ve anlatacağı bir hatırası var... Her kelimesinde farklı bir anlam, farklı bir hayat dersi yer alıyor.. İşte bu kitap, o kitap değil arkadaşlar.
Kitapla ilgili önemli bir kaç notumu sıralamak istiyorum;
1- Kitabın girişinde "Şeyma Subaşı olmamı sağlayan herkese selam olsun" yazıyor. İşte bizim insanımız! Düşmanlarına bile selam söyleyebiliyor. Hatta sadece düşmanlarına selam söylüyor desek yeridir. Zira hiçbir dostu, O'nun bu halde olmasını istemeyecektir diye düşünüyorum.
2- Kitapta, kendi anılarından bahsederken, çocukluk hayali olarak Amerika'ya gitmeyi çok istediğini anlatıyor. Ama neyle gitmek istediğini söylemiyor olması, yorumu okuyucuya bırakmış olması, eserin gizemini daha da artıyor. Ancak bir gerçek var ki Yazar, henüz çocukluğunda dahi gezmeye düşkün bir insanmış.
3- "Kısa hayatımdan çıkardığım derslerden ilki, hayal et ama hep." İşte anahtar cümle bu arkadaşlar. Eğer insan kendisinin farkına varırsa, hayallerini karakterine uygun biçimde kurar ve o yolda inançla, sabırla, azimle yürürse... İşte sonuç: Şeyma Subaşı.
4- "Keşke 80'ler kızı olsaymışım, kalbim geçmişi aklım geleceği arıyor." Bu cümleyi çok sevdim ve eminim hayattaki bir çok kişi, bu ikilemi