10/10
·215 syf.··
2021 38. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2021 17:23
öncelikle bunun bir inceleme olmadığını belirtmek istiyorum. çünkü inceleme yapamayacağım kadar beni aştığını hissettiğim ama hiçbir şey demeyecek kadar da okuyup geçemeyeceğim bir kitaptı. o yüzden buraya birkaç şey yazıp gideceğim her şeyden önce, okumama vesile olup bu kitabı bana öneren @_aristo_ ‘a çok teşekkür ederim. puan olarak 10/10 verebileceğim neredeyse her kitabı ya sen önerip oku dedin yahut da senden görüp okudum. sayende çok şey öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum. benim için bir öğretmen, bir yol gösterensin, her şey için ne kadar teşekkür edersem az kalır, iyi ki varsın ve şimdi kitaba dönecek olursam, dediğim gibi kendimi inceleme yapabilecek kapasitede göremiyor ve bu yüzden kısa keseceğim. çok güzel bir metin, çevirmeni Oğuz Adanır’ın deyişi ile, oldukça ağır bir metin olmakla birlikte, çok büyük bir keyif alarak okunabilecek bir eser. özellikle “gösterge nasıl öldürüldü?” , “hepimiz birer agnostiğiz” , “kötülük ve mutsuzluk” , “kötülüğün egemenliği” , “politika çanları kimin için çalıyor” bölümlerini (üstüne basarak söylemem gerekirse, en çok “politika çanları” bölümünü) çok büyük bir zevkle okudum. baudrillard günümüz yaşamının sahte gerçekliğini ve modernizmin ardındaki esas tehlikeleri tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. doğrusunu söylemek gerekirse, “gerçek nedir?" sorusuna verecek bir cevabım olmadığı gibi, bu sorunun bir anlamı olduğundan da şüpheliyim ama baudrillard'a göre gerçeğe ulaşabilmemize artık imkan yok. kitapta beni en çok etkileyen, ağlamaklı hale getiren, kuşatılmış ve çaresiz hissettiren ve yüzüme tokat gibi çarpan şey de buydu zaten: ARTIK GERÇEĞE ASLA AMA ASLA ULAŞAMAYACAĞIZ (belki de tek gerçek budur). her şey koca bir yalana, şova, gösteriye, hipergerçekliğe, yani simulakra dönüşmüş durumda. şeytan modern uygarlıkta kendisine kusursuz bir kıyafet seçip, bu sefer gerçekle kurduğumuz hayali ilişkileri kullanıp bizi tuzağa çekmekte. baudrillard insan benliğinin dünya adlı dev ekrana yansıyan zavallı görüntüsünü izlemekten mutsuz olduğunu, bu oyunda herkesin hem efendi hem köle olduğunu ve modern uygarlıkta kendisine yine kusursuz kıyafet seçen şeytanın gerçeklik üzerinden bizimle dalga geçişini, bu oyunu ne kadar sevdiğini, her şeyi verirmiş gibi yaptığında aslında her şeyi alıp götürdüğünü anlatıyor. üniversitelerde ders olarak okutulacak derinlikte bir kitap, ağır sayılan bir metin. tüm bu bilginin yaklaşık 200 sayfaya nasıl sığdırıldığını, 200 sayfada nasıl bu denli güzel aktardığını düşünmeden edemiyorum bu arada son olarak eline, koluna ve kalemine sağlık dilediğim ve hiç saygısızlık yapmak istemediğim çevirmen Oğuz Adanır’dan özür dileyerek “çeviri” adına “katliam” yaptığını söylemek istiyorum. emeğine saygım sonsuz ama çok daha güzel çevirilebilirdi. neyse, iki sene sonra daha donanımlı bir halde gelip, tekrar okumak istiyorum. 2 sene sonra görüşmek dileği ile,,
Felsefe
Şeytana Satılan Ruh ya da Kötülüğün EgemenliğiJean Baudrillard · Doğu Batı Yayınları · 2005213 okunma
··
597 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yasır, adımın keyifle okuduğun, seni sorgulamaya teşvik eden bir kitabın incelemesinde anılması insanı onore ediyor doğrusu. Bu kısmı geçebiliriz :) Dili ağır olsa da, bir yerden Baudrillard'a giriş yapman güzel. İnsan varlığı yaşamına ve gerçekliği hazmedişine büyük bir değer biçer. Baudrillard ve postmodern düşünürler, insanın oksijen soluğu yaşamının acziyetini bizlere gösterir, bu yüzden idrak etmesi, ya da kabullenmesi zor kaçar. Fakat gerçekler onu nereden baktığınla gerçek kabul edilir. Her şeyin zıttıyla varolması gibi. Bir mihenk taşı gibi bir kitap. Sopuk duş etkisi. Ve inceleme değil desende, okuduğun metinle bambaşka diyarlara sevk olduğunu hissedebiliyorum dostum. Bence devam edelim, kalemine sağlık
yasır
Gönderi Sahibi
her şey için ne kadar teşekkür etsem az, baudrillard gibi bir isimle sayende tanıştığım için çok mutluyum. ve kitaba, dönersem “mihenk taşı gibi bir kitap. Soğuk duş etkisi.” tam olarak bu.. dün dönüp dolaşıp demek istediğim şey buydu aslında. Baudrillard’ın öbür kitaplarının alıntı/incelemelerinde görüşmek üzere
Merak uyandırıcı bir yazı olmuş not aldım kitabı 🍀
yasır
Gönderi Sahibi
umarım beğenirsin abi. okuyacaksan, iyi okumalar
"Bir gün hayalet sürücü olmak isterim"