“İnsan gördüğü bir şeyin esasını merak ederse, onun neden öyle olduğunu araştırırsa, günün birinde kendi işinde muhakkak yararlanır bundan,” dedi orta yaşlı profesör, “Bunu neden söyledim dersin?” “Bilmem”, dedi genç adam. “Meselâ, biz şimdi Mustafa İnan'ı merak ediyor muyuz?” Delikanlı hemen, “Ediyoruz,” dedi, “Bu Allahın sıcağında oturup eski kâğıtları karıştırdığımıza göre ediyoruz.” “Neden?” Genç adam ellerini iki yana açtı: “Siz hocasınız, siz daha iyi bilirsiniz. Herhalde sadece rahmetli Mustafa İnan'ın hayatını öğreneyim diye anlatmıyorsunuz bütün bunları. Sözlerinizin altında bir şeyler vardır herhalde.” Profesör güldü: “Peki, gizli emellerimi hiç merak etmiyor musun? Bu sıcak yaz günlerinde çektiğimiz sıkıntılar ilerde nasıl işimize yarayacak acaba?” sorusuna gene kendi karşılık verdi: “Böyle şeyleri de daha işin başında merak etmek iyi değildir bence. İnsan sonra 'bu ne işime yarayacak” diye düşünmekten, uğraştığı konuya aklını veremez olur. Bana kalırsa kimse, meselâ matematikle neden uğraştığını hiçbir zaman tam olarak bilemez, Önemli olan, geri dönmeyi göze alamayacağımız kadar yol gitmiş olmaktır bu konuda. Biz de bir an önce böyle bir yere varalım, olmaz mı?” “Yani?” dedi genç adam. “Yani hemen yarın gene buluşalım ve sadece Mustafa İnan'ı düşünelim, onu merak edelim.”
Sayfa 35·Kitabı okudu
·
10 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.