Suç ve Ceza Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin olgunluk döneminin ilk eseri...
Suç ve Ceza, Karamazov kardeşler gibi Dostoyevski’nin büyük şaheserlerini daha iyi anlayabilmek için Puşkinden başlayarak kronolojik olarak bir rus edebiyatı okuması yaptım. 20. kitap olan Suç ve Ceza  ondan önce okuduğum kitaplar ile o kadar güzel bağdaşıyordu ki. Bence Suç ve Ceza‘yı daha iyi anlamak için okumamız gereken en azından belli başlı kitaplar olmalı.
En bilinenden bilinmeyene doğru: Öncelikli olarak rus edebiyatının kurucusu Puşkindir ve Dostoyevski Puşkinden bolca etkilenmiştir.  Ama unutulmamalıdır ki dostoyevski ilk kitabını yazdığında eleştirmen Belinski onun hakkında yeni bir Gogol doğdu demiştir.Dostoyevski’nin ilk dönem eserlerinde tarzı Googol ve Puşkin karışımıdır.
İlk dönem eserlerinde en beğenilen zamanında insancıklar olmuştur.
Fakat bana soracak olursanız öteki kitabı suç ve cezadaki id, ego, süper ego kavramlarının temelidir.
Ayriyeten ölüler evinden anılar ne kadar bana sıkıcı gelsede Dostoyevski’nin petraşevski gurubu ile ölümle burun buruna geldikten sonra çarlığın kendilerine minnet duymaları için onları bağışlaması ve cezalarını kürek ve hapishaneye çevirmesi deneyimini en iyi orada görürüz.
Yeraltından notlardaki yeraltı adamı ile Dostoyevski’nin kendi zihninde hapsolmuş bir insanın(bir bitin) piskolojisini nasıl anlattığını görürüz ki bu Dostoyevski’nin tüm kitaplarına yansıyacaktır.
Ayriyeten bu kitabı(suç ve ceza) yazmadan önce dosya eski karısını ve hemen ardından kardeşi Mihail Dostoyevski’yi kaybetmiştir bunun üzerine kardeşinin Dergisi kendine kalmıştır kardeşine beslediği sevgi ve saygıdan bu dergiyi büyütmeye kendine bir borç bilmiştir ve bunun için çoğu yere borçlanmıştır. en bilindiği babalar ve oğulların yazarı turgenyev olmak üzere çoğu tanıdığımdan borç istemiştir. Fakat bu borçlar ödeyemeyecek hale gelmiş ve dergiyi kapatmak zorunda kalmıştır.
Şimdi ise neredeyse kimsenin söylemedi ama Dostoyevski’nin suç ve ceza yazmasın da çok etkili olan bir yazardan bahsedeceğim:  Edgar Allan Poe özelliklede “kara kedi, gammaz yürek ve çan kulesindeki şeytan” Dostoyevski paraya ihtiyacı olduğu zamanlarda bu kitapların çevrilerini yapmıştır. Suç ve Cezada bu kitapların izleri bolca vardır (zaten çok kısa öykülerdir okumadan önce bir bakın)
Suç ve cezaya gelecek olursak öncelikli olarak unutulmaz karakterimiz Raskolnikov, bu isim öyle Dostoyevski’nin öylesine aklına gelen bir isim değildir.
raskolnik (o dönem rusça): Aykırı görüşlü anlamına gelir.
Kitap cinayetten bir buçuk gün önce başlar yaklaşık iki hafta boyunca devam eder...

Genel olarak Raskolnikov’un(yani suçlunun) psikolojisi üzerinde durulur.
Aslında ilk başta Suç ve Ceza yerine Ayyaşlar diye bir kitap çıkacaktır Dostoyevski mektuplarında bunu belirtir fakat sonra o kitap bu büyük eserin içine dahil olur. (Marmeladova karakteri ile)
İlk başta birinci kişi ağzından yazılan roman çok büyümesi ile birlikte 3. Kişi ağzıma çekilmiştir.
Kitapta Dostoyevski topluma hiçbir yararı olmayan aslında herkesin öldürmek istediği ama cesaret edemediği bir tefeciyi kendi deyimiyle bir biti öldürür. Bu ona göre bir suç değil hatta Napolyonluktur. Faydacılık ilkesine dayanan ilk kısımlarda toplumun yarari için bir üst insanın başka bir insanı öldürebileceğini, bunun ahlaki hakkı olduğunu savunur.  kendini sıradışı insan olduğunu kanıtlamak bir bit olmadığını göstermek için yapar bunu.
Ama cinayetten sonra yalnızlaşır ve bu yalnızlık ona eziyet etmeye başlar. Aslında cinayet Raskolnikovu geliştirir kendine aklına gelmeyen sorular sormaya başlar. Ne kadar bu soruların cevapları romanda olmasa da.
Ev sahibesinin dövülme çığlıklarının duyulması yani aslında Dostoyevski’nin vicdanının çığlıklarının duyulması aynı gammaz yürek hikayesindeki gibidir.
Dostoyevski cinayetten sonra aslında kendi dedektifliğini yapmaya başlar.
kendine şu soruyu sorar: ben bunu niye yaptım?
Ve yavaş yavaş anlamaya başlar her şeyi.
Vicdanı onu hiç rahat bırakmaz gördüğü rüyada: “Tefecinin sarsılarak güldüğünü kendisinin onu baltaladığını görür.” aslında o an olağan üstü insan olmadığını anlamıştır...
Hele birde Sonya var ne büyük bir karakterdir bir fahişedir ailesinin geçimi için bedenini satar ama bir ahlak timsalidir...
Dostoyevski İşlediği cinayeti ilk Sonya‘ya anlatır çünkü o da büyük bir günahkardır ve toplumdışı biridir.
”sende aştın sınırı” der Raskolnikov ama ikiside sınırı aşamamıştır Sonya hiç denememiş Raskolnikov denemiş ve başarısız olmuştur.
Ayriyeten kitabın son sözü okura yetersiz gelmiştir. Dostoyevski’ye de yetersiz gelmiş olacak ki başka bir kitapta Raskolnikovın psikolojisinin incelenebileceğini söylemiştir.
Suç ve Ceza hakkında sayfalarca yazı yazsam yetmez hala eksik olduğunu düşündüğüm çok yer var ama çok uzattım kesinlikle okuyun.
ne demiş zülfü livaneli: suç ve ceza olmasaydı bir tarafımız eksik kalırdı...