Gönderi

Spoiler içerir.
7/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Pembe fili düşünme kitabı beni zaman zaman duygulandıran, bazen düşündüren, bazen de kitabı kapatarak uzaklara dalmama sebep olan bir yolculuk oldu. Gerçi kitabı listeme eklerken öyle bir yorumlarda dolaştım da sanırım çoğunluk kitaptan istediği verimi alamamış. Ben de şimdi kendi penceremden ışık tutmaya çalışacağım. Şöyle ki "Pembe fili düşünme" benim öyle vitrinde görüp isminden etkilenerek aldığım ya da birilerinin yorumlarının sihrine kapılarak sipariş verdiğim bir kitap değil. Tam tesadüfen öz şefkati araştırırken yazarını bulmamla karşıma çıkan, arka kapak yazısını bile tam okumadan aldığım bir kitap. Belki de bundan olacak ki, beklentim öyle yüksek başlamamıştım. Kitaptan kısaca bahsetmem gerekirse kitap bize kendisi psikolog olan yazarın, kendi tecrübeleri ve yolculuğunu anlatması ile başlıyor. Panik atağı ile verdiği savaş, yorgun düşüşü ve nihayetinde kabullenişi devam eden yolculuğunu ben büyük ilgi ile okudum. Zira bir noktada bunun illa panik bozukluk olması gerekmediğini, bir noktada kaçındığınız her hangi bir konu ile aynı şekilde başa çıkabileceğinizin umutları yavaştan içinize serpilmeye başlıyor. Daha sonra yazar rotayı buradan etiketlere ve etiketlerimizin hayatındaki yerine çeviriyor. Kendisinin katıldığı bir atolye çalışmasını anlattığı bölümü boğazımda yumru ile okudum. Dışarıdan ona mükemmel görünen herkesin kendisini etiketlediği sarı kağıtları okurken yaşadığı duygu yoğunluğunu ben de göğsümde hissettim desem yeridir. :") Psikoloji atolyelerinde böyle çözümlemeler beni hep duygulandırır ve yazar basit oldukça akıcı kalemi ile beni bir şekilde orada o sınıfta odadaki sarı etiketlilerden biri yapmayı başarmıştı :") Son olarak anlattığı acımasız iç sesimiz ve öz şefkatli yanımız hakkında yazmaya yine kendi yaşadığı deneyimden yola çıkmış. Kendi penceresini bize bu denli sunması, bana orada olanlarla bağ kurabilme fırsatı sunmuştu, öz şefkatli yanımızı dinlerken içimize yayılan o sıcaklık ve başımızın okşanıyormuş gibi duygusunu orada dünyanın bir ucundaki evinde matının üzerinde elini kalbine götürme çalışmasını yapan Zeynep Selvili`nin de deneyimlediğini okumak güzeldi. :") Velhasıl kelam, ben kitabı okurken gerçekten keyif aldım. Bu bir kişisel gelişim kitabı değil hayır, bu bir çözüm kitabı da değil. Bu sadece acımıza ve acımızın bizim hayatımızı ne kadar ele geçirdiğine yönelen dikkatimiz ve enerjimizin odak noktasını değişmek fırsatını bize sunan bir kitap. Tıpkı Zeynep hanımın staj yaptığı merkezde danışanlarına hastalıklarla, anormalliklerle, "rasyonel" olmayan düşüncelerle meşgul kitabi sorular sormaktansa "Sizi hayata bağlayan nedir?" diye sorması gibi. :") Yazan kaleme ve kalbe sağlık!
Psikoloji
Pembe Fili DüşünmeZeynep Selvili · İnkılap Kitabevi · 202411,6bin okunma
·
260 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.