Tarık Buğra adlı yazarla ilk tanıştığım ve iyikide okumuşum dediğim sayılı eserler arasındadır. Savaş zamanlarında bir insanın neler yaşadığına ve hiç umulmadık olaylar karşısında neler yaptığına dair gerçek bir hayat öyküsüdür. Ben bu kitabı okuduktan sonra "vay bee, bu ne kadar akılalmaz bir kitapmış, bir insan tüm bu olayları yaşayıp da nasıl sînesine çekebilir ? aklım almıyor, hayret verici..." diye düşünmüştüm. Bu kitabı hakkıyla okuyup da sevmeyecek bir insan olacağına ihtimal bile vermiyorum. Özellikle tarihi tasavvur eden romanları okumayı sevenler, bu kitabı mutlaka okumalılar...