·468 syf.····Okunma: 19 Haziran 2021 22:16 Bugün, mutlaka okumanız gereken bir klasik hakkında kısaca yazmak istiyorum ben. Birçok yayınevinde Bel Ami orjinal adı ile basılan, Hasan Ali Yücel Klasikleri'nde ise Güzel Dost olarak çevrilen şahane bir Maupassant kitabı okudum.
1885 yılına ait bu romanda yaşanan her şey sanki günümüzden detaylar içeriyor. Bir insanın belirli bir aşamaya gelmesi için başka insanları basamak olarak kullanmasını öyle yalın öyle muhteşem bir dille anlatıyor ki yazar inanamadım...
Gelelim kısaca konuya;
Georges Duroy, taşrada yaşayan ve Paris'e gelen ayrıca zor şartlarda yaşamaya çalışan masum biridir. Cebinde son kalan parayla hayatını sürdürmeye çalışır Duroy. Kanı kaynar, nüfuzlu insanlara imrenerek bakar. Ve sonra karşısına Charles Forestier adlı arkadaşı çıkar. Gazetede çalışan arkadaşı, Duroy'a da iş ayarlar. Her şeyin kendine güvenmeye bağlı olduğunu anlatır arkadaşına, güç güvenden gelir der. Paris'e servet yapma amacıyla gelen, yılda bin beş yüz frankla çalışıp geçinmeye uğraşan Georges bu öğütleri can kulağı ile dinler. Başlarda masumca hayalleri olan Duroy daha sonra Paris'in güçlü ve zengin sosyetesinden Madam de Marelle ile tanışır. Bu tanışma onun hayatında geri dönülmez durumlara neden olur. Kente taşradan gelen bu adamın, güç ve şöhret basamaklarını birer birer tırmanırken para ve iktidar sahibi olmak adına ne kadar alçalabileceğini okuyacaksınız.
Çevrenizde gördüğünüz, her yerde karşınıza çıkabilecek onlarca binlerce insandan biri aslında Georges. Bir emele ulaşmak için herkes farklı yollar izler hayatta. Duroy ise eksikliğini hissedip kıskandığı yaşama sahip olabilmek için kadınları kullanır. Her yolun mübah olduğu hırs ile süslü hayatlarda, Duroy sadece tek bir örnektir.
Klasikler arasında unutamayacağım karakterler arasına girdi Georges Duroy. Sayfaları hızla çevirip bu yüzsüz gencin daha ne kadar ileri gidebileceğini merak ettim. Okumamış olanlara mutlaka tavsiye ediyorum. Bu eserden alınacak dersler, aklınıza gelecek insanlar var...