Canhıraş
10/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
"Canhıraş" Bu sözcüğün anlamını tam olarak bilmesem de sesletiminden dolayı bende uyandırdığı mânâ "canıyla mücadele içinde olmak" oldu. Nitekim çok da uzak bir anlama sahip olmadığını gördüm. Üstelik kitabın içeriğini göz önüne alınca sözcüğe bu anlamı da yüklemek istedim. Daha iyi bir isim seçilemezdi diye düşünüyorum. Kapak yazısı da en az içeriği kadar ilgi çekici ve özenli. Yazarın dili kullanma becerisine dair ipuçları veriyor ve okuyucuda merak uyandırıyor. Üslup ve içerik bakımından söylenecek çok şey olsa da şöyle özetleyebilirim: Kitap kusursuz bir dile ve sağlam bir kurguya sahip. Okumaya başladığınızda kendinizi birden olayın içinde buluyorsunuz, içinizde karaktere dair bir merak duygusu uyanıyor ve akıcı dili sayesinde de kitabı bitirmeden bırakmak istemiyorsunuz. Yazarının ilk kitabı olmasına rağmen acemiliğin esamesi yok. Kitaptaki hiçbir söz alelade ya da boşuna değil, her adım düşünülmüş ancak bu düşünülmüşlük yapmacıklıktan çok uzak. Her karakter hayattan alınmış kadar doğal, kitaptaki her kesit hayattan alınmış kadar gerçek ve olağan. Kısa bir roman olmasına rağmen oldukça yoğun, karakterin psikolojisi oldukça gerçekçi bir şekilde betimlenmiş, bu da duyguların okuyucuya daha etkili bir şekilde geçmesini sağlıyor. Ruhsal gelgitler sizi sona dair çıkarımlar yapmaya itiyor ama kitap asla tahmin edemeyeceğiniz bir şekilde sonlanıyor. Bu son sizi hem üzüyor hem de derin bir nefes almanızı sağlıyor. Karakterin hazin sonu karşısında dehşete kapılıyorsunuz ancak bir yandan da "zaten hiçbir zaman 'tam' olamayacaktı en azından başka masum hayatlar sona ermedi" diye düşünüp teselli buluyorsunuz. Acıyla ve korkuyla yaşamak ölmekten daha güç çünkü. Kitabı okurken sanki her karakterin ayrı ayrı hikayesi yazılabilir gibi hissediyorsunuz.. Selim'le Orhan'ın sokaklardaki yaşam mücadelesi, Sevim'in uçarı halleri, Muazzez'in evlatları için hayata tutunma çabası hakkında daha çok şey okumak istiyorsunuz..Yan karakterler de tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi betimlenmiş ne tam iyi ne de kötü. Tam olarak "insan"lar aslında. Hata yapan, bazen iyi niyetli, bazen bencil, bazen düşünceli... Sadece insanlar da değil hayat da böyle işlenmiş su da.. Bir yandan hayat verirken bir yandan hayatları nihayete erdiren.. Ne çok iyi ne çok kötü, her şey gibi herkes gibi... Kısacası okuyunuz, okutunuz efenim. Muazzam
Edebiyat
CanhıraşCoşkun Erol · Perseus Yayınevi · 202150 okunma
··
1.052 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.