1000Kitap Logosu
güler k.
Güneşi Uyandıralım'ı inceledi.
280 syf.
·
8 günde
·
9/10 puan
Bu da benden Zeze' ye....
Kitabın adı " Güneşi Uyandıralım " ama " Büyükler güneşi uyandırmayı bilmez." demişti Zeze kitabın sonunda. Haklı da aslında; biz büyükler çocukların güneşini çaldık, karanlıklara çağ açıp onları fenersiz bıraktık. Şimdi güneş nasıl uyandırılır nerden bilelim?... Şeker Portakalı kitabının devamı olan kitabımız Zeze ' nin son çocukluk ve ilk ergenlik maceralarını yine Zeze' nin o kendine has hüznüyle, yüreğinize dokunarak anlatıyor. Zeze yine yaramaz ve yine hayalperest... Hayatın kazdığı karanlık çukurlardan hayalleriyle çıkmaya çalışırken gerçeklerin acımasız soğuğunda üşüyen bir çocuk. Gerçek hayatta bulamadığı sevgiyi, yine bu kitapta da hayali arkadaşlarında- Cururu kurbağası ve bir şarkıcı olan Maurice- arıyor. Özellikle hayallerinde baba karakteri yerine koyduğu Maurice ile ilgili olan bölümler bir babanın insan hayatına neler katacağı yada hayatından neleri çalacağının kanıtı gibi. Bir çocuğun başını okşayıp, yanağına sıcak bir öpücük kondurup iyi geceler dileyen bir babası varsa dünya hazineleri onun önünde demektir. Aslında kitap hakkında uzun uzun anlatacaklarım yok; çocuk olan, çocuk kalan tüm yürekler severek okuyacak, kendilerine dersler çıkarıp yavrularına en güzel miras olarak sevgi bırakacaklarına bir kez daha iknâ olacaklardır. Benim asıl yazacaklarım, asıl cümlelerim Zeze' ye ve yeryüzündeki tüm Zezelere.... Ah benim küçük Zezem hani birgün " Çok mutsuz bir çocuğum ben" demiştin ya; Şimdi sana bir sır vereyim Zeze artık büyükler de çok mutsuz. Mutluluğa giden yollarımızı kaybettik galiba. Uyandıramadık içimizde karanlıkta boğulan umut güneşini, veremedik can suyunu, yeşertemedik yeniden... Azıcık gözünü açacak olsa "kapat" diyerek karanlığımıza itti bilmediğimiz kanlı eller. Şimdi gel desem sana, kırılan kanatlarımızı saralım, yaralarımıza güneşin umut ışıklarından merhem yapalım desem mutlu olur musun? Rüzgarlarda koşup, bulutlarda uyuyup, yağmurlarda yıkanalım. Birazda biz yukarılardan bakalım bu dünya denen küflü manzaraya. Yeni pencereler açalım hayatımıza, güvercinler salalım barışa ve ağlamayan çocuklara... Var mısın uçurtmalar uçuralım sevdaya; rengârenk, kocaman tıpkı çocuk yüreği gibi Zeze, senin yüreğin gibi.... Ama hâlâ ağlayan çocuklar var Zeze. Dağlarına kuşlar aç gezmesin diye buğday serpilen ümmetin çocukları açlıktan ağlıyor Zeze. Onların da kalpleri senin gibi acıyor, acıkıyor; hem sevgiye hem ekmeğe.... Biliyorum Zeze, bütün yaramazlıkların hayallerinin büyüklüğündendi; anlamadık, anlamadılar seni. Çünkü bizim ufuklarımız seninkine yaklaşmadı, birleşmedi çizgimiz aynı derinliklerde. Biz sığ sularda yüzerken, sen engin denizlere kulaç açtın. Bilemedik özgür olma fikrinin seni yaktığını, hissedemedik... Aynı yangını biz içimizde yakıp, güneşimizi uyandıramadık. Gözlerimizle birlikte gönüllerimizde gaflet uykusunda. Aralıklardan gördüğümüz hiçbir gerçek silkinip uyandırmadı bizi.... Bu çağ kötü Zeze, bu çağ zulüm, bu çağ ölüm kokuyor. Parayla satın aldığımız zevklerimizi, para için satıyoruz şimdilerde. Zalimler çocuk kanıyla gideriyor susuzluklarını. Toprağı kanla suluyoruz Zeze. Yağmurlar bile bereketini çekti üzerimizden. Başaklar yangın yeri, tarlalar çatlak... Ayakları çıplak çocuklar aldı yağmurlarımızı. Ama biz hâlâ uyanmadık Zeze. Uykunun sorumsuz tatlılığı nefsimizi okşuyor, acı tatların dilimize değmesinden çok korkuyoruz. Gözümüz hep başka yüreklerde, kendi gönlümüz yalnızlıkta ziyan. Cucuru kurbağamiz yok bizim gelip gönlümüze oturan, bizi yatıştıran, bizi insan olmaya yaklaştıran. Kalp odalarımız zindan,karanlık, girdap...Merhamet, paylaşmak, anlamak, sevmek alıp başlarını kaçmışlar...Bencillik kök salmış içimize, söküp atamıyoruz ne gam.... Çocukların ellerinden önce sokakları, meyve bahçelerini çaldık. Koşacak bir parça toprakları yok artık. Şimdi de saflıklarını, masumluklarını, hayallerini çalıp ufuksuz bırakıyoruz. Korku salıyoruz kalplerine sokağa çıkarken bile. Cümlelerimizden zehir akıyor ; " Kimseye güvenme anneciğim, kimseye yaklaşma..." En büyük kötülüğü insan insana etti Zeze, ötesi boş, dipsiz... Diyeceğim o ki Zeze yalnız değilsin. Yalnız kalabalıklarda yürüyor hepimizin ayakları. Hepimizin kalbi sıkılan ellerimiz arasında nefes almaya çalışıyor, bir yudum ferahlamak için. Ama yok Zeze olmuyor. Ciğer dolusu nefeslerimiz yok , kenarda köşede hep bir gam...Bu çağın imtihanı bu Zeze; herşey var, huzur yok, güven yok, mutluluk ve dahi "İNSANLIK " yok.... Sen benim kalemi elime yeniden alışım, çocukluğumun yüreğime değen yanısın... Sen de dünya da sevgiyle kalın Zeze... Hergün güneş doğsa da ufuktan, biz her gece kendi güneşimizi yakalım... Ve bir tek mutluluk kalsın tüm çocuklara.....
Güneşi Uyandıralım
Okuyacaklarıma Ekle
6
Yorum
1
Paylaşım
76
Beğeni
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
En Yeniler
Kitaptan Kelama
O kadar güzel yazmışsın, kalemini parmaklarından yüreğe o kadar güzel akıtmışsın ki kalakaldım, yok böyle birşey dedim. İfade için kelime arıyorum şimdi hepsi yavan kalıyor. Eline, kalemine, yüreğine sağlık arkadaşım. Senin Zeze ile yolculuğun tamamlanırken bize bir başlangıç farz oldu:) 🧿👏
4
4
4 YANITIN TAMAMINI GÖSTER
Sevgi Kurtuluş
Rica ederim ne demek, kaleminize sağlık 👌
4
İnsanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır.
Bu bir inceleme değil çok öte, çok derin. Hüzünle okudum. Buraya çocukların dualarını bırakıyorum. Bayram sabahlarını , çocuk gülüşlerini... Aylan bebek geldi yine o hiç ayrılmadığı yüreğimden , yazdıklarınız bir önsöz olabilir “Merhamet” adlı çiçeğe yazılan. Buraya şiirler bırakıyorum çocuklara , vicdana, masumiyete dair kuşların kanatlarından dökülen harflerle yazılan.🌿🌿
1
4
güler k.
Çok teşekkür ederim yüreklere bir nebze olsun dokunabildiysem ne mutlu🙏sevgiyle yaşatacağımız çocuklarımıza gelsin🍀
2