"Hayatın hedefi ve anlamı acıları dengeleyecek bu türden pek çok anı biriktirmek olmalı. Zor günlerde kaçabilecek böyle anlardan kurulu bir ev inşa etmeli insan kendine."
Aile nedir? Ev nedir? Uzlaşı nedir ne zaman mümkün olur? Aile içinde affetmek nasıl mümkün olur? Yazarın görevi nedir ? Norveç edebiyatının ünlü yazarlarından Vigdis Hjorth'un Türkçeye çevrilen ilk romanında bu soruların yanıtını zihninizde sürekli dolanıp duracaktır.
4 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğu olan Bergljot'un aile içinde yaşadığı travma sonucunda ailesiyle hesaplaşması ustaca anlatıldığı bir roman diyebilirim.
Ailenin babasının ölümüyle sadece iki kız kadeşe evin kulübeleri kalır. Bergljot ve erkek kardeşi ailenin dışlanmış iki çocuğudur. Aile içindeki bu gerilim kulübeler üzerinden anlatılır. Kitabın kapağında kulübenin olması bu yüzdendir.
Ev; içi eşya dolu bir yer olmadığnı, yuva demek olduğunun kanıtıdır Miras kitabı.
Vigdis Hjorth Miras eserinde Jung ve Freud'un teorilerinden ve Freud ve Jung'un neden yollarının ayrıldığından da bahseder. Batılı insanın kendilerini kültürel anlamda üstün görmeleri ve bunun sonucunda kültürel şoka girdiğini medeniyet sadece kendi vatandaşları arasında olduğunu ama savaşlarda vahişiliklerin ve ilkel dürtülerinin ortaya çıktığını belirtmektedir.
Yazar ülkesinin dünyanın sessiz kaldığı konulara ışık tutması gerekir. Birçok insan Norveç gibi Kuzey Avrupa ülkelerindeki refahın çok iyi olduğunu düşünsede yazar okurlarına farklı bir bakış açısı sunar. Örneğin Norveç'in refahının ardında korkunç bir durum olduğunu da belirtir. Çünkü ülkesi dünyadaki hiçbir zulma karşı çıkmaz. Bunun üzerine Filistinde yaşanan zulümü örnek verir.
50 yaşında olan Bergljot'un aile içi hesaplaşmasının sonu kitapta yoktur. Kitapta yazılan gibi mutla sonla biten ailesiyle uzlaşmanın mümkün olmadığı film değildir. Travmayı yaşatanların uzlaşıyı düşünmeyip yaşayandan beklenmesi hayret vericidi. Kitap Zizek'ten "bir şey yapmak zorundaysan bunu gönüllüymüşsün gibi yap" cümlesiyle başlar ve Bergljot gönüllüymüş gibi yapamayan bir karakterin öyküsüdür. Psikolojik ve toplumsal bir roman okumak isteyenlere kesinlikle tavsiye ederim.