Puan vermedi·350 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
Ülkenin en önemli entellektüellerinden birisi olan Ahmet Arslan ile merhaba! Kütüphanede felsefe raflarına bakındığınız zaman, gerek çevirileri ile, gerekse anlatımlarıyla felsefeyi bize sevdiren Ahmet Arslan’ı çoğumuz biliyoruz. Felsefeyi sevmek önemli değil, sadece bir temennim. Düşünmenin sebebini ve amacı için yola çıkan herkes, benim bu temennimi anlayacaktır. Felsefeye ilk onunla başlamıştım. -felsefeye herhangi bir kitap ile başlanmaz- Felsefeye Giriş kitabı ile merakımı acıktırmıştı. Sade anlatımı ile çok eleştirilen lakin bana kalırsa bu toplum için en iyisini yapan hocalarımızdan. Okuma oranının çok düşük olduğu bir ülkede, felsefe gibi bir alanı bize sevdiren Ahmet Arslan’a minnetlerimi sunuyorum. Kendisi de bu duruma çok şaşkın. Şengör ile çıktığı bir programda, kitabın en fazla iki baskı yaptığını düşündüklerini anlatmışlardır. Kitap onikinci baskısında. Belki onüç olmuştur. Kendisi şöyle söylemişti: “Bu rakamları gördükten sonra, toplum için olan inancım yeniden filizlendi!” Kitap, alanındaki en başarılı eserlerden. “Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Pythagoras, Ksenephanes, Herakleitos, Parmenides, Elea’lı Zenon, Empedokles, Anaksagoras, Leukippos, Demokritos.” Yunan felsefesi ve bu felsefedeki her izi taşıyan isimleri araştırıyor Arslan. Hem kendi yorumlarıyla, hem de alıntılarla şölen yaşatıyor. Beş ciltten oluşan bu eserlerin en büyük özelliği; felsefenin gelişim ve ortaya çıkış macerasını, en sade haliyle kaleme alınmasıdır. Arslan’ın davet edildiği programları da izlediğinizde, söylemek istediğimi daha iyi anlayacaksınızdır. Sade ve doğru anlaşılır olmayı savunur. Öğrencisi olmayı çok isterdim fakat sosyal medya sayesinde, her konuşmasını ve yayınını izleme şansımız zaten oluyor. Anaksimandros’u merak ettiğiniz zaman, hemen Arslan’ın kitabına sarılın. Türkçe olarak ayrıntısına ve bilgisine güvendiğim eser. Kitabın ilk bölümlerinde; felsefe tarihini, başlangıçını, ortaya çıkışını ve özelliklerini yazıyor. Filozofun psikolojisini, yaşadığı dönemi ve aldığı eğitimin gerekliliklerinden söz ediyor. Felsefe ile ilgili her aracı ve amacı kalemine yansıtıyor. Arka kapağından eser hakkındaki genel bilgi ise şu şekilde: “Yunan felsefesi ve buna dayanarak biçimlenen düşüncenin insanlık tarihine yaptığı en büyük katkı 'zihnin keşfedilmesi'dir. Bu ‘keşfin’ sonucunda oluşan düşünceleri, onları temsil eden filozofları, kuramlarını ve bunların arkalarında yatan sistematik yöntemleri bilmeden ilkçağ felsefesinin doğru bir biçimde kavranamayacağı açık bir gerçektir. Çok net değil mi? Anlatmak istediklerimi iki cümle ile arka kapakta yazmış. Şu an aklıma Nietzsche’nin sözü geldi: “Onların bir kitapta yazdıklarını, ben on cümlede anlattım.” Nietzsche’yi okurken çok zorlanabilirsiniz ama Ahmet Arslan okurken sadeliği damağınızda kalır. Karşılaştırma yapmıyorum -ki zaten filozof ve profesör kelimelerini karıştırmamalıyız- lakin aklıma gelenleri yazma huyumdan vazgeçemiyorum.:) Bence hemen sipariş vermelisiniz. Ya da bir sahafa gitmelisiniz. Komşunuzda varsa ödünç almalısınız. Yoksa ona da aldırmalısınız. Ülkeden vazgeçtim lakin okuyan insanlardan vazgeçemem. Kitapla ve merakla kalın...
Felsefe
İlkçağ Felsefe Tarihi 1Ahmet Arslan · İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları · 20131,143 okunma
·
662 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.