Bir hayatım yoktu.Zevk tacirleri,adıma "hayat kadını" dediler.
Puan vermedi·384 syf.··
2021 612. kitabı
Devrim, kadının mutfaktan çıkıp ülke yönetmesidir. - Vladimir İlyiç Lenin Ah kör olası Adem :) Ah Adem, Vah Adem. Ne diye yedin o elmayı bak gördün mü nereden nereye geldik :) Bu kitabı, kendine ben şeriat istiyorum diyen hilafet istiyorum diyen kadın ( adına kadın diyorum , feministlere hakaret olacak ) ümmetin kızıyım ben diyen din mücahitleri varsa onlar okusun. Hâla savunmaya devam ediyorlarsa şeriatı gitsin kendini Keban Barajı'ndan atsın lütfen. Cumhuriyet bunlarla ileriye gitmez. Bu kitabı insan ölüsüne sadece Müslüman olduğu için, kendi dininden olduğu için, kendi ırkından olduğu için, kendi cinsiyetinden olduğu için, Cizvit olduğu, Yahudi olduğu için üzülenler okusun eğer hâlâ aynı fikirde ise onlar da şimdiden yola çıksın Keban Baraji'nda durup kendini onlar da atabilir. Cumhuriyet bunlarla da ileriye gitmez. Hani şu yıllardır her türlü zulme susup Türk bayrağı açmaya yüreği olmayıp Filistinlilere sırf müslüman olduğu için üzülüp Filistin bayrağı açanlar. Onlardan kastım :) Biz LGBT bayrağı açınca tepki gösterip kadınların diri diri yakılmasına, çocuk istismarına, seks köleliğine ses çıkarmayan var ya ! ha işte onlara ben onları kast ediyorum. Keban Barajına ! O da yetmezse Yallah arabistana :) İncelememe başlamadan önce nacizane bir özür dilemek istiyorum hemcinslerim adına, hem tanrıdan hem de erkeklerden. VAJİNAYA SAHİP OLDUĞUMUZ İÇİN ÖZÜR DİLERİZ! Başlayalım bakalım. Klavyeme kuvvet. Merhaba ben Fredinki, fahişeyim. 2. Dünya Savaşı yılları yer ABD . Sovyetlerin başarılarını duyuyoruz. Stalin'den bahsediyorlar. Dünyaya özgürlük gelecekmiş. İlk adetimi ne zaman oldum hatırlamıyorum. Tanrı benden genç kızlığımı çaldı. Büyükannem bütün bunların Tanrı 'nın imtihanı olduğunu ve daima şükretmem gerektiğini söylerdi. Peki ama ben Tanrı 'ya ne yaptım? Neden bana ders vermek istiyor? Ders alması gereken ben değilim ki, esas ders almaları gereken savaş çıkaranlar, ırkçılar, kadın düşmanları. Kadın sünneti ve kürtaj , hiç duydunuz mu bu kelimeleri? Ne demek bunlar? Burada bütün kadınlar kadın sünneti olur. Hamile kalamaması için, kalanlar olursa da kürtaj olur. Kürtaj yapan hekimlere burada "melek yapıcılar" diyorlar. Bir şifre gibi. Bebekler melektir... Cennete melek gönderdikleri için galiba. Siz hiç varolduğunuz için hesaba çekildiğiniz oldu mu? Evet bahsettiğim şey, - IRKÇILIK sırf karşı taraftan olduğunuz için alaya alınacaksınız. Erkek olmadığınız için ABD 'li olmadığınız için. Siyahi olduğunuz için. hani şu yıllar sonra Vietnam'da hemcinslerim bu yüzden öldürülecek. Dünya buna sadece seyirci kalacak. Müslüman teröristler bizi kamplara götürüp kendilerine cariye yapıyor. Dünya buna da sessiz kalıyor. Mahrem, gizli, özel gibi kavramlarımız yoktur bizim. Biz erkeklerin malıyız. Onların zevk unsuruyuz. İnsan ırkının üremesi için bir metayız sadece. Bir denek, değersiz bir denek. Komutan her gece gizli gizli yatağıma gelip bana sahip oluyor. Tecavüz ediyor ! Herkesin içinde çırılçıplak soyunduruluyoruz. Bizi izliyorlar. Bedenim hakkında herkes söz sahibi yalnızca ben söz sahibi değilim! Bize sürekli İNCİL okuyorlar. Biz okumuyorduk ama sadece onlar bize okurdu. Arada bazı ahitleri atlıyorlardı. Sadece işlerine gelen ahitleri okurlardı. Bize sürekli dua ve şükür etmemiz gerektiği söylenirdi. Aşk, cinsel arzu gibi duygular neydi? Unuttum. Çünkü bu duyguların tarifini hissetmeyeli uzun zaman oldu. Her gün komutanlar tarafından tecavüze uğruyorum. Üzerime boşalıyorlar. Bedenim hasta bir ruh gibi. Teokratik, diktatör, tek adam, faşist bir yönetim var başımızda. Irkçı ve şovenist bir idare. Hayatımız yoktu, ama adımıza HAYAT KADINI dediler. Yüzlerimizde savaşın, ataerkilliğin , vahşetin izleri vardı. Bu düzene direnenler vardı elbet değiştirecektik. Değişmek zorundaydı. Bu böyle sonsuza kadar süremezdi. Ama başarısız olursak İDAM edilecektik. Kadındık, her zaman bir hikâyede görünmeyen ana karakterdik. Ama sürekli cisimleşmiş cinsel bir figüran, bir meta olarak gösterildik. Korkunç bir cehalet çağı, ORTAÇAĞ. Irkçılık ortaçağa ait bir unsurdur. Ataerkillik, ortaçağa ait bir unsurdur. Biz ORTAÇAĞ kurbanları idik. Müzik dinlemeye, aşkla dans etmeye hasrettik. Cinsellik aşk demek değildi. Bizler sadece damızlık olarak kullanıyorduk. Bizim yaptığımız her şeyi doğanın normlarına uydurmaktan ibaretti. Lekelenme korkusu ile adımlarımızı korkusuzca atamadık. Özgürce sevemezdik. Masumiyet, saflık zamanla birlikte zaman içinde yitirildi. Şehirler sokaklar farklı görünmeye başladı gözüme. Fakirlerin son sığınağı duaları oldu burada. Galiba dua etmek sadece fakirlere göre zenginlerin dua etmeye ihtiyacı yok. "Sence Tanrı dinliyor mudur? " gerçekten tanrı duyuyor mu bunları? Biz tanrıya ne yaptık? Dua eder gibi görünüyordum çoğu zaman. Benim üzerine çöküp de dua edeceğim dizlerim olmadı ki. Bana o dizlerin üzerine çöktürüp seks köleliği yaptırdılar ellerimi bağlayıp. Gözlerimi kapatıp. Ellerimi zincirlediler. Kalçalarım bana ait değildi artık. Başkasının hükümranlığı idi. Tanrı göklerdeki krallığında gayet memnun öylece duruyordu. Yeryüzünde bunca acı varken böyle umursamaz bir tanrıya inanamıyordum. Savaş, iki zıttı içinde barındıran bir kavramdır. Biri zafer, diğeri ölüm. Ezenler için zafer sayılırken ne yazık ki ezilenler için bir vahşet olacak. Milyonlarca kişiyi öldürdüğünüz için kahraman ilan edileceksiniz. Tek kişi ölünce katil olursunuz halbuki. Açlık, sefalet, savaşın bütün bu kalıntıları... Savaş çıkarmak için tank tüfek üretmek için paraları var ama açları doyurmak, yoksulları barındırmak için paraları yoktu her nedense... Bizler fahişelik için eğitiliyorduk. Janin, Rita, Offred, Moiyra hepimiz birer köleydik. Hepimizin birer de eğiticisi vardı. Lidya teyze, Elizabeth teyze ve Serena Joy. Serena Joy toplama kampındaki seks eğitmenimizdi. Irkçılık, kadın - erkek ayrımcılığı kadar kadını kadından yani insanı insandan ayırmak da tehlikeliydi. Eğlenmelik kadın, üremelik kadın, hanımefendi kadın, zengin kadın, taşralı kadın, şehirli kadın... Standart düzende her kadın yerini alıyor. HEP AYIRMAK peşindeler. TIPKI KOYUN gibi. "Gülmek istiyorum katıla katıla gülmek." (kitapta geçiyor bu söz) Bu sözden sonra iyice zaten koptum gerçekten de dünyada kadın hareketleri ve tüm kadınları düşündüm, üzüldüm neler çekmişler. Aşık olmayı, kahkaha atmayı unutmuşlar. Gerek Hiroşima'da yanan bir çocuğun, gerek New York'ta yıllar önce katledilen işçi kadınların, gerekse Hocalı 'da katliama maruz kalan Türk kadınının , Çin'de katledilen Uygur Türklerinin acısı olsun. Hepsini duymak hissetmek zorundayız. insanlara vahşet yaşatmak hakkınız değil. Kadınları zevk tacirliğinize alet etmekten bırakın artık. Kadınlar vazo değil at değil. Ata da böyle davranılmaz da yani damızlık değil. Yıllardır KADIN geçersiz yasa dışı sayıldı yeter artık. !!!!!! Bir başkaldırı, bir isyan artık kadere karşı koymalıyız. ( #130652628 ) Bütün ülkelerinkadınları tek bir amaç uğruna birleşin ! Kitapta geçen diğer bir kısım ise Yahudiler'in fırınlara konulup yakıldığından bahsetmiş. Yahudileri canavar ilan etmişler. AH ŞU 2.Dünya Savaşı. Korkunç kabus dolu yıllar. Bu kitabın bana öğrettiği şey FAŞİZM ve SİYASAL İSLAM' ın kadınları köle yaptığı oldu. İYİ Kİ SAĞCI değilim yoksa buna destek verirdim. :) Vermek zorunda kalırdım. iyi ki de ❤ATATÜRK❤ var. O olmasaydı ben de bir adamın seks kölesi idim. Kırbaç cezasına çekilirdim. Belki de idam edilirdim. Kitap sonlara doğru çok güzeldi. Cümleler mükemmel, tespitler, felsefesi mükemmel. Edebiyat ve kurgu da çok güzel. Çeviren iyi iş çıkarmış olmalı. Cümlelerin hepsini paylaşmam mümkün değildi. Ama inanın o derece içimden geldi. Kadın düşmanlığı ve ataerkillik çok güzel işlenmiş. Bu kitaba benzer kitaplar okumak daha çok istiyorum. Şu incelemeyi de bırakayım : #127225809 Bütün bunlar romanda geçiyor sadece, gerçek hayatta yok diye savunmaya geçenler olursa şuraya da videoları bırakayım yeterli olur sanırım. youtu.be/OCKCyKgR_A4 youtu.be/5LXipTg0ulU youtu.be/AuANt1zvX9k
Edebiyat
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,7bin okunma
··
6,1bin Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.