Kusurlu olan Tanrı değil, O'na inanan beyinler :)
Puan vermedi·296 syf.··
2021 617. kitabı
. Bu kitabı okuyanlar William Shakespeare 'in Kısasa Kısas kitabını da mutlaka okusun. Bağlantılı benzer kitaplar. Aynı şekilde o kitabı okuyanlar varsa bunu da okusun. Kurgusu durgun fakat anlatımı bir o kadar keskin ve etkili muhteşem bir eser. Bütün psikolog ve hukuk adayları mutlaka bu kitabı okumalı. Okurken hiç sıkılma hissetmedim. İyi - kötü, yalnızlık, sosyal ilişkiler , ayrımcılık gibi bir çok konuya değiniyor. Suç ve Ceza 'daki Raskolnikov nasıl benim ruhuma derin etkilerde bulundu ise bu kitaptaki mektupların sahibi de bana aynı şeyi yaşattı. O kadar güzel cümleleri vardı ki hepsini paylaşmak her zamanki gibi mümkün değildi. Kitaptaki iç hesaplaşma,  vicdan muhakemesi Bir Noel Şarkısı'ndaki iç hesaplaşmaya çok benziyordu. Kitapta Sosyalizmi öven cümleler çok vardı. Bayıldım. Mektupları yazan karakterin bir köye yaptığı ziyarette bütün köylülerin ihtiyacı olduğu kadarını toprağa ektiğini belirtmesi bana Yeteri Kadarsa Çoktur kitabını hatırlattı. Kitaptaki yan karakterler Agatha ve Ernest. Bir de çok şaşırdım bir Türk 'ten bahsetmiş. Safiye karakteri. Che Guavera'lar , Pir Sultan Abdal'lar barındıran asi ve isyancı ruhum sistemi için çok ciddi endişe ve üzüntüler taşıyan beni yetiştiren annem tarafından verilen mükemmel bilincim bu kitapla daha çok alevlendi ve pekişti. Şeriatı yerin dibine sokuyor ve kadın erkek eşitliğine destek cümleler içeriyor kitap. Safiye babası Türk annesi arap bir kız. Paris'e işlediği bir suç karşıtı sürgüne gidiyordu. Türkiye 'yi baya bir eleştirmiş İncelemeye başlayalım bakalım. William Blake Cennet ve Cehennem'in Evliliğin'de diyordu ki, Ardından sordum: ‘Bir şeyin öyle olduğuna duyulan sarsılmaz inanç, o şeyi öyle yapar mı?’ Yanıtladı: ‘Tüm şairler bunun böyle olduğuna inanır, ki imgelem çağında bu güçlü inanış dağları yerinden oynatmıştı; fakat pek çok insan, herhangi bir şeye güçlü bir inanç besleyebilme yeteneğinden mahrumdur.’ Herkesi aynı kalıba sokmaya çalışan , insanı ot yerine koyan aygıtsal dogma bir sistemi eleştiren cümleler göreceksiniz cümlelerde. Bilimi öven , dogmayı, batıl inançları eleştiren cümleler var kitapta. Bu kısımlara bayıldım . Bu hayatta neden herkesin bir sosyal statüsü var? Ya da tanrının verdiği farklılıklar neden hilkat garibesi olarak adlandırılır? Ruhlar neden delirir ? Sevgiyi iyi almayan ruhlar delirdiği zaman bu suç mu? Ya da suç kime ait? Karakter hakkında biraz spoilera kaçmayacak bir bilgi vermem gerekirse mektupları yazan kişi bir nört öğrenci. Hayatı hep ders çalışmakla ,kaliteli bir akademik eğitimle geçmiş. Sıkı bir disiplinle büyümüş. Elizabeth'in mektupları üzerinde kurgulanan cinayet olayı hem durgun hem de içinde çokça ders barındırıyor. Ruhlar neden ıstırap çeker? Bir beden ruhu ile uyumlu ise mutluluk tepkileri verir. Eğer ruhu bulunduğu durumdan , mekândan rahatsız ise ve ayrıca karşılaştığı ani bir beklenmedik olay mevzubahis ise mutsuz olur ve bedeni de durgunlaşır. Ruh ölümsüz olmasına rağmen hasta olur. Buradaki hastalık iyi olmama hâli anlamında. Hilkat Garibesi ? Siz Tanrı'nın yerinde olsaydınız kutsal kitaplarınızda öve öve bitiremediğiniz insanoğlunu eksik ya da kusurlu yaratır mıydınız? Ki ben onların kusurlu olduğunu iddia etmiyorum. O bu dünyaya gelirken buna mecbur muydu? Kitaptaki en beğendiğim söz "zorba ve zalim yaratıcım" oldu. :) Neden herkes tekdüze ve kesintisiz bir şekilde hayatına devam ederken bu "hilkat garibesi " denilen insanlar muhtaç ve aciz durumda kalmak zorunda? Geçmişte bu insanlar cadı diye kazana koyup yakılıyordu üstelik. Tanrı o zaman nerede idi? Uyuyor muydu? Vicdan muhakemesi yapmak nedir ? Siz bilir misiniz? Bilemezsiniz. Çünkü siz en sevdikleriniz ve en güvendiğiniz insanlar tarafından darbe yiyip bir de bunun üstüne görünmez bir güce sığınmak zorunda kalmadınız. Elizabeth, William, Justin esas suçlu kim? Bir toplum düşünün, TEK TANRILI bir dine inanıyor ve başlarına ne gelirse gelsin TANRI yaptıysa hak etmişizdir diyor, işleri yoluna koymak için kılını kıpırdatmıyor. Tanrının yasalarına öyle güveniyorlar ki HUKUK yasalarını geliştirmek gereği hissetmiyordu. Mükemmelik hastalığı içinde yarattıkları sistemde tanrı yaptıkları bütün o kutsal putlar, putlaşmış hissiz fetişler ; insanı bir kafese kapatarak yavaş yavaş ruhuna ağır bir zehir akıtıyor. İnsana ve insanın ruhuna inanmayanlar tanrı gibi bir bilinmeze inanıyor ve ondan insan ruhları için hidayet istiyordu. Barbarlık,savaş ve katliam yayıyorlardı. Tanrı sırf sizi hayvanlardan üstün yarattık dediği için kendini üstün zanneden bir gerizekalıdır insanoğlu. Gösteriş olsun diye bir maymun taşıyordu adamın biri ve maymundan dirhem dirhem bilge olduğu için kibirlendi, ve yedi adamdan çok daha bilge olduğuna inandı zavallı. *William /Blake Cennet ve Cehennemin Evliliği Şu incelememi okuyun : #119588842 Nil Abla'nın incelemesini de okuyun : #92424031 Özet olarak lafın kısası ve özü olarak bir iki cümle yazalım. Hani şöyle derler, Tanrı kusurludur, çünkü onu insanlar yaratmıştır. Dinciler de şey der Tanrı kusursuzdur fakat insanı da özene bezene yarattı bir kusuru varsa da şükretsin. Onu yaratmış ona tapınsın. Kusurlu olan hilkat garibeleri değil sizin acınası hasta ruhunuz. Sürekli insanları dışlamak ayırmak aşağılamak için yer arayan kişiliğiniz. Kusurlu olan sistem değil sistemi var edenler. Kusurlu olan Tanrı da değil ona inanan cahil beyinleriniz. Ona kusursuzluk atfeden sizlersiniz. Oysa ki Tanrı insanların sempati ve sevgisine muhtaç bir aciz sadece. :) Neyse ki dinci de değilim koyu bir sağcılığım da yok.Olsa idi olmayan beynim için ağlamak zorunda kalabilirdim. .. Kitabın içinde idim sanki çok güzeldi. Sürükleyici. Olayların süre gelişi vesayre.. hakkında daha fazla bilgi vermek istemiyorum heyecanı kaçmasın.
Edebiyat
FrankensteinMary Shelley · Dex Kitap · 201821,8bin okunma
·
424 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.