·80 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Ocak 2017 17:20 Dikkat spoiler içerir!
Yusuf Güroğulları'nın ilk kitabı olan Düş Sarısı ile karşınızdayım. Dört tane öyküden oluşan bu kitapta aşkın enginliğini okuyucularının önüne sunmuş yazar.
Aşk duygusunun kişiden kişiye değiştiğini düşünenlerdenim. Kimine göre basit bir ilişkiden ibaret olan aşk, kimine göre de hayatın kendisi olmuştur.
Bu dört tane öykünün içinde de aşk kavramı sıkılıkla karşımıza çıkar. Kimi öykülerde ilahi aşk, kimi öykülerde ise kişinin ruhuna duyulan aşk...
İlk öykünün ismi Boloş'tur. Boloş köyünde yaşayan Hacı'nın köyündeki insanlar için yaptıklarını anlatır. Hacı her zaman ilahı aşkla çalışıp kimsenin hakkını yemeden elindekilerle geçinip gider. Köylüler onun bu kadar çalışmayla zengin olacağını söyler. Fakat o her zaman çalıştığını başkalarıyla paylaştığı için o maddi zenginliğin tadını çıkarmamıştır ama manevi zenginliği iliklerine kadar hissetmiştir.
Hacı ansızın öldüğünde ruhunu teslim etmenin mutluluğu yüzüne yansımıştır. Artık eve karısı bakmaktadır. Misafirleri de o ağırlar. Fakat o öldüğünde artık Boloş köyünün sakinleri derin bir yas içinde kalırlar.
İkinci öykü Düş Sarısı'dır. Bu hikaye beni derinden etkiledi. Okuduğumda sanki boğazımda bir düğüm olduğunu hissettim. Ali Kerem yalnız yaşayan yalnızlığı seven biridir. Hayatı işe gidip gelmekle bir de evde kendince yazılar yazarak geçirir durur.
Bir gün parka sonbahardan dolayı dökülen yapraklara takıldı gözü. Onu o rüyadan telefonun sesi uyandırdı. Arayan liseden arkadaşı Cemil'di. Onunla buluşmak istediğini söyledi o da telefonu kapatmak için tamam deyip kısa kesti konuşmayı. Cemil ile buluştuğunda Cemil'in kendisinden istediği rica karşısında ilk başta afalladı. Ne diyeceğini bilemedi. en sonunda 'tamam gelin' demek durumunda kaldı. Üniversitede okuyan Cemil'in kız arkadaşı ve kız arkadaşının en iyi arkadaşı Erzincan'a gelmişlerdir ama kalacak yerleri yoktur. Cemil de Ali Kerem'den bir günlüğüne onda kalıp kalamayacaklarını sormuştu.
Cemil'e evin adresini verdikten sonra eve gitti. Evi düzenledi ve misafirlerini bekledi. Cemil ve sevgilisi Miray,Ali Ekrem'in odasında ; Şehper ile Ali kerem ise salonda uyudular. Fakat Ali Kerem'in uykusu kaçınca yazı yazmak için masasına geçerken birden Şehper'in battaniyesinin üstünden düştüğünü görür ve üstünü örtmek için yanına gider. Tabi bu kızı uyandırır ve Ali Kerem özür diler. Zaten Şehper'in de uykusu yoktur.
Şehper çok üzgündür. Ali Kerem'e hayat hikayesini anlatmaya başlar. Öz dayısının ona tecavüz ettiğini, erkeklerin onun ruhunu değil dış güzelliğini gördüğünü söyler. Çok sevdiği sevgilisi onun tecavüze uğradığını öğrendiğinde ondan soğur ve ayrılırlar.
Ali Kerem bu durum karşısında çok üzülür ve onun gözyaşlarını siler. Ertesi gün gittiklerinde Ali Kerem parktaki yaprakları düşünür. Sarı yapraklar...
Ali Kerem arkadaşından Şehper'in telefon numarasını ister. Arkadaşı onu uyarsa da dinlemez ve Şehper'e mesaj atar. Şehper güz yapraklarıyla gelen sarı yapraklardır. Yani onun Düş Sarısıdır.
Şehper ile Ali Kerem sevgili olduklarında çok mutlu olurlar. Şehper Erzincan'a ; Ali Kerem de Ağrı'ya onu görmeye gider. Fakat artık mesajlarda soğukluk olduğunu anlayan Ali Kerem Şehper'e bir şey olup olmadığını sorar. Şehper'de ona ayrılmak istediğini söyler. Aşık olduğunu sandığını ama aşık olmadığını anladığını söyler. Artık Düş Sarısı gitmiştir....
Çok yakın arkadaşı olan Şair, ona sen onun ruhunu tamir etmek istedin o da korktu ve kaçtı der. Bir ay sonra yine mesaj atsa da Şehper onun hayatından çıkmasını ister. Ama Şehper hala onun Düş Sarısıdır..
Üçüncü öykü Istırabınızı Göğsümde Hissediyorum adlı öyküdür. Bir adamın annesi için çırpınışlarını anlatır. Elindeki parası o kadar azdır ki sadece annesinin yanına gidebilir ama onun için çalışması da gerekir. Annesine bakacak kimse yoktur. Ne yapacağını bilemez sadece onu dinlemek durumunda kalır. Istırabınızı kalbimde Hissediyorum...
Son öykü ise Kimse Kimsenin Kalbini Sormuyor Sevgilim adlı öyküdür. Maddi durumu kötü olduğu için yıllar önce sevgilisini terk etmişti. Bir gün onun o güzel ellerini rüyasında gördü.Ona mektup yazıyordu.'Neden beni terk ettin?' Artık insanların derdi paradan başka bir şey olmayan bu dünyada onu özlüyordu. Kimse Kimsenin Kalbini sormadan, hayatlarına devam ediyorlardı.