1984
KİTABIN İLK 100 SAYFASINDAN SONRA OKUYAMADIM. ÇOK FAZLA DETAY KULANMIŞ. BİLİM-KURGU TARZINDA FENA DENMEYECEK KADAR İYİ. ASIL OKUYAMAMA NEDENİM İSE BU TARZ KİTAPLARI, FİLMLERİ OKUMUŞ OLMAM, İZLEMİİŞ OLMAMDAN KAYNAKLIDIR. KİTAP GENEL ANLAMIYLA OTO-KONTROL SİSTEMİNİ HİÇ OLUŞTURMAMIŞ BİR SOSYALİST YAPIYI ANLATIYOR. ASLINDA BİZ BU SENARYOYU HAYVAN ÇİFTLİĞİNDE DE GÖRMÜŞTÜK. HAYVAN ÇİFTLİĞİ KİTABINDA OLAYLAR KRONOLOJİK BİR BİÇİMDE İLERLERKEN, BURADA İSE SOSYALİMİN HAKİM OLDUĞU BİR YAPIYI ELE ALIYOR. KİTAP ASLINDA OTO-KONTROL SİSTEMİ OLMAYAN SİSTEMLERİN NASIL DA BİRER CANAVARA DÖNÜŞTÜĞÜNÜ ALARM VERİR ŞEKİLDE UYARIDA BULUNUYOR. DEDİĞİM GİBİ EĞER BU KİTABI 8-9 SENE ÖNCE OKUMUŞ OLSAYDIM BELKİ O ZAMAN BANA ÇEKİCİ GELEBİLİRDİ. FAKAT O KADAR BİLİM-KURGU TÜRÜNDE ESER İNCELEDİĞİM İÇİN BANA PEK İLGİ ÇEKİCİ GELMEDİ. BUNA BENZER KİTAP-FİLMLER NEDİR DERSENİZ?
- AÇLIK OYUNLARI
- YÜZDE 3
- THE 100
- 2049 BIÇAK SIRTI
- THE RAİN
BU VE BENZERİ YAPITLARI İZLEDİĞİMDEN DOLAYI AÇIKÇASI İLERLEYEN KISIMLARDAN SONRA KİTAP BAYDI. TABİ Kİ DE BUNU SADECE BİLİM-KURGU KİTABI OLARAK GÖRMEMEK LAZIM. BELKİ DE KENDİ ZAMANIN EN İYİ BİLİM KURGU KİTABI OLABİLİR AMA 2021 İÇİN FAZLA DETAYCI GELDİ BANA. AMA O ŞARTLARDA O ZAMANA GÖRE MÜKEMMEL BİR BETİMLEME YAPTIĞI KESİN. BUNUN İÇİN GEORGE ORWELL’ İ TEBRİK ETMEDEN GEÇEMEYECEĞİM. SON OLARAK ÇEVİRMEN CELAL USLU’ NUN KİTAP DEĞERLENDİRMESİNİ DE EKLEMEK İSTİYORUM.
Büyük gözaltı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’te anlatılan toplum düzeni, bir “büyük gözaltı”dır. Güç ve iktidarın sınırsızca uygulandığı, bel¬lek, düşünce, dil ve aşkın iğdiş edilerek özgürlüklerin tümden ortadan kaldırıldığı bu “büyük gözaltı”nı en sağlıklı yorumlayanlardan biri de kanımca, Erich Fromm’dur:
“George Orwell’ın Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’ü, bir ruh halinin dile getirilmesi ve bir uyarıdır. Dile getirilen ruh hali, insanoğlunun geleceğine ilişkin handiyse bir umarsızlık, uyarı ise, tarihin akışı değişmediği sürece dünyanın dört bir yanındaki insanların en insani niteliklerini yitirecekleri, ruhsuz otomatlara dönüşecekleri, üstelik bunun farkına bile varmayacaklarıdır. (...) Orwell, öteki olumsuz ütopyaların yazarları gibi, bir felaket kâhini değildir. Bizi uyarmak ve uyandırmak ister. Hâlâ umudu vardır; ama Batı toplumunun daha önceki evrelerindeki ütopyaların yazarlarının tersine, umarsız bir umuttur bu. Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, bize, bu umudun ancak, bugün tüm insanların karşı karşıya oldukları tehlikenin, bireyselliği, aşkı, eleştirel düşünceyi tümden yitireceği gibi... bunun ayırdına bile varamayacak bir otomatlar toplumu olup çıkma tehlikesinin farkına vararak kavranabileceğini öğretir. Orwell’ın bu yapıtı gibi kitaplar güçlü birer uyarıdır; okuyucu, Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’ü, yüzeysel bir biçimde Stalinci barbarlığın bir başka tanımlaması olarak yorumlamakla yetinir ve bizi de [Batı] kastettiğini görmezse çok yazık olur...”