BEYAZ DİŞ
Beyaz diş kitabı yeni doğan bir yarı köpek(annesi), yarı kurt(babası) yavrusunun başından geçen olaylara değiniyor. Kitap yavrunun önce annesi ile geçirdiği zamanı sonrasında ise başka sahipleri tarafından geçirdiği zamanı, nasıl yaşadığını vs. anlatıyor.
Beyaz Diş kitabının başı sonlara nazaran çok sıkıcı geçse de ilerleyen süreçlerde daha da heyecanlı bir hal alan kitap, resmen sizi bırakmak istemiyor. Hani sorsanız sen kitapla ilgili ne aldın diye; küçük bir yavrunun zorluklara göğüs gererek ne denli güçlendiğini, acılara rağmen yaşama isteğinin asla kırılmadığını görmek beni bir hayli şaşırtmıştı. Her zaman tek başına kalışını anlamak ise sınırları zorlayan bir durum. Çünkü bir insan ne kadar kendi kedime yetiyorum dese bile asla zorluklara tek başına göğüs geremez. Diyeceksiniz ki bu hikâyede bahsedilen kişi bir insan değil bir kurt evet ama yazar burada bir kurt üzerinden bize mesaj vermek istiyor. İnsan aslında çektiği acılara gösterdiği direnç kadar kıymet ifade eder demek istiyor. Devamında kurdun mücadeleci ruhu beni hayli bir etkiledi. Her zorlukta ve şartta olayları kendi lehine çevirmeyi başarıyor. Kurt bunu da yavru iken ormanda geçirmiş olduğu vahşi ortamın tecrübelerinden faydalanarak yapıyor. Belki de bu diğer rakiplerini alt etmekte kendisine büyük bir fayda sağlıyor. Dış Görüşünü bir köpeği andırsa da içgüdüleri bir kurda ait olan beyaz diş, bir formda iki hayvanı oynamak zorunda kalıyor. Bir köpek gibi yaşaması ama öte yandan da bir kurt gibi düşünmesi… Duruma göre karakter geçişi yapan beyaz diş, bir köpek gibi yiyip içerken bir kurt gibi de çevik ve kurnaz olabiliyor. Bazen güneyde sıcak güneş vücudunu kavurup bunalttığında kuzeyin soğuk ve beyaz karlarını özlerken, bazen de sahibi onu sevsin diye fıtratına ters olsa da yanına