Gönderi

Şeker Portakalı
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2021 28. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2021 21:55
ŞEKER PORTAKALI Başta bu kitabı sağda-solda herkesin neden durum yapıp paylaştığını, aslında biraz abartıldığını düşünüyordum. Hatta herkesin bu kitabı okuduğunu gösteren bir resim paylaşınca, sanki kendilerini edebiyatın kralı veya kraliçeleri zannetmelerini görmek beni iyice soğutuyordu. Ne zaman ki bu kitabı alıp “insanlar neden bu havalara giriyor” dedim ve okumaya başladım kitabın gerçekten de abartılmadığını gördüm. Tabi ki bazı insanlar içerisindeki mesajları görmeyip, sırf popülitesi var diye okuyorlar. Ama kitap harbiden de okunması gereken kitaplardan. Bu kitabı büyükler mi okumalı yoksa küçükler mi derseniz. Ben 11-16 arası için tavsiye etmiyorum. Ama 16’ sını doldurmuş gençlerin okuyabileceğini düşünüyorum. Özellikle evli ve büyük insanların okumasını tavsiye ederim. Vasconcelos akıcı denilecek bir biçimde romanı Zeze’ nin ağzıyla önemli mesajlarla okuyucusuna aktarıyor. Kitap, 5 yaşındaki Zeze adlı bir çocuğun başından geçiyor. Çocuk doğruları ve yanlışları bilmediği için insanlardan değil de hayattan tokat yiyor. Küçük yaşına rağmen okuma yazmayı kendisi öğreniyor. Bunu nerden öğrendiğini sorduklarında ise bilmediğini söylüyor. Çok zeki bir çocuk olan Zeze bir hayli yaramazdır. Hatta kendisine “sen şeytanın vaftiz oğlusun” dediklerinde buna alınmıyor, hatta benimsiyordu. Zeze özünde iyi bir çocuk olup hayatın gerçekleri karşısında hep yanlış şıkkı işaretlemiştir. Bunun nedeni ise henüz doğruları ve yanlışları bilememesindendir. Kitapta belli başlı olaylar üzerinde vurgu yapılmıştır. Bunlar; açlık, fakirlik, kavga, aile içi şiddet, paylaşma, empati, dostluk, bağ, küçük yaşta çalışma vs. gibi konulardır. İlginç bir şekilde Bir portakal ağacı fidanı ile konuşan hatta dertleşen Zeze ilk dostu olarak onu seçiyor. Çünkü Zeze’ yi o yaşta kimse arkadaş olarak görmüyor. Ardından şarkı satan bir adamla tanışıyor ve hayatı az da olsa öğreniyor. Kendisine yaşı sorulduğunda genelde yalan söyleyerek yaşının 6 olduğunu söyler. Bunu da insanların onun düşüncelerini, bedeni gibi küçücük görmelerini istememesindendir. İlerleyen safhalarda arabalara tutunan Zeze, kasaba hiçbir çocuğun cesaret edemediği Portuga’ nın arabasına tutunmak isteyince olanlar oluyor ve Portuga Zeze’ nin hiçte yabancı olmadığı dayaklardan birini atıyor. Sonrasında öfkelenen Zeze onun bir gün öldüreceğini söyleyerek yeminler ediyor. Daha sonra arkadaş olan bu ikili bu bağı da geliştirerek gerçek iki dost oluyorlar. Portuga Zeze’ nin düşüncelerini duydukça onun çok zeki bir çocuk olduğunu anlıyor. Sadece zeki olduğunu değil aynı zamanda şefkate çok ihtiyacı olan bir çocuk olduğunu da anlıyor. Ona her seferinde şefkatle davranan Portuga belki de onun hem dostu hem öğretmeni hem de babası oluyor. Finalinde ise Sadece Portekizli dostunu değil aynı zaman da arkadaşı Minguinho’ yu, hayallerini çocukluğunu da kaybediyor. Şu cümle de belirttiği gibi “Luis o küçük beyaz çiçeğin vedamız anlamına geldiğini bilmiyordu.” Başka bir kısımda ise Zeze’ yi anlamayıp sürekli döven insanlara, üzerinde uzun uğraşılar verdiği ama yapmasına izin vermeyip kırıp attıkları balonunu gönderme yapıp “Anneciğim keşke hiç doğmasaymışım. Balonum gibi olsaymışım” der. En son ise bunların hiçbirine dayanamayıp, (en çokta Portuga’ nın ölümüne) hastalanır ve iyileşmemek ister, günlerce yemek yiyemez, konuşamaz, onun bu durumunu gören mahalleli kendisini ziyarete gelir ve hiç istemedikleri kadar ondan iyi olmasını isterler. Zeze iyileşir ve hayatına başka bir şehirde babasının usta başı olduğu bir yerde yaşamaya başlar. Sevgisizliğin Zeze’ yi neye dönüştüreceğini kestirmek zor değil. Ama sonradan Zeze’ye gösterilen ilgi, alaka, sevgi belki de onu gerçekten hayallerindeki gibi büyüdüğünde güçsüz insanlara yardım eden bir insan yapacak. Küçük bir çocuğa sevgi, şefkat ve merhametle muamele etmenin ne derece önemli olduğunu görmek, bilmek gerekir. Onlar bizim yarınlarımız, geleceğimiz. Hem ne demişler “Rüzgâr eken, fırtına biçer.” KİTAPTA GEÇEN KAVRAMLAR VE DİYALOGLAR Açlığı: • “Evimiz öyle fakirdi ki tasarruf yapmayı erkenden öğreniyorduk.” Kavgayı: • “Kavga çok hoşuma gidiyordu. Kadının güm diye yere yuvarlandığımı işitmek için karnına bir kafa atmak geçiyordu içimden.” • “Anlıyor musun, Minguinho! Kavga sevmem ben. Kızgınsan bunu hemen söylemen en iyisi olur.” Aile içi Şiddeti: • “Ama yine de babam beni bu kadar kötü dövmemeliydi. Noel’de, istediği zaman beni dövebileceğini söylemiştim, ama bu kadarı fazlaydı.” • “Babam, Totoca’yı hiç dövmezdi, beni döverdi yalnızca. Çünkü kötü olan her şey vardı bende!” Paylaşmayı: • “Evet efendim. Dorotília benden de yoksul. Zenci ve çok yoksul olduğu için öbür çocuklar onunla oynamayı sevmiyorlar. O da hep bir köşede oturuyor. Bana aldığınız böreği onunla paylaşıyorum.” • “Çünkü annem bize, fakir olsak da elimizdekini bizden yoksullarla paylaşmamızı öğütlerdi.” Dostluğu: • “Söylesene Sivrisinek. Kaç yaşındasın?” “Gerçek yaşımı mı, yalancısını mı?” “Gerçeğini elbette. Yalancı bir dostum olmasını istemem.” • “-Dostuz biz, çok çok dostuz, değil mi?” -Elbette. • “Biz iki dostuz, değil mi? Erkek erkeğe konuşacağız.” Küçük yaşta çalışmak: • “Hayır, teşekkür ederim, Bayan. Ben yalan söylemiyorum. Noel günü çalışmak için insanın gerçekten paraya gereksinme duyması gerekir.” KİTAPTAN ALINTILAR 1. “İşte bu yüzden, bence bebek İsa sırf dikkat çekmek için fakir doğdu. Sonra bir tek zenginlerden hayır geldiğini gördü.” 2. “Fabrika bir ejderhaydı; her sabah insanları yutan, akşamlarıysa yorgun insanları kusan bir ejderhaydı.” 3. “Acı çekmek ne demekmiş şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insan sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteği bile söndüren bir şey.” 4. “Hiç korkma. Öyle uzaklara gitti ki dönüş yolunu bir daha asla bulamayacak.” 5. “KÜÇÜK ÇOCUKLARA HER ŞEYİ NEDEN ANLATMAK GEREK?” 6. “Hakikaten de sevgili Portuga, bana her şeyi çok erken anlattılar.” HOŞÇA KAL
1000Kitap
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,2bin okunma
·
1 +1'leme
·
257 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.