·152 syf.····Okunma: 27 Temmuz 2021 22:17 Kitabı okuduğunuzda çok fazla düşünce esir alıyor benliğinizi. İncelememi hiç siyasete, yönetime, kapitalizme, sosyalizme çekmeyi düşünmüyorum. Zaten, kitabın arka kapağında bile bir politik taşlama olduğu yazıyor. Bunun için küçük bir özet geçeyim.
Beylik Çiftliği'ndeki ayaklanma, Koca Reis diye adlandırdıkları bir domuzun son sözlerinden birkaç gün sonra gerçekleşiyor. Bu ayaklanma sonrasında koca bir çiftlik hayvanların eline kalıyor. Yöneticileri domuzlar olarak seçen hayvanlar yaşamlarını sürdürmeye başlıyorlar. İnsanlara büyük bir nefret duyarlar, insanların hayvanlara yaşattığı iş ve yemek arasında giden hayatı benimsemedikleri içindir bu nefretleri. İlk başlarda "Bütün hayvanlar eşittir" sözüne sadık kalarak hayatlarını devam ettirirlerken, bu söz zamanla "Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir." olarak değişir. Cümleden de anlaşılacağı üzere üstünlükler ortaya çıkar. Gözleri kör edilmiş hayvanlar, sadece üstün olanların emirlerine uyarak bütün bir ömürlerini geçirirler.
Kitabın son paragrafını paylaşayım sizinle: Artık domuzların yüzlerinde ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirinden ayırt edemiyorlardı.
Keyifli okumalar.