Kalp düşünebilseydi atmaktan vazgeçer miydi?
Puan vermedi·680 syf.··
2021 64. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2021 08:55
Şu yeryüzünde düşünen, soran, sorgulayan insanların biricik derdinin ne olduğunu sorsalar “anlamak” derim. Doğrusu her kim olursanız olun düşünüyorsanız yaşamı, doğayı, varoluşu, iyiliği, kötülüğü, sevgiyi, aşkı, yalnızlığı anlamak için sormaya ve sorgulamaya başlıyorsunuz. Sorguladıkça sıkıntılarınız, ıstıraplarınız ve huzursuzluklarınız artıyor. Bu gerçeğe, Portekiz ve dünya edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Fernando Pessoa’nın “Huzursuzluğun Kitabı”nı okurken bir kez daha şahit oldum.   • • • Zira Pessoa da kitabında, “Anlamak için kendimi yok ettim”  diyor. Gerçekten de yazar, kırk yedi yıllık yaşamında kendini “anlamak” için yirmi yedi bin sayfa kaleme alıyor. Kahramanı Bernardo Soares’in ağzından yaşamın anlamını ve varoluşu sorguluyor. Yalnızlığını, umutlarını, umutsuzluklarını, korkularını, acılarını, inançlarını, mutluluğunu ve mutsuzluğunu bir bir ortaya koyuyor. “Bu hiç hayatı olmamış bir adamın biyografisidir” sözünde de ifade ettiği gibi adeta içini dökerek “kendini kendine itiraf” ediyor. Günlükler şeklinde kaleme aldığı yazılarında herhangi bir sansüre tabi tutmadan sizi ruhunun dehlizlerinde, zihninin ve kalbinin arka odalarında dolaştırıyor. • • • Öyle ki “Hayatı bir han olarak tahayyül ediyorum” diyen Pessoa, sizi kendi iç dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculuk esnasında öyle veciz sözler söylüyor ki o sözleri günlerce düşünmeden kendinizi alamıyorsunuz.  Yaşama ve insanlara dair sözlerini okudukça bazen umutlanırken, bazen de umutsuzluğa kapılıyorsunuz. Bu yönüyle kitabı okurken kendinizi tam bir gelgitler ve çelişkiler yumağı içerisinde buluyorsunuz. Zaman zaman kışkırtıcı, zaman zaman da tutarsız ve negatif ifadeleri okurken yorgun düşüyorsunuz. Yazarın bazen depresif, bazen de melankolik düşünce dünyası sizi sarsıyor ve sallamaya başlıyor. Onun huzursuzluğuyla sizin de huzursuzluklarınız artıyor. O nedenle bir yanınız kitabı bırakayım artık derken, diğer yanınız da hayır devam etmeliyim diyor. Velhasılı, ne düşünürseniz düşünün kitabı bir kere elinize aldığınızda bir daha bırakamıyorsunuz. • • • Kitap; aforizmaları, soruları, sorgulamaları ve gelgitleriyle bir yönüyle Nietzche’yi, bir yönüyle Camus’u, Sarter’ı, Kundera’yı, bir yönüyle de Atay’ı ve Atılgan’ı çağrıştırıyor. Tüm bu yönleriyle “Huzursuzluğun Kitabı”nı okumayı düşünen okurlar var ise zamanlamayı çok iyi seçmelerinin gerektiğini düşünüyorum. Özellikle zamanlama iyi seçilemediğinde hem kitaba odaklanma güçlüğü yaşanabilir, hem de yazarın ruh haleti insanın huzursuzluğunu artırarak psikolojisini olumsuz yönde etkileyebilir. Ben bu riskleri de göz önünde bulundurarak kitabı okurken mümkün olduğu kadar dış dünyadan kendimi soyutlamaya çalıştım.  Kitabı bitirdiğimde inancı anlamak için inançsızlığın, umudu anlamak için umutsuzluğun, sevgiyi anlamak için nefretin, iyiliği anlamak için kötülüğün, huzuru anlamak için de huzursuzluğun nedenlerini neden çok iyi bilmemiz gerektiğini daha iyi kavradım. • • • Gerçekten de “Huzursuzluğun Kitabı”nı okumak birkaç günde okuyup sonlandırılamayacak kadar uzun bir yolculuk. Kitabın her bir sayfasında yoğun anlamlar içeren, altını çizdiğim o kadar çok cümle oldu ki aklımda kalanların çoğu hala zihnimde yankılanmaya devam ediyor. O nedenle 675 sayfa gibi büyük bir hacme sahip bu kitabın, zamana yayılarak sindire sindire okunmasının daha yararlı olacağını düşünüyorum. Şiirsel, anlaşılır ve sade bir dile sahip bu kitabı okumayı düşünen okurların, yukarıda ifade ettiğim eleştirileri de dikkate alarak okumaya karar vermelerini öneririm.       Sahi, “Hissetmek ne renktir acaba” hiç düşündünüz mü? Ya da günümüzdeki kötülükleri gördüğünde, “Kalp düşünebilseydi, atmaktan vazgeçer miydi” sorusu hiç aklınıza geldi mi? “Belki de bir gayret gösterip şu biricik, benzersiz işe girişmenin zamanı gelmiştir: hayatımızı gözden geçirmek.” Ne dersiniz? Keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 202514,5bin okunma
··
33,3bin Gösterim
9 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Geçtiğimiz ay okuduğum ve hakkında inceleme yazdığım, benim başucu kitabım :) Muhteşem bir inceleme olmuş. Kitabı okumamış olsaydım bu incelemeden hemen sonra kesinlikle okurdum. Yüreğinize sağlık 🙏🏼 "... yaşamak düşünmemektir"
nalkan
Gönderi Sahibi
Uzun zamandır okumak istediğim ama hep ertelediğim bir kitaptı. Doğrusunu söylemem gerekirse ben sizin incelemenizi (#129700870) okuduktan sonra cesaretlenerek okumaya karar verdim. Hem emek vererek yazdığınız incelemenizden, hem de bu güzel yorumunuzdan dolayı çok teşekkür ederim.🙏 Keyifli okumalar dilerim.📚
Çok güzel bir inceleme olmuş elinize sağlık 👏🏻
O kadar haklısınız ki zamanlama çok önemli. Ben biraz yanlış bir zamanlamayla başladım sanırım garip bir şekilde okudukça seviyor insan bir şekilde kendini okutturuyor. Kesinlikle 2-3 gün içerisinde okunup geçilicek bir kitap değil :) günlere yayılmalı. Son 100 sayfam kaldı sanırım bende çok beğendim.
nalkan
Gönderi Sahibi
Aynen ifade ettiğiniz gibi bu kitabı okurken seçilecek zaman çok önemli. Ayrıca bir kaç günde okuyup bitirmek yerine yine zamana yayarak okunmalı diye düşünüyorum.👍Keyifli okumalar dilerim.📚
Kitaba henüz yeni başladım. Biraz yorum okuyayım dedim ve sizin bu güzel dolu dolu yorumunuza denk geldim. Çok teşekkür ediyorum emeğiniz için 💐
nalkan
Gönderi Sahibi
Ben de çok teşekkür ederim.🙏 Keyifle okumanızı dilerim.📚
"Biran önce kitabı okumalıyım" dedirten bir inceleme olmuş, gerçekten emeğinize yüreğinize sağlık.
nalkan
Gönderi Sahibi
Bu güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim.🙏 Keyifli okumalar dilerim.📚
Reklam
Uzun zamandır incelemenizi yeni okuyorum yine muhteşem incelemerinizde en çok hoşuma giden yazar hakkında detaylı bilgiler vererek kitabı günümüzle harmanlayarak yorumlamanız takdire şayan okumuş kadar oluyoruz ellerinize emeğinize sağlık
nalkan
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim.🙏 Keyifli okumalar dilerim.📚
Emeğinize sağlık. Bu incelemeden sonra kitabı kesinlikle okuyacağım:)
nalkan
Gönderi Sahibi
Yorumunuz için çok teşekkür ederim.🙏 Kitabın hacimli olması, anlam yoğunluğu yüksek cümleler barındırması, yazarın zaman zaman tutarsız ve kendisiyle çelişen düşünceleri okurken insanı yoruyor. Bunları dikkate alıp kendinize en uygun zamanı seçerek okumanızı tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.📚