Gönderi

Puan vermedi·308 syf.··
2021 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2021 13:02
Postpartum Depresyon, Lohusa Depresyonu. İncelemeye başlamadan önce birkaç şeye değinmek istiyorum. Öncelikle yazarlara olan bakışımız çoğu kez bizi bazı kitaplardan mahrum bırakıyor arkadaşlar. Örneğin popüler diye uzak durduğum yazarlar var fakat eminim ki kitaplarından gerçekten güzel olanlar vardır. Ya da tıpkı Elif Şafak gibi yazarlara bakışımız... Kimi diyor ki para için yazıyor, kimi diyor ki biseksüelmiş falan filan... Tamam da bize ne? Kitabını satın aldığımız yazarlar tabi ki para kazanacak. Cinsel yönelimi de umrumda değil açıkçası. Beni ilgilendiren yazdığı kitaplardır. Ki Elif Şafak'ın kendine has, farklı bir üslûbu var, güzel kitapları da var. O yüzden bir kitap için nasıl kapağına bakarak karar vermek yanlışsa tıpkı bunun gibi yazarına, insanların kitap hakkındaki konuşmalarına bakmak da yanlış. Kimseye aldırmadan bir okuyun, kendi fikriniz oluşsun. Okumaktan zarar gelmez sanıyorum… Bir diğer konu ise bir kitabı okurken bizim içinde olduğumuz zaman, ruh hâli.. Postpartum depresyonla şu an uzaktan yakından bağım yok ama kitapta sadece bundan değil kadından da bahsediyor yazar. Bir çoğumuz gibi edebiyat tutkunu ya da yazar olan bir kadının, mesleğini önemseyen bir kadının nasıl evleneceği sorusu... Evlense iki tarafı birlikte nasıl idare edeceği konusu... Sorumluluk, benliğinden şüpheye düşme, anne olma isteği... Hepsi harmanlanmış. Ben de son zamanlarda bunları düşünüyordum ve kitabı okuyacağım zamanı iyi seçmişim gerçekten. Bir kitaba iyi veya kötü demeden önce bunu bir düşünün derim. Belki de zamanı değildir. Kitap gerçek tadı size daha uygun bir zamanda verebilir. Gelelim incelememize. Kitap otobiyografik bir roman. Elif Şafak'ın evlenmeden önceki yaşadığı ve düşündüğü bazı şeyleri, evlenip çocuk sahibi olma sürecini okuyoruz. Yazar özellikle lohusalıktan bahsederken geçmişten gelen birikimleri, batıl inançları da sorguluyor. Kitapta belki de en hoşuma giden şey kadın yazarların evliliklerinin, çocuklarının anlatılması oldu. Tolstoy’un eşi Sofya da var bu bölümde, Sylvia Plath de… Bir de İçimdeki Sesler Korosu var ki, her kadının sahip olduğunu tahmin ettiğim bir şey. Çünkü kadın o kadar kompleks bir canlı ki beynimizde konuşan, bizi yönlendirmeye çalışan, ordan oraya çeken bir şeyler var sanki. "Ev hanımı mı olacaksın? Ev, çoluk çocuk tüm vaktini alır, yazamazsın, kendini ihmal mi edeceksin? Tutkuların, hayallerin ne olacak?" diyen mi dersiniz. "Anne olmak istiyorum, aile kurmak istiyorum." diyen mi dersiniz. Daha birçok çeşit düşünce zihinlerimizde. Kolay değil. Hem fiziksel hem zihinsel olarak var olma arzusu duyuyoruz. Çalışırken bir eve bakmak, hele de zor bir işte çalışıyorsanız gerçekten zor. Belki sadece birini seçmeliyim diyorsunuz ama o karar da öyle kolay değil. Görünen o ki kadın toplumda kendi yerini oluşturabilmek adına çabalayıp duruyor, her yere yetişmeye çalışıyor. Toplumsal baskıdan ve gelenekteki yerinden sıyrılmak istiyor. Farkında bile olmadan maskülenleşiyor. Bir bakıyorsunuz karşınızda somurtkan, yorgun, sinirli bir kadın… Sırf kendini dış dünyadan sakınmak için dönüşüyor kadın. Velhasıl kadın olmak zor. Kadın olsanız da olmasanız da okurken keyif alacağınızı düşündüğüm bir kitap… Çünkü samimi bir şekilde kendi sorgulamalarını, evlilik sürecini, lohusalığını anlatan bir kadın karşımızdaki. Umudum azalsa da kadının da insan olduğunun farkına varılmış; çirkin bakışlardan, kirli ellerden korunduğu bir dünya diliyorum. İyi okumalar. #129027495 #129213894
Otobiyografi
Siyah SütElif Şafak · Doğan Kitap · 202411,3bin okunma
··
2.038 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Elif Şafak lise yıllarımda en sevdiğim ve en fazla kitabını okuduğum yazardı. Şimdi okusam sever miyim bilmiyorum ama bu kitabının çok iyi olduğunu hatırlıyorum.