·531 syf.····Okunma: 24 Ağustos 2021 22:19 Bir yığın alıntı ile meşgul ettiğim için kusura bakmayın ama bu kadar alıntı bu kitap için az bile gelebilir.Karanlık yazılarını çok sevdiğim Hakan Günday, Kinyas ve Kayra'yı 24 yaşında edebiyat dünyasına kazandırıyor ve gençlik yıllarında nasıl böylesine ustaca cümleler kurabilmiş hala aklım almıyor.Her cümlesi ayrı bir öfke ayrı bir karanlık barındırıyor.Öfkesini hayata,insanlara,politikaya,devlete her yöne kullanıyor.Her sayfa buram buram ustalıkla yoğurulmuş bir nefret ve karanlık kokuyor.Maceradan maceraya sürüklendiğimiz yolculuk Kinyas ve Kayra'nın ortak maceraları daha sonra ise Kinyas'ın yolu ve Kayra'nın yolu olarak 3 bölüme ayrılıyor.Bu yüzden iki karaktere de ayrı ayrı değinmek istiyorum.Çok tartışma konusu olduğu için belirteyim ben dibine kadar Kayra'cıyım...
Kayra: Hakan Günday'ın var olan her şeye karşı öfkesinin en çok hissedildiği karakter Kayra.Hayatın tokadını erkenden yemiş ve bu tokadın hesabını soracağına yemin etmiş.Bu yüzden de hayata karşı sinirli.Ona tokat atan hayatın karşısında yaşamın var ettiği her olguya,canlıya,kuruma zarar veriyor veya onların varlıklarına inanmayarak onları reddediyor.Hayatın attığı tokadın öcünü bir nevi böyle almayı planlıyor.Yani hayata karşı direnmiyor veya hayatla da savaşmıyor, soğuk yenen intikam adlı yemeğin peşinde koşturuyor Kayra. Kayra'nın yaşama takındığı tavırda anlaşılması gereken en önemli nokta ise rakibini ve rakibinin dostlarını (politika,din gibi) çok iyi tanıması.Kitaptaki acı ama doğru cümleler de buna örnek teşkil ediyor.Onların iyi yanlarını bilse de insanların kusurlu olan olgulara, kurumlara tutunmasına tahammül edemiyor ve hiçbir zaman da anlam veremiyor.Uzun süredir karanlık sularda yüzdüğü için de düşmanlarının da karanlık taraflarını ortaya çıkarmak onun için adeta basitçe gerçekleştirdiği bir uğraş.Kayra'nın kendisini hep üst görmesi de insanların bu karanlık tarafları görememesi veya görüp de ses çıkarmamasindan kaynaklanıyor.Sevgili Kayra tüm psikopatlığına,tüm karanlığına rağmen biz sonuna kadar senciyiz senci...Sen davanın inandıklarının adamısın.
Kinyas: Kayra kadar sert bir tokat yemese de kitabın başlangıcında Kayra'dan da sert cümlelerin, beylik lafların sahibi Kinyas.Kayra gibi kendisini üst görmüyor hatta Kayra'nın bu özelliğinden de oldu olası nefret ettiğini belirtiyor fakat kafasında kurduklarının Kayra'dan aşağı kalır bir yanı yoktu.Kinyas hakkında geçmiş zamanla konuşmaya veya cümlelerde kitabın başlangıcında diye belirtmeye ihtiyaç duyuyorum çünkü malesef ki Kinyas tükürdüğünü yalayan tarafta.Kayra ile yol ayrımı yaşama sebebi de geçmişte yaşadıklarına dair hissettiği şüphe.Ona hak verdiğim tek nokta ise kitaptaki yol ayrımını yaşasaydık eğer içimizdeki tüm Kayra hayranlığına rağmen okuyucular olarak Kinyas'ın yolunu seçeceğimizdir.Zaten Kayra'nın kendini üst görme sebeplerinden biri de sıradan insanların cesaret edemeyeceği ve riske edemeyeceği şekilde davranması.Her ne kadar Kinyas'ın yolunu okurken sıkıntıdan bayılsam ve olayların absürtlüğüne histerik şekilde gülsem de kattıkların için teşekkürler Kinyas ama bil ki hep yol ayrımından önceki halinle kalacaksın aklımda...