Selamlar. Bugün biraz Kayıp Tanrılar Ülkesi'nden bahsetmek istiyorum. Normalde polisiyeyle arası çok iyi olan biri değilim. Yalnızca bazı filmler ya da diziler bu konuda ilgimi çekebilmişti. Ahmet Ümit'in bu kitabını okumam için beni cezbeden ise mitoloji ile polisiyenin harmanlanmış olmasıydı. Açıkçası yeni çıktığı için çok bilmiyordum içeriğini, konusunu ve hakkında çok fazla inceleme, yorum bulamamıştım: En azından benim gibi alacağı kitabı çok iyi araştıranlar için yeterli değildi bulduklarım. Ama içimden bir ses al ve oku diyordu. Ben de ona güvendim ve iyi ki güvenmişim. Kitap Berlin'de, Türk göçmen bir sanatçının göğsü yarılmış ve kalbi eline konularak Zeus resmi önünde âdeta kalbini baştanrıya sunan bir pozisyonda ölü bulunmasıyla başlıyor. Soruşturmayı yapan başkomiserimiz ise Türk asıllı bir Alman polisi olan Yıldız Karasu. Cinayetle ilgili sır perdeleri yavaş yavaş açılırken soruşturmanın ucu Neo-Nazilere kadar uzanıyor. Kitabın en sevdiğim yanı da buydu; Berlin'i, sosyal yapısını, göçmenleri, faşistleri, tarihi ve kültürel bilgileri tam kıvamında veriyor ve insanı sıkmadan birçok konuda bilgi sahibi etmeyi başarıyor. Bilen ya da bilmeyen herkes için mitolojik, kriminal, tarihsel, geleneksel birçok unsur çok iyi işlenmiş. Berlin'i, Bergama'yı, Yunan mitolojisini, sokak sanatçılarını, göçmenleri, neo-nazileri ve daha fazlasını içinde bulabileceğiniz, son ana kadar sizi şaşırtmayı başaran ve okurken sayfaların nasıl akıp gittiğini anlayamayacağınız şahane bir eser. Dili oldukça net, anlaşılır ve okuması da bir o kadar keyifli. Ahmet Ümit'e bana bir polisiye kitabını bu kadar severek okuttuğu için teşekkür ediyorum. İlgisini çeken varsa eğer okumasını tavsiye ederim, siz de benim gibi pişman olmazsınız.
♡
#2021 Kayıp Tanrılar ÜlkesiAhmet Ümit