Gönderi

Arzu
İyi akşamlar . #136938897 etkinliği kapsamında ismini vermek istemeyen bir okurun "Arzu" öyküsünü paylaşıyorum. Kendisi eleştiriye açık olduğunu da belirtmemi istedi. Yorumlarınızı eksik etmezseniz sevinirim . İyi okumalar. ----- Balkonda küçük televizyon ekranının içinden doğruldu, göbeğini sıvazladı. Bir sigara yaktı ateş böcekleri atan manyetolu çakmakla. Kediler bahçe duvarlarının üzerinde birikmiş yemleyici kızı gözlüyorlardı. Kız yaklaşıyordu. Giriş kattaki yaşlı kadın evde değildi. Eger evde olsaydı kedileri beslemeye gelen kızı görür görmez bağırmaya başlar apartmanı ayağa kaldırır tüm pencerelerden başları dışarı çıkartır en az yarım saat sürecek "burda hayvan istemiyorum bunlara yemek vermeyin repliğini atardı." Ardından pirelerin kenelerin ve farelerin apartımanı istila edeceğini kedileri belediyecilere toplatacağını dişsiz ağzından tükürüp atardı. Karşı bloktan karşıt sesler gelirdi. Genç kız hiç ses çıkarmadan mama paketlerini boşaltır su dalgası kedi kuyruklarını dizlerine dolar akışkan cırıltılı kedileri okşayıp uzaklaşırdı gün biterken. Onun sessizce gidişi karşısında alt kattaki kadın "evlen çocuk doğur kedi köpekle oynama" diye haykırırdı arkasından. Üst kattaki adam yaklaşan kıza bakıyordu oturduğu sandalyede. Birkaç gün önce kızı pastanede görmüş tıpkı bir müşteri gibi dalıvermişti içeri. Sokulmuştu. Kedileri besliyorsunuz demişti. Genç kız onun çökkün yüzünden gözlerini kaçırmış evet demişti sadece. Tezgahtarın uzattığı pakedi aceleyle alıp çıkmıştı. Konuşmaya ya da göz göze gelmeye tenezzül etmemişti demek. Ona gününü gösterecekti adam. Kız bahçenin ucundaydı elinde ipeksi poşetler vardı. Çömelmişti; Porselen bacakları açılmıştı ipeksi eteği sıyrılınca. İpeksi saçlar ipeksi kumaşlar. Adam çipil gözlerini ayırmadı. Bacakları dedi kendi kendine, çöp kamyonu zıngırtıları arasında açılan metal kapakların sokağı yankılatan sesi; minübüslerle karınca gibi sokaklara üşüşen insanların uğultusuyla onlarca kedi yavrusu şimdi açlıkla kızın etrafında döneniyordu. Bu kalabalık manzarayı kovmak istedi zihninden, gözlerini kapayıp fermuarının altındaki deride yakaladı bahçedeki genç kızı. Bacaklarının arasına girdi saçlarını yoldu, zamanın kapısını kırdı olduğu yerde; yuvarlak kalçalarla ak gerdan elinin altında kırılıp dökülüverdiler hoyrat ellerinde un ufak oldular. Toza dönüştüler. Ardından ellerini kenetleyip boğdu son hayal tozu son kertede. Ürpertiyle gözlerini araladı adam, kız gitmişti. Pencere önünde duran bezle silip attı derisinden günahı. Gözleri koşuşan kedilerde dolaştı dişlerini sıktı. Zehirli salam parçalarını dolaptan çıkardı, sigara yanıp bitmişti tortulanmış tabakta.
Öykü
··
1.345 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.