·549 syf.····Okunma: 19 Haziran 2020 23:14 Toplumun sorunlarını anlatmaya çalışan,onun hislerini anlayan ya da anlamaya çalışan sanatçıya hayranım.Belki de bu yüzden Tolstoy’u,Jack London’u,Victor Hugo’yu bu kadar seviyorum.
Bu duygumun sebebi yaşadığım toprakların ,bir şeyler için mücadele veren insanlarıyla dolu olmasından olabilir.
Ben varoluş sancısı çeken Camus’un Veba’sını ,kurtuluş mücadelesi barındırdığı için Yabancı eserinden daha çok severim .Savaş alanında fotoğraf çeken,çektiği fotoğrafla ödül alan sanatçı benim içimi titretir.
Beni en çok etkileyen eser olan Germinal de Emile Zola’ya hayranlığımı kat be kat arttırmış bir eserdir.Zola ,bu eseri yazmak için maden ocaklarına gidip işçilerin kötü şartlarda çalışmalarını bizzat deneyimlemiştir.
Zola böyle büyük bir yazardır.Biz onu natüralist yazar olarak kuru kuru tanımlarız o ise natüralizmin ne demek olduğunu bize iliklerimize kadar hissettirir.
Hayatını araştırdığımda yaşamının zorluklarla geçtiğini öğrendim.Zaten en tepedeysen nasıl hissedebilirsin ki yerin altındakilerini...
Zola Germinal’de Fransa kömür madenlerinde çalışan işçilerin hayatını yansıtır.Kuru ekmek uğruna sağlıksız koşullarda verilen savaşı anlatır.
Germinal’de beni en çok iki karakter etkilemiştir. Biri okuduğu kitaplarla duyduklarıyla bir şeyler yapmak isteyen ,söylediği şeyler arkadaşları tarafından dinlenmeye başlanınca nefret ettiği burjuvalara özenmeye başlayan ;masmavi umutları olan Étienne.
Diğeri ise Maheude .Okuduğumda onun değişimi beni sarsmıştı.Yaşadığı kayıplarla nasıl bir insana dönüştüğünü okudukça göreceksiniz.
Bu kitap için sadece okuyun diyorum.Eminim siz de benim gibi etkileneceksiniz.
Güzel şeydi yaşamak, köhne dünya bir ilkbahar daha yaşamak istiyordu.
Durumumuz o kadar karanlık değildir belki.