Oyun terapisinin kurucusu olan Axline'ın, orijinali "Dibs in search of self" isimli kitabında Dibs adındaki bir çocuğun oyun terapisi sürecine konuk oluyoruz.
Dibs, anaokuluna giden, doktor bir anne ile bilim insanı bir babanın ilk çocuğudur. Sınıfında öğretmenleriyle ve arkadaslarıyla iletişim kuramayan, neredeyse herkese düşmanca davranan ve mutsuz olduğu her halinden belli olan bir çocuktur. Gün içerisinde etkinliklere katılmaz, bazı zamanlar öfke nöbetleri geçirir ve sınıf ortamında genellikle emekleyerek gezinir..
Dibs'in öyküsüne baktığımızda annesi kariyerinin en iyi döneminde hamile kaldığı için, babası da çocuk fikrine hiç sıcak bakmadığı için en başından beri istenmeyen bir çocuk olarak dünyaya gelmiştir. Anne-Baba arasındaki çatışma ve sorunların hepsinin Dibs'ten kaynaklandığına ikisi de çok emindir. Üstelik davranış bozukluğu olan ve zeka geriliğine kesin olarak baktıkları bu çocuğun böyle başarılı,mükkemmel bir anne babadan çıkmış olması onları utanca sürüklemektedir.
Anne bir yandan 2 yaşından itibaren Dibs'e okuma yazmayı öğretmiş, resim ve müzik alanında desteklemiş ancak Dibs'ten herhangi bir olumlu geri dönüş alamamıştır. Çünkü annenin tek amacı çocuğunun bir şeyler başarabilmesine yöneliktir. Hiçbir duygusal bağın kurulmadığı, sadece başarı odaklı bir ebeveyn figürü olarak oradadır.
Bütün bu şartlar Dibs'in duygusal yoksunluk yaşamasına, içine kapanmasına ve kendini ifade edememesine sebep olmuştur. Çoğu öğretmeni ve ailesi tarafından otizmli veya zeka geriliği olduğu düşünülen bu çocuk bir gün Bayan A. İle oyun terapisine başlar
Dibs'in kendini bulma hikayesi, oyun terapisinin ve oyunun iyileştirici gücü o kadar etkileyici ki
Oyun terapisini daha iyi anlamak isteyenler, ve kendi benliğini keşfetmek isteyenlere ısrarla tavsiye