Sylvia Plath... Şairliğinin intiharı bağlamında analizini yapan (Bknz: Sylvia Plath'ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analiz) Nilgün Marmara’nın tez konusu. Ne yazık ki Nilgün Marmara da intihar ile bu dünyadan göçüp giden bir şairimiz. Edebiyat tarihinin yürek burkan bir zincirlemesi...
Sırça Fanus, Sylvia Plath’ın yaşantısını bir bakıma kendi ağzından anlattığı yarı otobiyografik bir eser. Ne kadar tutunmaya çalışırsa çalışsın, bir o kadar uzaklaşmış hayattan. İçindeki boşluk, dünyaya yabancılaşma bir türlü bırakmamış peşini.
Erkek egemen toplum, bu toplumda kadının kendini, kendi bedenini tanıma çabası... İnsanlar tarafından kabul görmek için yapılması gereken saçma şeyler, kimseye kendini yakın hissedememe... Hastanelerin o kasvetli havaları, elektroşok tedavileri... Varlığının üzerine geçmiş, seni diğerlerinden ayıran, diğerlerine yabancı kılan, hayatla arana saydam sınır çeken daimi bir sırça fanus... Onu kaldırıp üstünden atma çabası...
Ve yazarak, edebiyata tutunarak bir nebze de olsa nefes almak... Öldüğü zamana kadar yazmayı bırakmamış Plath. Ama ne yazık ki yetmemiş. Defterini kapamış, uyuyan çocuklarının başucuna kurabiyeler koyup kendi hayatına son vermiş. Sözün bittiği yeri anlatan bir ilk ve son roman bırakmış bizlere.