Sırça Fanus

Sylvia Plath
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2020 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2020 19:57
“Sırça fanusun içinde ölü bir bebek gibi tıkılıp kalan insan için dünyanın kendisi kötü bir rüyadır.” Sylvia’nın hissettiklerini anlatabilecek en güçlü cümle bu belki de. Bu roman, başarılı bir üniversite öğrencisi olan Esther Greenwood’un 1950’lerde New York’a önemli bir moda dergisinde çalışmak için gelmesiyle başlıyor. Kitabın ilk kısımlarında klasik bir gençlik romanı okuyacağınız hissine kapılabilirsiniz. Fakat sayfalar ilerledikçe derinleşen ve hayata dair sorular içeren bir roman okuyacaksınız. Yer yer mizahi bir dile sahip olan bu roman, psikolojik tahlilleri, sade ve akıcı diliyle harika bir eser. Dil o kadar etkili kullanılmış ki, depresyonla başa çıkan bir insanın psikolojisini, hislerini ve hayata nasıl baktığını çok iyi anlayabiliyoruz. Aynı zamanda akıcılığı sayesinde bir gecede okuyabileceğiniz bir roman. Keyifli okumalar...
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 201517,2bin okunma
Bir Ruhun Kırılgan Yankıları: Sırça Fanus
7/10
·288 syf.··
2025 1. kitabı
·
118 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2025 10:07
Sylvia Plath'ın otobiyografik izler taşıyan tek romanı Sırça Fanus, 1950'lerin Amerika'sında genç bir kadının ruhsal çöküşünü anlatırken, aynı zamanda toplumsal cinsiyet rolleri, beklentiler ve kadınların bu roller içinde yaşadığı sıkışmışlık hissini çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer. Roman, Esther Greenwood' un gözünden dönemin kadınlara dayatılan kısıtlayıcı yaşam biçimlerini ve bu dayatmaların birey üzerindeki yıkıcı etkilerini inceler. Roman boyunca Esther'in yaşadığı en büyük sorunlardan biri, toplumun ona biçtiği "kadın" rolünü benimseyememesidir. Geleneksel olarak kadınlardan beklenen evlilik, annelik ve ev işleri gibi alanlarda yetkin olma baskısı, Esther'in yetenekleri ve entelektüel ilgileriyle çatışır. O, edebi bir kariyere sahip olmak isterken, çevresindeki herkes onu evlenip çocuk yapmaya teşvik eder. Bu durum, Esther'in kendi kimliğini bulma ve kendini gerçekleştirme yolunda büyük bir engel teşkil eder. Esther, romandaki pek çok karakterin evlilik ve annelikle özdeşleşmiş hayatlarına şahit olur ve bu hayatların onu boğacağını hisseder. Kendini bu "normal" geleceğe hapsolmuş hissetmesi, ruhsal sıkıntıların temelini oluşturur. Dönemin güzellik anlayışı ve kadınların dış görünüşlerine verilen önem, Esther üzerinde baskı yaratır. Dergi editörlüğü stajında yaşadığı deneyimler, kadınların genellikle yüzeysel ve pasif rollerde görüldüğünü pekiştirir. Esther'in zekası ve edebi yeteneği, toplumun kadınlardan beklediği "pasif ve evcil" imajla çelişir. Bu çelişki , Esther'in kendisini "anormal" hissetmesine ve giderek toplumdan uzaklaşmasına neden olur. Kadınlara yönelik "ya akıllı ol ya da güzel" gibi ikili ayrımları Esther'in kimlik arayışını zorlaştırır. Esther'in kimlik arayışı, yaşamın anlamsızlığına dair hisleri ve özgürlüğün getirdiği
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 201517,2bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 04:25
Sırça Fanus benim için okurken en çok düşündüren kitaplardan biri oldu. Kitabı bitirdiğimde uzun süre etkisinden çıkamadım çünkü anlatılan şey sadece bir genç kızın hikâyesi değil, aynı zamanda insanın kendi zihniyle verdiği savaş gibiydi. Okurken bazı yerlerde Esther’e çok üzüldüm, bazı yerlerde ise onu fazlasıyla anladığımı hissettim. Bu yüzden kitap bana oldukça gerçek ve samimi geldi. Kitabın baş karakteri Esther Greenwood dışarıdan bakıldığında başarılı bir insan gibi görünüyor. İyi bir eğitimi var, insanların hayalini kuracağı fırsatlar elde ediyor ve geleceğinin parlak olduğu düşünülüyor. Ama iç dünyasında büyük bir boşluk hissediyor. Bence kitabın en güçlü tarafı da burada başlıyor. Çünkü çoğu insan dışarıdan iyi görünen birinin neden mutsuz olabileceğini anlamıyor. Esther’in yaşadığı yalnızlık ve hayata yabancılaşma hissi bana çok gerçek geldi. Özellikle çevresindeki insanların onu anlamaması kitabın en üzücü taraflarından biriydi. Kitap boyunca dikkatimi en çok çeken şeylerden biri de kadınlar üzerindeki toplumsal baskının anlatılış biçimiydi. Esther sürekli olarak nasıl biri olması gerektiği konusunda baskı hissediyor. Hem başarılı olması bekleniyor hem de toplumun istediği “kusursuz kadın” kalıbına uyması gerekiyor. Ama Esther bunların hiçbirine tam olarak ait hissedemiyor. Bu durum onun psikolojisini daha da kötü hale getiriyor. Bence yazar burada sadece bireysel bir depresyon hikâyesi anlatmıyor, aynı zamanda toplumun insanları nasıl sıkıştırdığını da gösteriyor. “Sırça fanus” metaforu ise kitabın en etkileyici kısmıydı. Esther’in kendisini cam bir fanusun içine hapsolmuş gibi hissetmesi bana depresyonun nasıl bir şey olduğunu çok güçlü şekilde anlattı. İnsanlar dışarıda hayatlarına devam ederken onun dünyadan kopmuş gibi hissetmesi gerçekten çok
Kitap Simyacıları
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 201517,2bin okunma
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2020 64. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2020 13:35
~Kitaplar nefesiniz olsun~ Merhaba, Kıpır kıpır canlı hareketli başlayan bir hayat ve anlatılanlar, yaşananlar ve kayboluş yükseliş bitiş herşey. "Sanırım bunalım geçiren bir insanın kendini her şeyden ne kadar soyutlanmış hissettiğini gösterecek..." Kendi romanını böyle tarif ediyor.... Sylvia Plath Bir kadın romandır deniyor doğrudur aslında ama ders alınacak bir hikâye olduğundan severek okuyacağınızdan eminim, ben tavsiye ederim efendim güzel bir kitap. Yazarın dediği gibi: "Sırça fanusun içinde ölü bir bebek gibi tıkanıp kalan insan için dünyanın kendisi kötü bir düştür. Kötü bir düş." Bütün kitaplar güzeldir. "Bu bir tık daha güzel" İyi okumalar.
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 201517,2bin okunma
6/10
·288 syf.··
2025 16. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 09:39
okurken gerçekten zorlandığım bir kitap oldu. yazarın zaten kendi hayat öyküsüydü fakat bu kadar kendi kendisi ile konuşmaları özellikle kitabın başında çok yordu. genelde başladığım kitabı bitiririm dediğim için bitirmeye çalıştım. sonrada tabiki de hastalık sürecinin nasıl sonuçlanacağını merak ettim ama kitapta çok da cevap alamadım zaten. sadece şok tedavileri…
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 201517,2bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2020 5. kitabı
Okumayı hep sonraya, daha sonraya ittiğim yazar/şair ve onun biricik romanı. Silvia Plath ve Sırça Fanus. Benim için yeni bir deneyim olmadı Tezer Özlü'yü okuyan bilen biri olarak böyle kitaplara yakınlığım vardı. Ancak iki yazarda farklı soyut derinliklerindeki kendi denizlerini yansıtmış. Sırça Fanus; kişinin modern toplumdaki hayata yabancılaşmasını, uzaklaşıp yeniden bir daha sürekli bir daha doğma isteği. Her doğumda yeni bir fanus ama yeni değişimler yaşayacağını sanıp sürekli bir intihar dürtüsüyle tetiklenmeyi anlatıyor.
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 201517,2bin okunma
6/10
·288 syf.··
2020 1. kitabı
Kitap bir genç kızın geçirdiği ruhsal bunalımları, intihar girişimlerini ve tadavi sürecini anlatıyor. Sylvia Plath’ın yayımladıktan bir ay sonra intihar etmesi ise bu kitabı cazip ve popüler kılan bir yönü oluyor. Ben bir psikoloji öğrencisi olarak ise bir insanı intihara nelerin sürükleridiğinin izini sürmek için okuma listeme aldım. Daha çok bu psikolojik sıkıntılara sokan durumları ve süreci öğrenmek isterken, kitaptaki genç kızın aniden damdan düşer gibi kendini depresyonda bulması beni hayal kırıklığına uğrattı. Yinede kendimce gördüğüm noktaları not ettim. Bence spoiler verildiği için büyüsü kaçacak bir hikaye örüntüsüne sahip değil ama yinede dilerseniz kitap bittikten sonra okuyabilirsiniz veya sadece bunu okuyup kitabı okumayabilirsiniz  1. Ebeveyn sıkıntısı: Kitapta Esther’in babasını 9 yaşındayken kaybettiğini öğreniyoruz. Babasını çok sevdiği ve öldükten sonra büyük bir boşluğa düştüğünü ’katıksız bir mutluluğu ancak 9 yaşına kadar tattım’’ sözünden anlaşılabiliyor. Annesinin ise babası öldükten sonra geçim derdinden dolayı sürekli çalıştığını onunla sağlıklı bir ilişki kuramadığını gözlemliyoruz. 2. Feminizm: ebeveynlerinden gerekli sevgiyi alamayan Esther karşı cinstende bu sevgiyi göremiyor. Aşık olduğu adamın gerçek yüzünü öğrendiği zaman kendini kandırılmış hissediyor, düzgün bir erkek bulacağı inancı kırılıyor ve mutlu bir yuva, aile hayalleride suya düşmüş ouyor. Bu feminist ablamızın erkekler, kadına biçilen roller , aile ve çocuklar ilede büyük derdi var. Özgürlüğüne çok düşük birisi olduğu için tam toplumun kadına biçtiği bu hayatı bir kölelik hayatı olarak görüyor. 3. Yetersizlik/doyumsuzluk/kararsızlık: Her ne kadar çok başarılı bir öğrenci olsada bunların yeterli olmadığı hatta boş olduğunu düşünmesi Esther’I mutsuz kılan bir başka
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 201517,2bin okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2019 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2019 20:12
Amerikan edebiyatinin melankolik prensesi Sylvia i daha iyi tanimak icin elime aldigim bu eser beni edebi anlamda doyurmadi ama kotu de diyemeyecegim. Ilgi duyanlar kendisini daha yakından tanimak amacli alip okuyabilirler. Bu, yuzeysel olarak bildigimiz yasamini, ruhsal acidan irdeleyip, psikolojini kendi kaleminden okuyup anlayarak bir tik uste tasimanizi saglar. Eser, hayal gucuyle cok kucuk dokunuslar yapmasinin dışında hayatiyla neredeyse aynı. Babasını kucuk yasta kaybetmesi, siire olan meraki, manik depresif bozuklugu, genc yasta kafasinda intihar girisimleri tararlamasi, uygulamasi, ekonomik olarak cektigi sıkıntılar burslara tutunarak yasamak zorunda olusu. Okurken yazarın kaleminden etkilenmedim sadece gerçek oldugunu bildiğim olay ve düşüncelerin agirli altinda ezildim. Ben, intiharini daha cok esine bağlarken kitapta hic buna yer vermedigini gorunce sasirdim. Ve anladim ki zaten kucuk yasta psikolojik rahatsizliklari aciga cikan yazarin ve evliliginden once de intihar girişimleri bulunmasından dolayi, esinin aldatmalari sebep degil bahane olmus. Tabii ki cok buyuk katkısı var ama asil neden kendisini hayati boyunca Sırca bir fanusun icinde sıkışıp nefessiz kaliyor gibi hissetmesiydi. Kitapta da yazdigi gibi: tedavi surecim bitti ama bu sirca fanusun hayatımın baska bir bolumunde tekrar uzerime cokmeyecegini nereden bilebilirim. Ve son. Kitaptaki karakterin uni sonrasi neler yasadigina dair bir iz yok ve 30 yaslarnda intihar eden yazarin en önemli donemi yarim kaldi. On yil boyunca kafasinda olan kitap yazma isini tam gerceklestirmisken belki devamini da getirebilirdi ama hayatimin bundan sonraki bölümünde o sirca fanusun uzerime cokmeyecegini nreden bilebilirim dedi ve 30 yasinda o sirca fanus onu tekrar içerisine aldiginda, uzun sure emek verdigi
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 201517,2bin okunma
"Dünyanın kendisi kötü bir düştür"
10/10
·228 syf.··
2023 13. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2023 23:31
Uzun zamandır Sylvia Plath'in edebî kişiliğine ve yaşamına duyduğum ilgi nedeniyle yarı otobiyografik kitabı olan Sırça Fanus'la tanışmış olmanın buruk mutluluğu içindeyim. Her okuyucunun iç dünyasıyla bütünleştirdiği, aynı ruhu paylaştığına inandığı yazarlar/şairler vardır; benimkilerden biri Sylvia Plath. Bu eserini yavaş yavaş ve sindire sindire okumuş olsam da, tekrar ve tekrar okuyacağıma eminim. "Sırça fanusun içinde ölü bir bebek gibi tıkanıp kalan insan için dünyanın kendisi kötü bir düştür. Kötü bir düş."
Edebiyat
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 201517,2bin okunma
Puan vermedi·247 syf.··
2021 145. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2021 15:55
Sylvia Plath... Şairliğinin intiharı bağlamında analizini yapan (Bknz: Sylvia Plath'ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analiz) Nilgün Marmara’nın tez konusu. Ne yazık ki Nilgün Marmara da intihar ile bu dünyadan göçüp giden bir şairimiz. Edebiyat tarihinin yürek burkan bir zincirlemesi... Sırça Fanus, Sylvia Plath’ın yaşantısını bir bakıma kendi ağzından anlattığı yarı otobiyografik bir eser. Ne kadar tutunmaya çalışırsa çalışsın, bir o kadar uzaklaşmış hayattan. İçindeki boşluk, dünyaya yabancılaşma bir türlü bırakmamış peşini. Erkek egemen toplum, bu toplumda kadının kendini, kendi bedenini tanıma çabası... İnsanlar tarafından kabul görmek için yapılması gereken saçma şeyler, kimseye kendini yakın hissedememe... Hastanelerin o kasvetli havaları, elektroşok tedavileri... Varlığının üzerine geçmiş, seni diğerlerinden ayıran, diğerlerine yabancı kılan, hayatla arana saydam sınır çeken daimi bir sırça fanus... Onu kaldırıp üstünden atma çabası... Ve yazarak, edebiyata tutunarak bir nebze de olsa nefes almak... Öldüğü zamana kadar yazmayı bırakmamış Plath. Ama ne yazık ki yetmemiş. Defterini kapamış, uyuyan çocuklarının başucuna kurabiyeler koyup kendi hayatına son vermiş. Sözün bittiği yeri anlatan bir ilk ve son roman bırakmış bizlere.
Edebiyat
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 201517,2bin okunma

Yazar Hakkında

Sylvia PlathYazar · 16 kitap
Sylvia Plath, Amerikalı şair ve yazardır. Trajik yaşamı ve intiharıyla tanınan Plath, aynı zamanda yarı otobiyografik bir roman olan ve depresyonu üzerine ayrıntılı bilgiler veren Sırça Fanus kitabının yazarı olarak bilinir. Anne Sexton ile birlikte, Plath gizdökümcü şiirin önemli isimlerinden biridir. Hayatı; 1932 yılında Alman bir baba ve ABD'li bir anneden, Massachusetts'te doğdu. Profesör olan babası 1940 yılında öldü. Plath ilk şiirini 8 yaşında yayımladı. Plath, hayatı boyunca ileri derecede manik-depresif bozuklukla boğuştu. 1950 yılında bursla girdiği Smith College'deki ikinci yılında ilk intihar girişimini gerçekleştirdi ve bir akıl hastanesine yatırıldı. 1955'te Smith College'den summa cum laude derece ile mezun oldu. Kazandığı Fulbright bursuyla Cambridge Üniversitesi'ne giderek çalışmalarını burada sürdürdü ve şiirlerini üniversitenin öğrenci gazetesi olan Varsity'de yayımladı. Plath burada 1956 yılında evleneceği İngiliz şair Ted Hughes'la tanıştı. Evliliklerinin ardından Boston'da yaşamaya başladılar. Plath, hamile kaldıktan sonra ise İngiltere'ye geri döndüler. Plath ve Hughes, Londra'da kısa süre yaşadıktan sonra North Tawton'a yerleştiler. Çiftin Sylvia'nın kıskançlık krizleriyle başlayan sorunları bu dönemde başladı ve ilk çocuklarının doğumundan kısa süre sonra Sylvia Plath Londra'ya geri dönerek boşanma işlemlerini başlattı. Kiraladığı evin eskiden İngiliz şair William Butler Yeats'e ait olduğunu öğrenen Plath bunu iyi bir işaret olarak değerlendirdi. 1962-1963 kışı Plath için çok zor geçti. 11 Şubat 1963'te, ikinci kattaki odalarında uyumakta olan çocuklarının yanına süt ve kurabiye bıraktıktan sonra, odalarının kapısını da içeri gaz girmeyeceğinden emin olmak üzere bantlayarak kapattı ve kafasını fırının içine sokarak intihar etti. İntiharıyla ilgili olarak kocası Ted Hughes eleştirilere maruz kaldı. Hughes yıllarca bu konuda konuşmadı. Daha sonra anılarını yayımladı. 1963 yılında daha 30 yaşındayken intihar eden Plath'ın hayatı, Oscarlı oyuncu Gwyneth Paltrow'un ünlü şairi canlandırdığı "Sylvia" filmine de aktarıldı. Plath'ın Türkçe'ye çevrilen eserleri arasında bulunan "Sırça Fanus" adlı romanı, birçok kişi tarafından ilk Amerikan feminist romanı olarak değerlendirilir.