Sırça Fanus

Sylvia Plath
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·237 syf.··
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 15:42
Kitap Esther adında genç bir kızın hayatının dışarıdan bakınca gayet iyi ve “yolunda” görünmesine rağmen, içten içe yaşadığı bunalımı anlatıyor. New York’ta bir dergi stajı yapıyor, aslında birçok kişinin isteyeceği fırsatlara sahip ama o kendini sürekli boşlukta ve sıkışmış hissediyor. Ne yapmak istediğine karar verememesi, çevresindeki insanların ondan beklentileri ve kendi düşüncelerinin ağırlığı derken, yavaş yavaş iç dünyasında kaybolmaya başlıyor. Kitap genel olarak, birinin dışarıdan anlaşılmayan içsel çöküşünü ve “iyi görünse bile iyi hissetmeme” halini anlatıyor. İçsel bir çöküş okuduğum için bazı noktalarda kopuşlar yaşadım. Kitabı okurken kötü olaylardan bahsedilmemesine rağmen gerçekten kendimi fanusun içinde hissettim ve o psikolojik çöküşü hissettim. Güzel bir kitaptı.
Duygu ve Düşünce
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 198717,2bin okunma
Akıcı dönem eleştirisi belki ama diğer eserlerine odaklanmalı!
Puan vermedi·272 syf.··
2022 84. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2022 00:38
Okuma oranının yüzde4 olduğu ülkemdeki okurların ortalama yüzde 75'inin kadın oldukları düşünüldüğünde ve bunların yüzde40'ının genel anlaşılmama ortalaması alındığında; geriye kalan nüfusun yüzde 1.8'nin yani 2 milyon kadın okurun (yabancı kayıtlılar hariç:) tepkilerini çekmek tehlikesine karşı yine de baştan yazmak istiyorum: Ergen kız çocuklarına göre denebilir, bazı Amerikan dönem eleştirilerini içinde barındırsa da. Bu bağlamda Plath'in gençlik otobiyografisi de sayılabilecek eserin, ciddi bir yapıt olduğuna inanmadığı ve edebi değerinden emin olamadığı için Ocak1963 İngiltere ilk basımında takma ad kullandığı Sonsöz bilgisine de hiç şaşırmamak gerek! Derslerinde çok başarılı ve kazandığı bursla New York'ta bir moda dergisinde bir ay çalışan; stenoyu, yemek yapmayı, dans etmeyi ve sporu sevmeyen genç Esther'in (yazar), gelecek korkusu ve yaşadığı toplum baskısı ardındaki bunalımları, intihar denemeleri (jilet, boğulmak, asmak ve çok hap almak) ve sonunda yatırıldığı ruhbilim hastanelerindeki trajedisidir, temel konu. Oysa okuduğu bir öyküdeki yeşil incir ağacındaki incirleri yapılacak meslekler olarak görebilecek ve Joyce'un oldukça zor #finneganswake eseri üzerine tez yazmayı dahi düşünebilecek kadar iyi bir şair ve yazar olmak istemekteydi ama üzerine çoğu kez inen bir sırça fanusun (okul aşkı Buddy'nin tıp fakültesindeyken gösterdiği ölü doğmuş bebeklerin konduğu, metafor!) içinde sıkışmış ölü bir bebekti, O. Henüz 32 yaşındayken intiharına sürüklendiği bunalımlarını, bir yayıncı şirketten aldığı ödenekle yazdığı bu eserin dil akıcılığı dışında edebi form taşımadığını düşünüyor ve üzüntüsünü daha da arttıracak ilk basımın ardından (1ay sonra intihar etmiş) yapılan bazı eleştirilere ise katılıyorum: "Amerika'ya yönelik eleştirileri bir norötik de herkes
Edebiyat & Roman
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 198717,2bin okunma
7/10
·272 syf.·
2020 90. kitabı
Manik-depresif teşhisi konmuş,intihar eğilimleri arasında hayata tutunmaya çalışan bir şair Sylvia Plath.Onun için ölmek bir sanat olmuş adeta ve bu konuda şiirleri kadar iddialı.Bu rahatsızlığı sonunda onu ölüme götürmüş.En sonunda başarmış! Sırça Fanus yazarın yazmış olduğu tek romanı.İlk kez 1963'te Londra'da yayımlanmış.Sırça Fanus'u çıraklık dönemine ait otobiyografik bir yapıt olarak gördüğünü ve kendini geçmişinden kurtarmak için onu yazması gerektiğini söylemiş.Romanı Victoria Lukas takma adıyla yayımlatmış.Nedenleri ise edebi değerinden hem emin olamayışı hem de kitapta yer alan karakterlerin(her ne kadar maskelese de )yakınlarını üzeceğinden endişe duyması.Kaldı ki kitabın yayımlandığı yılda almış olduğu eleştiriler Plath'ı çok üzmüş. Kitap,hayatının anlamını yavaş yavaş kaybeden, sırça fanusundan çıkamayan,çıksa da tekrar o fanusun içine düşmekten korkan melankolinin ve depresyonun zaman zaman sınırlarında zaman zaman ise ta içinde yaşayan genç bir kızın hikayesini anlatıyor.Kitabın ana karakteri Esther'in üniversite yılları,erkeklerle olan ilişkileri,okul hayatındaki başarısızlıkları,yaşadığı çöküş,intihar girişimleri ve gördüğü psikolojik tedaviler mizahi bir dille anlatılmış. Esther Greenwood 19 yaşında hayatı akademik başarılarla dolu genç bir kız.Fakat zihni yaşadığı toplumla uyumlu değil.Özellikle cinsiyet kavramı ve bu kavramlara yüklenmiş anlamlar onu çileden çıkarıyor.Zamanla toplumun dayatmalarına karşı olan tepkisi ile erkeklerden soğumaya başlıyor.Üstüne bir de akademik başarısızlıklar eklenince iyice kendi içine-sırça fanusuna-kapanıyor. İlk romanı olmasına rağmen tekniği oldukça başarılı.Anıları ve şimdiki zaman arasındaki o gidip gelmeleri çok güzeldi.Karakterlerin ruhsal betimlemelerini çok beğendim. Kitaptan alıntılar: "Kendi
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 198717,2bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2025 55. kitabı
Sylvia Plath’ın Sırça Fanus’u, okudukça içini ağırlaştıran ama bir o kadar da kendinle yüzleştiren bir kitap. Esther Greenwood’un hikâyesi üzerinden, sadece bir karakterin değil, aslında birçok kadının yaşadığı sıkışmışlık hissi anlatılıyor. Hayatta her şey “olması gerektiği gibi” ilerliyormuş gibi görünürken, içeride bir yerlerde tarifsiz bir boşluk büyüyor. Kitap bunu o kadar sade ama etkileyici bir dille veriyor ki, kimi zaman kendi iç sesini okuyor gibi hissediyorsun. Esther’ın çevresine yabancılaşması, insanlar arasında ama onlardan biri olamaması, toplumun dayattığı rollerle içindeki gerçek benlik arasındaki çatışma… Hepsi o kadar tanıdık ki. Hele ki “normal” olmanın ne demek olduğunu sorguladığı bölümler, insanı uzun uzun düşündürüyor. Psikolojik çöküşünü o kadar ince detaylarla ve çıplak bir gerçeklikle anlatıyor ki, bunları sadece okumuyorsun, yaşıyorsun. Kitap boyunca, hayatta hiçbir şeyin kesinliğinin olmadığını, bazen her şeye sahipmiş gibi görünürken bile insanın içinin tamamen boş kalabileceğini gösteriyor. Esther’ın ruhsal durumu, sırça bir fanusun içinde boğuluyormuş gibi hissetmesi, öyle etkileyici bir metafor ki kitap boyunca zihninden çıkmıyor. Sırça fanus; kırılganlığı, dışarıdan görünürlüğü ama aynı zamanda dış dünyadan yalıtılmışlığı simgeliyor. Plath’ın dili yalın ama vurucu. Kelimeleri süslemiyor, doğrudan ve samimi yazıyor. Bu da hikâyeyi daha gerçek kılıyor. Kitap bitince insanın içinde buruk bir sessizlik kalıyor. Öyle çok büyük olaylar yok aslında; ama olan her şey insanın içine işliyor. Sırça Fanus, sadece bir kadının zihinsel çöküşü değil, aynı zamanda toplumun birey üzerindeki baskısının sessiz ama derin bir çığlığı. Ve bu çığlık, kitap kapansa bile kolay kolay dinmiyor.
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 198717,2bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2023 14. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2023 09:07
Sırça Fanus - Sylvia Plath Amerikan edebiyatına öyküleri ile giriş yapmış ve roman olarak tek yazdığı eser bu okuduğum kitabıdır. Bu romanın yayınlanmasından bir ay sonra yaşamına son verir. Bunu bilerek okumak daha bir derinden inceleyerek satırları içime hapsetmemi sağladı. Bu kitabı yazarken ruhani durumu pek de iyi olmamalıydı kanımca. Belki de kendi yaşamındaki girdapları ve çıkmazları da sezdirmiştir diye pür dikkat okumak istedim. Öncelikle onun ruhunu anlamak kitabı çözmekten daha fazla merak uyandırdı dünyamda. Her bir cümleyi o an neler hissederek yazdığını düşündüm. Roman kendi özgeçmişini barındırıyor. Üniversitede okuyan bir genç kişisel sorunlarıyla başlıyor hikaye. Kurgusu yaşamında tanıdıklarına zarar vermeden ince düşünülmüş bir akıcılıkta. Amerikanın toplumsal sorunlarının gün yüzünde olduğu dönemde var olan sizi psikoloji savaşı ile de sınayan bir yapıt. Bende olan kitap çok eskiydi. İç kapak olmadığı için basım yılını yazamıyorum. 3. Basım olduğunu ön kapakta görüyoruz. Sayfa sayısı 272 ama ince ve akıcı edebi dili ile akıyor. Alıntılara gelelim 🪻 Dünyadaki en güzel şey gölge olmalıydı. Gölgenin milyonlarca kımıldayan şekli ve çıkmaz sokakları. Büro çekmecelerinde, dolaplarda, bavullarda hep gölge vardı. Evlerin, ağaçların, taşların altında ve insanların gözlerinin, gülümsemelerinin ardında da gölge vardı. Ve dünyanın gece tarafında kilometreler boyunca gölge vardı yine. Syf 152 🪻 Ruh saklandığı yerden konuştu. Syf 104 🪻 İçinin gizli bir köşesinde, acının o kapısız, penceresiz, kör ve uzun koridoru bir kez daha açılıp onu derinliklerine almak için bekleyecekti hep. Syf 69
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 198717,2bin okunma
Puan vermedi
"Bir erkeğin egemenliği altında olmanın düşünçesinden bile nefret ediyorum. Bir erkeğin dünyada hiçbir kaygısı yokken , benim başımda , beni hizada tutmak için bir bebek konusu (kadınlık) konusu var. “Bir kadının bir tek temiz yaşantısı olması gerektiği, oysa bir erkeğin biri temiz, öteki kirli iki yaşantısı olabileceği düşüncesi beni çileden çıkarıyordu.” “Kadın düşmanlarının kadınları nasıl aptal yerine koyduklarını anlamaya başlamıştım. Ne var ki ben kendi heyecan verici mektuplarımı yazdırmak istiyordum.”
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 198717,2bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2022 69. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2022 17:56
Yazarın ilk ve tek romanı olma özelliğini taşıyan Sırça Fanus’un aslında takma bir isimle yayınlandığını, intiharından sonra Slyvia Plath’e ait olduğunun ortaya çıktığını biliyor muydunuz? Hatta yazarın annesi kitabın Amerika’da yasaklanması için uğraşmış ama pek başarılı olamamıştır. Başarılı ve planlı bir öğrencilik hayatı geçiren Esther’ın geçmişin veya benliğin tutsaklığından bir türlü kurtulamamasının etrafında dönen eser; beklentilerin karşılıksız kalmasının, acının, hüznün ve yalnızlığın yaşattığı çöküş ile nasıl geri dönülmez yollara girilebileceğini gösteriyor bizlere. Kapana kısılmışlık veya kendine içine hapsolmuşluk bunlar birbirlerinden ne kadar farklı olabilir ki? Hepsi içinden çıkılmaz bir labirenti işaret etmiyor mu sanki? Bitmeyen nevrozlar, bunalımlar veya depresyon atakları, yaşamak için gram sebebinin ya da isteğin kalmadığını hissetmek.. Kendini işe yaramaz bir insan olarak görmek ve sonrasında kaçınılmaz son(!) “Sırça fanusun içinde ölü bir bebek gibi tıkanıp kalan insan için dünyanın kendisi kötü bir düştür.” Derin bir ruh kafesinde bunalan insanın düştüğü çukurdan kendi başına çıkmaya çalışmasını, tırmanırken nasıl ayağı tökezlediğini, ellerinin kaydığını hatta elleri parçalanırcasına çıkmaya çalıştıkça daha da derinlere düştüğünün özeti bir noktada. Kendisiyle yüzleşmeyi bir türlü başaramayan veya kendini yenemeyen her insan içinde bir Slyvia büyütüyor bence. Hem de beraberinde sırça fanuslar bulundurarak … İçinden çıkılamaz fanuslar, çıkmaya çalıştıkça mahsur kalınan fanuslar, tıpkı ruhun kafesinde yaşamaya çalışmak gibi..
Edebiyat
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 198717,2bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2018 81. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2018 13:14
Bu kitabı okumayın! Bir kadının çöküşünü, çırpınışlarını okumak insanın yüreğine ağır gelir. Nefes almakta zorlanırsınız. İlk yarayı henüz çocukken babasından almıştı Sylvia, yıllarca nefret etti babasından. Büyüdü, baba eksikliğini başka kollarla doldurmaya çalıştı ve aşık oldu. Hayalleri vardı evlenecekti o da herkes gibi, sevecekti sevilecekti ama eşi Ted aldattı Sylvia'yı. "Kendimi duygusuz ve boş hissediyordum, aklım, paramparça olmuş hayallerimin kırıntılarıyla doluydu." İlk en yanındakiler bıraktı elini... Tutunamadı Sylvia o da yaralarından bir Esther yarattı. Sırça Fanus, Sylvia Palth'in intihar etmeden bir ay önce yayınlattığı romanı. Esther Greenwood, başarılı bir üniversite öğrencisidir, New York'a gelir ve bir moda dergisinde iş bulur. Ne var ki işler istediği gibi gitmez, iş dünyasındaki rekabet ve acımasızlığı görür kimlik arayışı içerisinde bulur kendini. Bir 'sırça fanus'un içinde nefessiz kalmış gibi hisseden Esther, dünyaya daha fazla tahammül edemeyecek hale gelir. "Sırça fanusun içinde ölü bir bebek gibi tıkılıp kalan insan için dünyanın kendisi kötü bir rüyadır." Artık intihar, Esther için de bir seçim değil, zorunluluktur. Tıpkı 11 Şubat günü, 2 çocuğunu odalarında bırakıp kapıyı bantladıktan sonra mutfakta fırının gazını açarak intihar eden Sylvia gibi. Onu hapseden camları kıramayan Sylvia'nın, içeride ölmeyi tercih etmesi onun güçsüz olduğunu mu gösterir? Camları kırılamayacak kadar kalındı belki de. Ne kadar nefes alabilirdi ki bu fanusun içerisinde? İlk yarısı Esther'in erkeklerle ilişkilerini anlatıyor, ergenimsi gençlik kitabı kıvamında ilerlese de sonrası mükemmeldi. Kitap asla intiharı güzel göstermiyor sadece hayatın gerçeklerini yüzümüze çarpıyor. Kendi gibi feminist bir karakter yaratmış Sylvia. Bu kadar yaralı bir ruha rağmen,
Edebiyat
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,2bin okunma
Sırça Fanus Kitap Yorumu
9/10
·256 syf.··
2022 10. kitabı
Bazı kitaplar vardır, hakkında yorum yapmak istersiniz ancak yapamazsınız, yüreğiniz el vermez; insanların karşısına geçip diyeceksiniz ki: Okuyun, ne yapıyorsanız bırakın bu kitabı okuyun! Bir kadın olmak ne demek anlamak istiyorsanız okuyun, bir insanın çöküşünün basamaklarını anlamak istiyorsanız okuyun, psikolojinin ne olduğunu daha iyi anlamak istiyorsanız okuyun! Sylvia Plath’in bu kitabı bir otobiyografi sayılabilecek şekilde yazdığını ve ölümünden bir ay önce bastırabildiğini öğrendiğimde kitaptan çok etkilenmiştim. Kitapta Esther Greenwood’un kendi hayatından kesitleri başka bir isim kullanarak yazmaya çalışması ve bu ismin de altı harfli olduğunu vurgulaması bu nedenle şık bir detay oluşturuyor. Kitap intihar, psikolojik sorunlar, evliliğe bakış, cinselliğe bakış, kadın rolleri gibi ağır konular çevresinde şekilleniyor fakat ağır bir dil kullanılmadığından yeterince zamanınız varsa ve mental olarak hazırsanız bir oturuşta bitirebileceğiniz bir kitap. Plath’in kitabı sürükleyici tutabilmiş olması da etkileyici. Ana karakterimiz Esther Greenwood yaşadığı toplumda “farklı” olarak adlandırabileceğimiz bir karakter. Çevresi tarafından “nevrotik” olarak tanımlanıyor ve bunu kendisi de bir yere kadar kabul ediyor. Çeşitli psikiyatrik işlemlerin kendisini yıprattığını düşünen Esther içinde bir umut taşımadığını iddia etmesine rağmen geleceğe dair korkular yaşadığını okur anlayabiliyor, bu da kitabın melankolik havasını artırıyor. Esther’in evliliğe bakış açısı da toplum tarafından kabul görmüyor, Esther hayatı boyunca asla evlenmeyeceğini birden fazla kez dile getiriyor. Esther’in bekaret ve önemi hakkında düşüncelerine sayfalarca değinmiş olduğunu belirtmekte de fayda var. Kitabı okurken - belki de birinci şahıs anlatıcı Esther olduğundan - Esther dışında
Psikoloji
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,2bin okunma
Yazarın Hayatından Ayrı Değerlendirilemeyecek Güçlü Bir Roman: Sırça Fanus
10/10
·251 syf.··
Beğendi
·
2021 58. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2021 03:57
"İçim sevecenlikle doldu. Kitabın kahramanı ben olacaktım ama elbette maskelenmiş olarak. Adım Elaine olacaktı. Elaine. Harfleri parmaklarımla saydım. Esther'de de altı harf vardı. Uğurlu bir rastlantıydı bu." (Esther Greenwood) Sylvia Plath, Amerikan edebiyatının önde gelen kadın yazarlarından biri. 1932'de Boston'da doğan Plath'in edebiyat çevrelerince tanınması ne yazık ki ölümünden sonra gerçekleşti. Ölümüyle simgeleşen yazarlardan biri olarak gününüzde eserleriyle varlığını sürdürmeye devam ettiğini ve tüm dünyada geniş bir okur kitlesine ulaştığını söylemek mümkün. Değeri hemen herkes tarafından henüz hayattayken pek bilinmedi Plath'in. Kendi ailesi, arkadaş çevresi ve sevdiği erkekler tarafından birçok kez kırılan, aşağılanan ve aldatılan bir kadın oldu ve duygusal bir yapısının da olması sebebiyle hiçbir zaman hayatla güçlü bağlar kuramadı. Her zaman aklında bulunan intihar düşüncesini ise birkaç kez gerçekleştirememesine rağmen, 31 yaşında ve 2 çocukluyken gerçekleştirdi. Ölümünden henüz birkaç ay önce, farklı bir isimle yayımlatmayı başarabildiği Sırça Fanus isimli bu romanı ise yazardan geriye kalan tek roman. Bunun haricinde şair kimliğiyle de ardında çok başarılı şiirler bırakan Plath'in birkaç öyküsü ve çizimleri de bulunuyor. Benim Plath'la tanışmam çok değer verdiğim bir kişi sayesinde gerçekleşti. Hayat öyküsünün bir kısmını dinledikten sonra ise kitaplarına koştum hemen. Önce Ariel ve Seçme Şiirler'i okudum. Bu kitabında hayattayken yazdığı şiirlerin birçoğu yer alıyor. Ek olarak, eşi şair Ted Hughes tarafından seçilen bazı şiirler de kitaba sonradan eklenmiş. Ardından Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık isimli kısa öyküsünü okudum Sylvia Plath'in. Şirlerinden zihnimde kalan kasvetli hava, bu kısa kitabında anlattığı hikâyeyle birlikte biraz daha arttı. Sırça Fanus'u bitirmemin ardından
Edebiyat
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,2bin okunma

Yazar Hakkında

Sylvia PlathYazar · 16 kitap
Sylvia Plath, Amerikalı şair ve yazardır. Trajik yaşamı ve intiharıyla tanınan Plath, aynı zamanda yarı otobiyografik bir roman olan ve depresyonu üzerine ayrıntılı bilgiler veren Sırça Fanus kitabının yazarı olarak bilinir. Anne Sexton ile birlikte, Plath gizdökümcü şiirin önemli isimlerinden biridir. Hayatı; 1932 yılında Alman bir baba ve ABD'li bir anneden, Massachusetts'te doğdu. Profesör olan babası 1940 yılında öldü. Plath ilk şiirini 8 yaşında yayımladı. Plath, hayatı boyunca ileri derecede manik-depresif bozuklukla boğuştu. 1950 yılında bursla girdiği Smith College'deki ikinci yılında ilk intihar girişimini gerçekleştirdi ve bir akıl hastanesine yatırıldı. 1955'te Smith College'den summa cum laude derece ile mezun oldu. Kazandığı Fulbright bursuyla Cambridge Üniversitesi'ne giderek çalışmalarını burada sürdürdü ve şiirlerini üniversitenin öğrenci gazetesi olan Varsity'de yayımladı. Plath burada 1956 yılında evleneceği İngiliz şair Ted Hughes'la tanıştı. Evliliklerinin ardından Boston'da yaşamaya başladılar. Plath, hamile kaldıktan sonra ise İngiltere'ye geri döndüler. Plath ve Hughes, Londra'da kısa süre yaşadıktan sonra North Tawton'a yerleştiler. Çiftin Sylvia'nın kıskançlık krizleriyle başlayan sorunları bu dönemde başladı ve ilk çocuklarının doğumundan kısa süre sonra Sylvia Plath Londra'ya geri dönerek boşanma işlemlerini başlattı. Kiraladığı evin eskiden İngiliz şair William Butler Yeats'e ait olduğunu öğrenen Plath bunu iyi bir işaret olarak değerlendirdi. 1962-1963 kışı Plath için çok zor geçti. 11 Şubat 1963'te, ikinci kattaki odalarında uyumakta olan çocuklarının yanına süt ve kurabiye bıraktıktan sonra, odalarının kapısını da içeri gaz girmeyeceğinden emin olmak üzere bantlayarak kapattı ve kafasını fırının içine sokarak intihar etti. İntiharıyla ilgili olarak kocası Ted Hughes eleştirilere maruz kaldı. Hughes yıllarca bu konuda konuşmadı. Daha sonra anılarını yayımladı. 1963 yılında daha 30 yaşındayken intihar eden Plath'ın hayatı, Oscarlı oyuncu Gwyneth Paltrow'un ünlü şairi canlandırdığı "Sylvia" filmine de aktarıldı. Plath'ın Türkçe'ye çevrilen eserleri arasında bulunan "Sırça Fanus" adlı romanı, birçok kişi tarafından ilk Amerikan feminist romanı olarak değerlendirilir.