Puan vermedi·172 syf.····Okunma: 30 Ekim 2021 16:57 Otomatik Portakal, benim aklımda hep çizginin dışında bir eser olarak yer almıştı. Konusunu tam olarak bilmesem de hissiyat olarak böyle hissetmiştim. Eser, 15 yaşında "çete" lideri olan Alex ve çevresindekiler üzerinden gelişiyor. Alex ve arkadaşları ortalığa karanlık çöktüğünde suçlara karışıyor. Alex, bu suçları işlerken beraberinde de birtakım sorgulamalara gidiyor. Bu sorgulamaların başında elbette ki iyilik ve kötülük geliyor. Şiddetin insanın benliğinde yarattığı derin yarayı bu eserde görebiliyoruz. Sizin bedeniniz ve ruhunuz bu şiddetten hasar alırken diğer insanların hayatınıza kendi menfaatleri uğruna adeta bir komplo kurduklarını götürüyorsunuz. Birey ve şiddet... Birey ve toplum... Tüm bu kavramlara değinen bu eser çok sarsıcıydı. İlk sayfalarda birbiri ardına gelen şiddet sahneleri sizi afallatıyor gerçekten. Esere karşı yorum yapmak oldukça zor. İnsan psikolojisini anlamlandırmak lazım en başında. Dolayısıyla bu olmadıkça her yorum yetersiz kalacaktır. Hayatınızın hangi döneminde okumaya kendiniz karar vermelisiniz.